İşte size kaynak!

Ekonomi kelimenin tam anlamıyla kilitlenmiş vaziyette. Yaşanan pahalılık bir süre sonra piyasada para hareketini de bitirecek. Yavaş yavaş bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladık bile.

Ekonomi kelimenin tam anlamıyla kilitlenmiş vaziyette. Yaşanan pahalılık bir süre sonra piyasada para hareketini de bitirecek. Yavaş yavaş bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladık bile.
Ülke üç önemli sac ayağı üzerinde duruyordu. Bunlar turizm, yükseköğretim ve inşaat.
Turizmde her ne kadar alkole gelen zam, tam da sezona girerken sektöre önemli bir darbe vurmuş olsa bile Güney’in Rusya’ya koyduğu uçuş yasağı, bize önemli bir fırsat penceresi açtı. Yaz sezonunda Antalya sahillerinin Rus turistle dolması Türkiye’nin en büyük beklentisi. Bu pastadan KKTC turizmi de önemli bir pay alabilir.
Diğer taraftan yüksek öğretim pandemi sonrası hareketlendi, umutlar yeşerdi. Ancak ülkede yaşanan pahalılık öğrenciler için adayı neredeyse yaşanamaz hale getirdi. Önümüzdeki yıllar için bu konuda da karamsarlık var.
Peki “lokomotif sektör” denen inşaatta son durum ne?
Önce şunu söyleyelim. İnşaat sektöründe dönen para, çalışan işçi ve kullanılan inşaat malzemelerini de dikkate alırsak yüzde 80 oranında ekonomiye geri dönüyor.
Yani para ülke içinde hareketliliğe neden oluyor.
O yüzden inşaat sektöründe yapılacak atılım ekonomiye önemli bir can suyu yaratır.
Türkiye Cumhuriyeti’nde şu anda 250 bin dolarlık konut alan kişiye gerekli inceleme yapıldıktan sonra vatandaşlık veriyor.
Güney Kıbrıs’ta ise 100 bin Sterlin yatırım yaparsanız ve daha yerleşip fazla yatırım yapacağınızı kanıtlarsanız “Altın Kimlik” uygulaması var.
Aslında bizde de şu an yatırım yapana vatandaşlık uygulaması var.
Bakanlar Kurulu, bu yetkiyi zaman zaman kullanıyor. Ancak burada yasa muğlak ve tartışmalara neden oluyor.
Yapılması gerekip buraya bir madde ekleyip 250 bin dolar şartını koymak.
Böylece yatırım karşılığı vatandaşlığın kriteri de somut olarak belli olur.
Maliye kapı kapı gezip borç arıyor. Fon yaratmak için alkole, akaryakıta zam yapıyor. Ama kaş yaparken göz çıkarıyor. Alkole yapılan zam, restoranlara, turizme darbe vuruyor. Akaryakıt zammı ise iğneden ipliğe zam dalgası yaratarak vatandaşın üstüne biniyor.
Oysa 250 bin dolara ev alan yüzde 10 fon eklense bu 25 bin dolar eder.
Bu ülkede yılda böyle bin tane ev satılsa Maliye 25 milyon dolarlık bir gelir edilebilir. Alın size kaynak.
Türkiye bunu yapıyor. Dünya yapıyor. Peki biz niye yapmıyoruz?
Biraz cesaret, biraz vizyon... Aksi halde bu krizden çıkış çok zor. Bizden söylemesi…

Bu haber 969 defa okunmuştur

:

:

:

: