BIRAKILAN KÖTÜ MİRAS...

İKİ OLUŞUMLU MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTELERİMİZ...

İKİ OLUŞUMLU MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTELERİMİZ...

CTP hükümete gelir gelmez, Gençlik ve Spor Bakanlığını da kendi uhtesine aldığı ilk günden, gerek kendi yandaşı olmayan Federasyon Başkanlarını, gerekse Federasyonlarımızın üzerinde bir spor otoritesi olarak bulunan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerini değiştirmek ve kendi yandaşlarını bu makamlara getirmek için uğraş vermeye başlamış ve emeline ulaşmak için başkanlara ve üyelerine aşırı baskı yapmaya başlamıştı.
Özkan Yorgancıoğlu'nun Gençlik ve Spor Bakanlığına getirildiği günlerdi. KKTC Milli Olimpiyat Komitesi olağan genel kuruluna hazırlanıyordu. Ancak, Özkan Yorgancıoğlu, Ali Volkan ve Besim Erdenay üçlüsü olağan genel kurulda Eyüp Gökbilen ve yönetimini ele geçiremeyeceğini görünce, KKTC Milli Olimpiyat Komitesinin doğal üyeleri olan Spor Federasyonlarının, sözde talebi doğrultusunda olağan üstü genel kurul toplamışlar ve bu komiteye üye olan federasyonların dışındaki kişilerin katılmadığı bir olağanüstü genel kurulla yandaşları Hasan Ali Bıçak’ın göreve getirildiğini açıklamışlardı... Yani anlayacağınız, CTP’li Spor Bakanı, müsteşarı ve müdürü ile bazı Spor Federasyonu Başkanları Eyüp Gökbilen'e muhalifti ve bu nedenle de dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Özkan Yorgancıoğlu, Eyüp Gökbilen'in başkanlığını ve ekibini ortadan kaldırmak için düğmeye bastı.
Demokratik ve sivil toplum kuruluşu bir yapıya sahip sporumuzun en üst organı olan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi'ne, Bakanlığın bu şekilde karışması ve müdahalesi çok yanlıştı. Dönemin Spor Bakanı Özkan Yorgancıoğlu ve kurmayları, KKTC Milli Olimpiyat Komitesini ele geçirme operasyonunda kesin kararlıydılar. Özkan Yorgancıoğlu ve onun kurmaylarına yakın federasyon başkanları ile Eyüp Gökbilen’in başkanlığını yürüttüğü KKTC Milli Olimpiyat Komitesini mutlaka ele geçirmek için düğmeye basmışlardı bir kere. Geriye dönüşü yoktu bu işin.
Operasyonun başına getirilen Ali Volkan örgütlemeyi bitirdi ve yeni bir sanal Milli Olimpiyat Komitesini Hasan Ali Bıçak başkanlığında spor yaşamımıza getirdi. İşte ne oldu ise bundan sonra oldu... Özkan Yorgancıoğlu ve kurmaylarının hesaplayamadıkları bir gerçekle karşılaştılar. Eyüp Gökbilen ve yönetim kurulu üyeleri bu operasyona direnmiş ve konuyu mahkemeye taşımışlardı. Yani, sporumuz ilk kez CTP hükümeti döneminde mahkeme koridorlarına taşındı. Mahkemelerden kesin ve açık bir hüküm alan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Eyüp Gökbilen ve davaya sahip çıkan arkadaşları; sanal olarak Spor Bakanlığı tarafından kurdurulan MOK’un kesinlikle KKTC ismini kullanamayacağı gibi KKTC Milli Olimpiyat Komitesinin 6/1961 sayılı TCM Birlikler ve Dernekler Kanunu ile yasal olarak kurulu olduğunu ve bu sivil toplum kuruluşunun devamının uygun olduğu hususunda yüce mahkeme karar vermişti.
İşte Özkan Yorgancıoğlu ve kurmaylarının hesaplayamadığı olay buydu.. Eyüp Gökbilen ve yönetim kurulu üyelerinin işi yargıya götüreceklerini düşünememişlerdi. Ayrıca, yasal olarak kurulu olan bir oluşumu yok edemeyeceklerini anlayamamışlardı. Onlar, Gökbilen ve ekibinin tamam buyurun gelin alın demesini beklerlerdi herhalde. Ama umdukları gibi olmamıştı.
İşte, mahkeme kararından sonra Dünya’da eşi ve benzeri olmayan bir uygulama ile Spor Bakanlığı kendi siyasi amaçları için kurdurduğu sanal MOK ile sporumuzu yönetmeye başladı ve yasal olarak kurulu olan KKTC Milli Olimpiyat Komitesini dışlamaya ve yok etmeye çalıştı. KKTC Milli Olimpiyat Komitesi faaliyetlerini azaltmış ama yılmadan dimdik ayakta kalmayı başardı.. CTP Hükümetinin ülkemize kazandırdığı ve giderken bırakmış oldukları bir gerçek karşımızda hala daha dimdik duruyor. İKİ, Milli Olimpiyat Komitesi...
Dünyada tek ülke biziz ki, İki Milli Olimpiyat Komitemiz vardır. CTP hükümetinin sporumuzda bıraktığı en güzel miras bu olsa gerek. İki başlı Milli Olimpiyat Komitesi bugünlerde halen devam ediyor ama nereye ve ne zamana kadar.. Sanal olarak kurdurulan ve sanal MOK’un başkanı olarak bilinen Hasan Ali Bıçak ve yönetimi 13 Haziran 2009 tarihinde seçimlere hazırlanıyorlarmış, ama bu seçimde Sayın Bıçak aday olmayacakmış... Acaba, MOK’un yapacağı genel kurula kadar yeni hükümetimiz ve Spor Bakanımız bu sorunu çözebilecek mi? Yoksa, Dünya nezdinde prestij kaybetmeye ve iki başlı olmaya devam mı edeceğiz?
Uluslararası Milli Olimpiyat Komitesi tüzüğünde, bir ülkenin Milli Olimpiyat Komitesi kendi ülke ismini taşıması koşulunu getirmekte olduğuna göre ülkemizde tek bir Olimpiyat Komitesi altında devam edilmesi ve bunun da hem sivil toplum kuruluşu olan hemde adının önünde ülke ismi bulunan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’nin devamı yönünde çalışmalarının yapılması gerektiği düşüncesindeyim.
İki başlı Milli Olimpiyat Komitesi rezilliğini CTP Hkümeti yarattı. Bu rezilliği temizlemek ise şimdiki hükümete ve Spor Bakanımız ile kurmaylarına kalacağı açıkca görülmektedir.
Oysa, sporumuzda kirlilik yaratanlar, hükümetten gitmeden önce bu kirliliği ortadan kaldırmak ve temizlemek zorundaydılar.
Bu haber 201 defa okunmuştur

:

:

:

: