39 . YILDA GELEN ÖDÜL

Yarın , Devletimizin 39‘uncu kuruluş yıl dönümü .

Yarın , Devletimizin 39‘uncu kuruluş yıl dönümü .
Bu günlere kolay gelinmedi .
Bunu o günleri yaşayanlar bilir .
O günleri yaşayanlardan biri de benim .
Canlı tanığıyım .
Türk oldukları için nasıl işkencelerle şehit edildiklerini .
Her türlü ambargoya tabii tutulduğumuzu .
Bebelerin nasıl ilaçsız ve sağlıksız büyütülmeğe çalışıldığını hatırlıyorum.
Tek , ambargo uygulatamadıkları , nefes aldığımız oksijendi .
Binlerce şehit .
Bir o kadar da sakat kalan Gaziler .
Görüşmek için görüşme masasına oturup , yarım yy. çalarak , statükoyu devam ettirerek , kendileri devlet . Bizleri ise cemaat olarak gördüler .
Kıbrıs’ta , Kıbrıs Türk Halkı ile hiçbir şeyi paylaşmadılar . Bunun içinde hastaneler de dahil .
Adada Türk varlığını sonlandırmak için , utanmadan Türk kadınlarının doğumlarını sınırlandıran veya Türk erkeklerinin hadım edilmesini görüşme masasına kadar getirme küstahlığında bulunan , bu Türk düşmanlığı karşısında . Pardon . “Onlar düşmanımız değil ortağımızdır ” diyen görüşmecilerimizin de olduğunu hatırladığımıza göre , masada şımartılan bu batının oğlanından bir şey olmayacağı nedeni ile 39 yıl önce yarınki gibi KKTC Devleti ilan edildi .
Devleti ilan ettik .
Federasyona da devam ettik .
Bu büyük bir çelişki idi .
2004 ‘de kadar , Annan’ın paketi görüşüldü .
Referanduma gidildi .
Hiç unutmuyorum , AB ‘nin o dönem verdiği sözleri .
“Siz kabul edin . Güney kabul etmese bile sizi AB’ne alacağız” yalan vaatlerini .
Bir uçak dolusu AB yetkilisinin , Ecevit’in Oran şehrindeki evine gidip garanti mektubunu , Başbakan Ecevit’e vermelerini .
Annan Referandumuna “Hayır” diyen Güney . AB ‘ne alındı .
Kıbrıs Türkleri alınmadı .
AB yetkililerinin o zamanki açıklamaları :
“Karar olumsuz da olsa , iradeye saygı duymalıyız ” dendi .
Tam o civcivli günlerdi .
Kuzeyde bir devlet yetkilisi ile görüşen ABD’nin büyük elçisi : Bu aşamada tanınma istersiniz her halde diye soru sordu .
Devlet yetkilisi “Hayır , tanınma istemeyeceğiz , Federasyon görüşmelerine devam edeceğiz” dedi .
Tanınmanın isteneceği çok önemli bir konjonktür doğmuşken , bundan da imtina edildi .
13 yıl , boşu boşuna , Gambari ile başladı . Crans Montana ile bitirildi .
Bir arpa boyu kadar mesafe kat edilmedi .
Yıllar , görüşmek için görüşüyor aldatmacası ile heba edildi .
Bu tiyatronun halkalarından biri , beşi bir yerde ile AB .
Çünkü , Adada , uluslararası bir Türk varlığının statüsünün tanınması işlerine gelmez .
Tanınma istemi çok kısa bir zaman önce talep edildi .
Talep bile , karşı tarafı büyük bir telaş ve endişeye boğdu .
Talep sonucunda , Güney anlamıştır ki , artık Kıbrıs’ta Federasyon görüşmeleri bitmiştir . Maraş statüsü diye bir şey kalmamıştır . Maraş , Pirili (bilye) gibi tekerlenerek olması gereken deliğe girmiştir .
Rahmetli Rauf Bey , 94 ‘lü yıllarda , beni , Saraya Hukuk ve Siyasi İşler Danışmanı olarak almıştı .
Bir gün bana bir anısını aktardı .
BM ‘de Filistin Devlet Başkanı Arafat ile lobide karşılaştığını ve sohbet ettiklerini nakletti .
(Filistin’in tanınmasına denk gelen günler idi .)
“Kendisini tebrik ettim . Siz bağımsızlığınıza kavuştunuz dedim . Beni iki kolunun arasına alarak şu karşılığı verdi . Sn. Denktaş , keşke bu bağımsızlığın yerinde , sizin gibi bizim de bir Anavatanımız olsa yollu söylemde bulundu .”
Arafat biliyordu ki , bu bağımsızlık “ saman üstüne çakılmış bir kazıktan “ öte gitmeyen bir durumdu . Zaman Arafat’ı haklı çıkardı .
TDT’dan çıkan bir oy birliği kararı ile .
KKTC bu teşkilata gözlemci üye kabul edildi .
Hem içte , hem dışta kıyametler koptu .
Ben bundan bir şey anlamadım .
Siz anladınız mı ?
Konuşmaması gerekenler , konuşuyor .
AB’ kınamışmış .
Kıbrıs Türküne düşman bir AB‘nin bu kınaması , bu düşmanlığını teyit etmiyor mu ?
İçte ve dışta bu konuda seferberlik başlatılmalı . Kollar sıvanmalı , hamur tutulmalı .
Bu ince uzun bir yol . Nefesi olan yolun sonuna ulaşır .
Kıbrıs Türk Halkında bu nefes vardır . Olmamış olsa idi , şimdiye kadar yerinde yeller eserdi .
Dün , İstanbul İstiklal Caddesinde , büyük bir terör olayı meydana geldi . Hayatlarını kaybedenler ve yaralananlar olduğu ajanslara düştü .
Hayatlarını kaybedenlere Rahmet diliyorum . Türk Ulusunun başı sağ olsun .
Bağımsızlığımızın simgesi olan devletimizin , ilanının 39. yılına bu nedenden dolayı üzüntülü olarak giriyoruz .
Buruk da olsa . Nice 39 ‘uncu yıllar diliyorum .
Kutlu ve mutlu olsun .
Bu haber 777 defa okunmuştur

:

:

:

: