ERDOĞAN’IN VİZYONU GÜNEYİN GÜVENSİZLİĞİ

28 Ekim günü , Sn. Erdoğan TC‘ nin yeni 100 yıl vizyonunu , canlı olarak binlerin katıldığı kapalı spor salonunda , hem Türk kamuoyuna hem de dünya kamu oyuna duyurdu .

28 Ekim günü , Sn. Erdoğan TC‘ nin yeni 100 yıl vizyonunu , canlı olarak binlerin katıldığı kapalı spor salonunda , hem Türk kamuoyuna hem de dünya kamu oyuna duyurdu .
Böylece 2023 seçimlerinin startını da vermiş oldu .
29 Ekim’de ise Türkiye’nin ilk otomobili olan Togg’un kontak anahtarını çevirerek tanıtımını da yapmış oldu .
Konuşması epey uzun sürdü .
Can alıcı noktaları ise , yeni Anayasa değişikliklerinin , ivedi olarak Meclise sunulması ve savunma sanayindeki atılımlar oldu .
Atatürk döneminde başlatılan Milli Savunma Sanayi’nin nasıl kapatıldığı ve savunma sanayinde dışa bağımlı hale gelindiği , kısa metrajlı film gösterisi ile canlandırıldı .
Dış politikadaki atılımları ve başarıları dile getirdi .
Vesayet altında olan bir Türkiye’yi devraldıklarını , bunu sonlandırdıklarını ve Türkiye’nin hem dünyada , hem de bölgede bir güç olarak kendini kanıtladığını . Takip eden değil , takip edilen bir ülke haline Türkiye’yi getirdiklerini açıkladı .
Demokraside , ülkede devrim niteliğinde atılımların yapıldığını , ayni doğrultuda kalkınma trendinin de yükseltildiğini söyledi .
Darbelere zemin hazırlayan şartların ortadan kaldırıldığını . Darbelerin gadrine uğrayan herkesin yanında olduklarının da altını çizen Erdoğan . “Yeni yüzyıl vizyonunun gelecek nesillere bir miras olduğunu” da müjdeledi .
Türkiye’nin yeni y.y. umutla ve kararlılıkla girdiğinin altını çizdi .
Efendim .
Bu bölümde , Güney , BM , AB ve bizde bazı kesimlerin üzerinde durup bas bas bağırdıkları şu güven artırıcı önlemlere , yine değinmek istiyorum .
Hatırlanacağı gibi , 23 Nisan 2002 ‘de kapılar açıldığında , iki halk arasında güven bunalımının giderileceği konusunda büyük umutlar doğmuştu .
Mangallar yakıldı , yemekler yenildi , Papazlar gece Türk tarafında konaklandırıldı .
AB tüzükleri geçirildi .
Ekonomimiz tavan yapacaktı .
Turist getirecek uçakların , bulut oluşturup , güneşi dahi göremeyeceğimiz tabloların çizildiğini , gayet iyi hatırlıyorum .
Tavuk , yumurta ihracatımızın olası dökümü bile tv ekranlarından verilmişti .
Umutlar pompalanmış , Gambari süreçleri beş yılımızı daha almış , İki toplumlu etkinlikler düzenlenmiş ve düzenlenmeye devam edilmekte .
Slovakya elçisinin , iki toplumlu siyasal partilerinin toplantıları .
Cep telefonlarının hem kuzeyde , hem de güneyde iletimi sağlayacağı .
İhtiyaç duyulan tarafa , diğer tarafın elektrik akımı vermesi .
Güneylinin , kuzeyden alış veriş yapması . Buna akar yakıtın da dahil olması .
Kuzeyde , güneyliler tarafından lokantaların dolup boşalması .
Kuzeyden güneye , gezi turlarının yapılması .
Hep iki halk arasında güvenin artmasını içeren olumlu gelişmeler olarak nitelendirildi .
Bütün bu girişim ve hareketlilik .
Gerçekten , İki halk arasında güveni tesis etti mi ?
Yakın bir geçmişe kadar , güneye geçen Türklerin arabaları tahrip edilmeye devam etti .
Şimdilerde öyle bir şey yok gibi .
Güneye geçişler eskisi gibi yoğun olmadığından olsa gerek .
2- 3 gün önce , güney kaynaklı bir haber .
8 yıl hapse mahkum olan Tansu Cıdan’ın merkezi ceza evinde öldürüldüğüne dair .
Ayni koğuştan 8 mahkum tarafından , darp sonucu öldürüldüğü açıklaması yapıldı .
8 mahkumun cinayetle ilgili olarak tutuklandıkları da açıklanmıştı .
Mahkum olan bir insan , ceza evinde mahkumiyetini çekmekte . O ülkenin yasalarına sığınmış biri .
Can ve mal güvenliğinin garanti altına alınmış olması gerekmez miydi ?
Cinayete kurban gidenin Tük olması da ayrıca düşündürücü olsa gerek .
Sözde , devletin yönetimindeki bir kurumda , bu cinayetin işlenmesi , güven konusunda bir arpa boyu yolun katledilmediğini ortaya koymaz mı ?
Bundan bir müddet önce casusluk yaptığı gerekçesi ile Andreas Soutzis’ e sahip çıkan KKTC‘ deki çevrelerin . Ceza evinde öldürülen Tansu Cıdan‘ a da sahip çıkıp çıkmayacaklarını merakla beklemekteyim .
Yoksa sin de gülle geçsin mi uygulanacak ?
Bu haber 948 defa okunmuştur

:

:

:

: