Başbakan’ın önünde iki seçenek var!

Başbakan Ünal Üstel, gelinen noktada artık gerçeği net olarak gördü. Önünde iki seçenek var.

Başbakan Ünal Üstel, gelinen noktada artık gerçeği net olarak gördü. Önünde iki seçenek var.
Kendisinin de net olarak ifade ettiği gibi ya radikal kararları alacak, ya da gidecek.
Bunun başka yolu yok. Çünkü ülkenin daha fazla kaybedecek zamanı da yok.
Yaklaşık üç ay önce Ünal Üstel’in hükümeti Meclis’ten güvenoyu alırken, daha o gün bu köşede ülkenin “Iron Man liderliğine ihtiyacı var” diye yazmıştık.
İşte o yazıdan birkaç satır.
“Ünal Üstel başkanlığındaki UBP-DP-YDP Hükümeti’ni çok zorlu bir süreç bekliyor. Bu zorlu süreci atlatmak için ülkenin Ünal Üstel’den beklediği tam bir liderlik sergilemesidir.
Meseleye Sarayönü’nde bakmayı bir kenara bırakalım. Dünyada da geçmişte böyle dönemler yaşandı.
80’lerde İngiltere’de yaşananları hatırlayalım. İngiltere’nin sömürgeleri vardı. Birleşik Krallık’ın bütün ekonomisi kendisine bağlı bu kolonilerden besleniyordu.
Bu ülkelerde İngiliz malı kullanımı zorunluydu. Tekel vardı.
Ancak sömürgeler bir bir ellerinden çıkınca bir gerçeği anladılar. Artık ayaklarını yorganlarına göre uzatmak zorundaydılar.
Bu dönemde İngiltere’de iktidara gelen Margaret Thatcher halka gerçekleri söyledi.
Ayakta durmayan şirketleri, kurumları suni olarak ayakta tutmanın doğru olmadığını halka anlattı.
100 yıllık demir-çelik fabrikaları işlevini yitirmişti.
Bu fabrikaları kapattı. Devlet desteğini çekti.
Elbette kolay olmadı. Büyük eylemler, protestolar yapıldı. Ancak o yılmadı.
Gerçekçi politikaları tavizsiz uyguladı.
O yüzden başbakanlığı döneminde ona IRON LADY yani “Demir Leydi” dendi.
Demir Leydi sadece sağ siyaseti değil, sol siyaseti de derinden etkiledi. Kendisinden sonra gelen sol siyasi partiler de bu politikaları benimsemek zorunda kaldı.
Thatcher’dan sonra iktidara gelen Tony Blair de Demir Leydi’nin politikalarını harfiyen uyguladı.
“Back me or sack me” yani “ya beni destekleyin ya da gönderin” dedi.
Ülke ekonomisinin gerçekçi politikalarla düzlüğe çıkabileceğini söyledi.
Bu kararlı duruşun ardından Thatcher’ın yapamadıklarını bile yapmayı başardı.
Kıssadan hisse şudur. Ülke yönetiminden zor durumlar karşısında cesur kararlar alınmalıdır.
KKTC ekonomisi uzun zamandır suni olarak ayakta tutulmaya çalışılıyor.
Vergiler toplanamadı. İş bulamayan devlete girdi. Sahte bir cennet yaratıldı.
Tıpkı 1980’lerde gerçeklere uyanan İngiliz toplumu nasıl IRON LADY’nin peşinden gittiyse bizim de şu anda IRON MAN’e yani ”Demir Adam” a ihtiyacımız vardır.
Başbakan Ünal Üstel’in önünde tarihi bir fırsat var. Kıbrıs’ın IRON MAN’i olabilir.”
Bu satırlar üç ay önce yazıldı. Başbakan Üstel’in de atık tıpkı Thatcher sonrası Blair’in dediğini gibi
“ya beni destekleyin ya da gönderin” restini çekmesi gerekiyor. Başka çare yok. Bizden söylemesi…
Bu haber 6036 defa okunmuştur

:

:

:

: