Sonradan ağlamamak için yapmamız gerekenler var

Dünyaca ünlü bilim insanlarından Prof. Dr. Celal Şengör, ülkemiz için uykularımızı kaçırması gereken ciddi uyarılarda bulundu. Prof. Şengör’e göre, Girit ve İtalya’da olabilecek deprem Kıbrıs’ı da etkileyebilir. Tarih bunun örnekleriyle dolu.

Dünyaca ünlü bilim insanlarından Prof. Dr. Celal Şengör, ülkemiz için uykularımızı kaçırması gereken ciddi uyarılarda bulundu. Prof. Şengör’e göre, Girit ve İtalya’da olabilecek deprem Kıbrıs’ı da etkileyebilir. Tarih bunun örnekleriyle dolu.
Peki bu bağlamda ülkemizin yapı stoğu ne durumda?
Her ne kadar bizim ülkemizdeki yapıların durumunun Türkiye’den daha iyi olduğu iddia edilse de bu tartışmaya açık bir meseledir. Bu konu ezbere değil, bilgiye dayalı konuşulmalıdır.
Şüphesiz bir depremde bütün binaların dayanıklılığı önemlidir. Ama en önce sağlam olması gereken binalar kamu binalarıdır. Olası bir felakette hastanelerin, okulların, yardım götürecek kamu binalarının yıkılması, ülkenin can damarının kesilmesine yol açar.
Konunun öneminin farkında olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar dün ülkedeki kamu binalarının durumuyla ilgili Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nden bir inceleme talep etti.
Bu incelemenin sonucuna göre çalışmaları yönlendirmeliyiz.
Ülkedeki binaların birçoğunun 2015’te çıkan yasaya göre yapıldığı iddia edilse de acaba bu binalar nasıl zeminlere yapıldı? Bu da ciddi bir sorudur.
Geçmişte bataklık olarak bilinen zeminlere yapılan 30 katlı binalar nasıl bir denetlemeden geçiriliyor?
Son belediyeler yasası ile denetim yetkisi artan belediyelere bu konuda önemli görevler düşüyor.
Deprem bölgesine bir yardım ve arama-kurtarma ekibiyle giden Lapta Alsancak Çamlıbel Belediye Başkanı Fırat Ataser’in bu konudaki tespitleri çok önemli.
Ne diyor Fırat Başkan?
İskele’de 30 kata varan yüksek binalarda zemini kim kontrol etti? Betonu, demiri, temeli kimler tarafından kontrol edildi? Belediyeler artık sadece altyapıya, otoparka değil binanın tamamına bakmalı. İnşaatlar A’dan Z’ye her yönüyle kontrol edilmeli.
Tüm bu soruların cevabına doğru yanıtlar bulabilirsek, Allah korusun ileride ülkemizi etkileyebilecek bir depremden burnumuz kanamadan çıkabiliriz.
Deprem felaketinde binalar kağıttan evler gibi çökerken 42 bin nüfuslu Hatay’ın Erzin ilçesinde tek bina bile yıkılmaması gündem oldu. İlçede bir kişi bile hayatını kaybetmedi.
Aynı şekilde 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde de sarsıntının merkez üssünde yer almasına rağmen Kocaeli’nin Tavşancıl beldesinde tek bina yıkılmamıştı.
Neden? Bunlar birer tesadüf değil. Çünkü orada belediye başkanları can kaybetmektense oy kaybetmeyi seçtiler. Ama günün sonunda vatandaşını ölümden kurtaran isimler oldular.
Sonradan ağlamamak için bizim de böyle yöneticilere ve böyle iyi örneklere ihtiyacımız var. Bizden söylemesi…
Bu haber 4840 defa okunmuştur

:

:

:

: