İNGİLİZ İNGİLİZLİĞİNİ YİNE GÖSTERDİ

15 Kasım , Kıbrıs Türk tarihinde , iki önemli yer işgal eder .

15 Kasım , Kıbrıs Türk tarihinde , iki önemli yer işgal eder .
Biri , Cumhuriyetin ilanı .
Diğeri ise , ilana giden yolu oluşturan , kahramanlık destanları .
Bu destanlardan biri de Köfünye / Geçitkale Boğaziçi / Aytotoro destanları idi.
Yıl 1967 .
Hava buz gibi .
Bunu nereden mi biliyorum . O yıllar Baf Sancağı da alarmda idi .
Ben de tüm mücahit arkadaşlarla mevzide full alarmda idik .
Çünkü gelen istihbarata göre , Türkiye müdahale edecekti .
Uçaklar için flamalar hazırlandı .
Geçitkale ve Boğaziçinde tam bir katliam yapıldı . Türk mahalleleri mezbaha haline dönüştürüldü . Türk oldukları için , çoğunluğu yaşlı kişiler canice katledildi.
Bir yaşlı Türk , hunharca yakılarak şehit edildi .
Kıbrıs Türk siyasal tarihinde Geçitkale ve Boğaziçi direnişi bir dönüm noktası oluşturmuştur .
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti , Geçitkale – Boğaziçi katliamı ile garantör ülke olarak garantörlüğünü kullanarak , adaya savaş uçakları gönderdi . Ordu , Mersin limanına , adaya çıkarma yapmak için konuşlandırıldı .
Türkiye’nin , tüm talepleri , Makarios tarafından karşılandığı için , Türkiye büyük bir diplomatik zafer kazanmıştı .
Eski görüşmeci Klerides ise “Geçitkale harekatının politik sonuçları Rumlar için milli bir felaket olmuştur” açıklamasında bulunmuştu .
Sonuçta , her zaman olduğu gibi ABD araya girip , çıkarmanın önüne geçmiş . Makarios Türkiye’nin şartlarını kabul etmişti .
Geçitkale katliamı , Makarios’un , silahla Türkleri yok edemeyeceğine kanaat getirmesine neden olmuş . Türkler üzerindeki politikalarını değiştirerek , uzun vadeli ekonomik ambargolar uygulayarak , ENOSİSİN gerçekleşmesini uzun zaman dilimine yaymıştı.
Şehitlerimizi rahmetle anar .
Gazilerimize hayatta olanlara , sağlıklı yaşam dilerim .
Kıbrıs konusunda , 1974 ‘de gelene değin , adanın o aşamaya gelmesinde . Kıbrıs Rumları ve Yunanistan’ın üstlendiği rol kadar , en az garantör Birleşik krallığın da ayni oranda rolü yok mu ?
Adada , Anayasayı ihlal ederek , Türkleri devletten soyutlama ve uzaklaştırma hareketini ve en önemlisi Türklere karşı yapılan katliamları , garantör ülke olarak anında önleyebilirdi .
Bunu önleyecek militarist gücü olmasına rağmen , bunu yapmadı .
Mazlumun yanında değil .
Hareketsiz kalmakla .
Zalimin ve katilin yanında yer almayı tercih etti .
Bunu , adanın Yunanistan’a bağlanma harekatı olarak 15 Temmuz 1974 ‘te de göstermedi mi ?
Ecevit’e , Londra’ NO. 10’da türlü dolaplar çevrilerek , çıkarma yapmasının önüne geçilmeye çalışılmadı mı ?
Rahmetli Ecevit’le sohbetlerimizde , Callaghan’la yaptığı görüşmeleri , esprili şekilde anlatır karşılıklı gülüşürdük .
ABD ile baskılarını , müştereken nasıl çalıştıklarını , kendisinin onlara nasıl cevaplar verdiğini , hep naklederdi .
Adadaki Türk katliamlarını ve adanın Yunanistan’a bağlanmasını önlemek için adaya çıkan Mehmetçiklerin karşısına , gurkaları çıkaran İngiltere . Garantör Türkiye’nin müdahalesine karşı çıkmış .
KKTC’nin ilanına da karşı çıkmıştı .
Bu İngiltere için Kıbrıs Türkleri , her şeylerini ortaya koyarak . Birinci ve İkinci Dünya Harbinde , İngiliz için eline silah almıştı .
Şimdi bakıyoruz da ayni İngiliz .
Güney ile savunma ve dış politikada stratejik iş birliği anlaşması imzaladı .
İngiliz yine İngilizliğini gösterdi .
Bu anlaşma ile arı kovanına bile bile çomak sokarak , anlaşmama konusunda güneyi pohpoplayıp , cesaretlendirmekten öteye gitmeyen bir anlaşma .
Güney , bir baskı unsuru olarak , belki bunu kullanmaya kalkışabilir .
Unutmasınlar , biraz tarih okusunlar . Başbakan David Llod George’u okusunlar. Nasıl Venizolos’u şey gibi ortada bıraktığını ve ağlattığını öğrensinler.
Bu haber 834 defa okunmuştur

:

:

:

: