Türkiye’nin NATO kartı bize de avantaj sağlar

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusuna gösterdiği tavır Rum yönetimini ürküttü.

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusuna gösterdiği tavır Rum yönetimini ürküttü.
Çünkü Kıbrıs Rum kesiminin NATO üyeliği ile ilgili son yıllarda bir hareketlenme var.
NATO üyesi ülkelerin herhangi birinin parlamentosunda onaylanmayan üyeliğin kabul edilmesine imkan yok.
NATO’nun kendi sözleşmesine baktığımız zaman, Türkiye’nin olumlu bir cevap vermediği sürece Güney Kıbrıs’ın da NATO’ya girmesi mümkün değil.
Kısaca Türkiye burada anahtar rol oynuyor.
Peki Yunanistan nasıl üye olmayı başardı?
Çünkü o dönem Türkiye’ye yoğun baskı yaptılar. Ancak şu an Yunanistan’ı NATO’ya üye yaptıkları zamanki gibi bir hükümet yok Türkiye’de.
Rum kesiminin NATO’ya alınması talebi aslında yeni değil. Neredeyse 30 yıllık geçmişi olan bir mesele.
NATO-AB işbirliğinin geliştirilmesi kararı 90’larda alındı. Bu amaçla da Avrupa Güvenlik Savunma Politikası (AGSP) oluşturulup, bir Avrupa Ordusu kurulması planlandı.
Plana göre, Avrupa Ordusu NATO’nun güç ve imkanlarından yararlanırken, Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkeler karar mekanizmasında yer almayacaktı.
O vakitler Rum kesimi henüz AB’ye alınmamıştı ama bunun özellikle Yunanistan’a üstünlük sağlayacağı açıktı. Haliyle de dönemin iktidarları ve Genelkurmay bu plana karşı çıktı.
Son yıllarda Rumların NATO üyeliği çalışmaları yine hız kazandı.
Madrid’deki Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Rum lider Anastasiadis’in elinden tutup TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına getiridi.
Bu asla bir rastlantı olamaz.
Macron'un, 'Paris'te ortak görüşme talebine Erdoğan’ın ne yanıt verdiğini dün Rum basınında okuduk. Erdoğan, Rum lidere 'KKTC'ye gel öyle görüşürüz' demiş.
Bu öylesine söylenmiş bir söz değildir. Çok güçlü bir mesajı vardır.
Erdoğan, Rum yönetimine “NATO üyeliği dahil bizimle temas kurmak istiyorsanız KKTC’yi tanımak zorundasınız” mesajını vermiştir.
Rum yönetimi Türkiye’nin bölgesel gücünün giderek artmasından fevkalade rahatsız.
Nitekim dün Rum basını da “Erdoğan’ın kazançları Lefkoşa’yı endişelendiriyor” başlığıyla bu gelişmeleri manşete çekti.
Türkiye’nin uluslararası siyaset sahnesinde sürekli yükselmesi, Kıbrıs sorunu, Maraş ve MEB konularında dünyadan baskı bekleyen Rum yönetimini hayal kırıklığına uğratıyor.
O yüzden KKTC için umutsuz olmaya gerek yok. Yeni yeni temelleri atılan egemen eşitlik temelinde iki ayrı devlet için ciddi pazarlık kozlarımız var. Yeter ki bunları oynamasını bilelim. Bizden söylemesi…

Bu haber 6891 defa okunmuştur

:

:

:

: