Gıda dünyada düşüyor bizde niye yükseliyor?

İstatistik Kurumu, Ocak ayı Tüketici Fiyatları Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, Ocak ayı enflasyonu yüzde 2,62 olurken, yıllık enflasyon ise yüzde 89.23’e yükseldi.

İstatistik Kurumu, Ocak ayı Tüketici Fiyatları Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, Ocak ayı enflasyonu yüzde 2,62 olurken, yıllık enflasyon ise yüzde 89.23’e yükseldi.
Bu dayanılabilir bir artış değildir. Aldığınız maaşın daha ele geçmeden erimesi, ekonomik, sosyal ve ahlaki çöküntü de getirir.
İstatistik Kurumu araştırmasına göre bir önceki aya göre 551 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 61 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
Artışını başını ve bizi en çok etkileyeni ise şüphesiz gıda fiyatları.
Peki gıda fiyatları bizde sürekli yükselirken dünyada ne oluyor?
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü dün yaptığı resmi açıklamada küresel gıda fiyatlarının 10 aydır düşüşte olduğunu belirtti.
Peki dünyada durum böyleyken, bizde son iki yıldan aralıksız yaşanan yükseliş de neyin nesi?
Bizdeki gıda enflasyonu, dünyadaki gıda fiyatlarıyla açıklanabilir bir durumda değil.
Gıda üretiminde başta gübre, tohum ve akaryakıt olmak üzere temel girdilerin dövizle olması, TL’deki değer kaybı, fiyat artışlarında başlıca etken.
Türkiye’de de durum farklı değil.
Orada da gıda fiyatlarında dünyadaki gelişmelerle açıklanamayan bir yükseliş var.
Gıda fiyatlarındaki artıştan en çok dar gelirli kesim etkileniyor.
O yüzden devletlerin ve hükümetlerin “ne yapalım, dünya böyle” deme lüksü yok.
Türkiye’de bu konuda çeşitli önlemler, çareler aranıyor. Bu konuda yasalar hazırlandı, hatta ciddi yaptırımlar da söz konusu.
Peki bizdeki durum ne?
Bugüne kadar hayat pahalılığı ile ilgili karar almak konusunda eli kolu bağlı durmakla eleştirilen hükümet, bu konuda önemli adımlar attı.
'Yaş Sebze ve Meyve Referans Fiyatları Belirleme Komitesi’ bunlar arasında en önemlisi.
Her Salı toplanacak bu komite için bir de hedef kondu.
Yaş sebze ve meyve fiyat artışını önleyecek. Üretici ve tüketiciyi koruyacak, fiyat oluşumuna katkı sağlayacaktı.
Kısaca denetim ve kontrol mekanizmasını üstlenecekti.
Kağıt üzerinde fevkalade olumlu görünen bu yasa uygulamada pek de istenen sonucu doğurmadı.
Yaş sebze ve meyve fiyatlarındaki fahiş artışlar artık vatandaşı isyan ettirecek bir noktaya geldi.
Sebze meyve reyonlardaki fiyatlar cep yakarken, üreticiler fiyatların aşağıya çekilmesi için bir an önce Hal Yasası’nın geçmesi gerektiğine vurgu yapıyor.
Tüketiciye ulaşan fiyatları değerlendiren üreticiler ise tarladan çıkıp mutfağa girene dek iki katı fiyat farklarının doğmasını ‘haksız kazanç’ olarak değerlendiriyor.
Aslında çözüm yolu belli.
Hükümet 10 temel gıda ürünü belirlemeli. Örneğin, et, süt, yumurta, peynir, et, makarna gibi ürünlerde gerek vergi indirimi, gerekse bir takım teşviklerle fiyat belli bir süre sabitlenmeli.
6 ya da 9 ay boyunca bu ürünlerde fiyatları sabitlersek hem dar gelirli kesim biraz nefes alır hem de enflasyon biraz hız kesmiş olur.
Aksi halde yangın yerine dönen çarşı pazardaki fırtına durmaz. Bizden söylemesi…
Bu haber 5067 defa okunmuştur

:

:

:

: