Ortak akılda birlik olmalıyız!..

Bilim insanları uyarıyor. Hatay’da önceki akşam yaşanan iki depremin ardından sırada Kıbrıs var.

Bilim insanları uyarıyor. Hatay’da önceki akşam yaşanan iki depremin ardından sırada Kıbrıs var.
KKTC Meteoroloji Dairesi’nin fay haritasına göre Kıbrıs iki fay hattından etkilenebilir. Bunlardan biri Adana’dan Karpaz’a uzanıyor, Kıbrıs’ın kuzeyi boyunca paralel geçiyor.
Diğer ise Güney’de denizin altında yer alıyor.
Kısaca iki fay hattı da son derece ölümcül sonuçlara yol açabilir.
Bu yüzden bilimin gösterdiği yolda önlemleri bir an önce hayatımıza sokmalıyız.
Bu kapsamda okullar, hastaneler, kamu binalarının sağlamlığı birinci derecede önem arz ediyor.
Okulların güçlendirilmesi için çalışmalar şimdiden başladı.
Başbakan Ünal Üstel, Deprem Denetim Komitesi’nin ilk toplantısının ardından yaptığı açıklamada, alınan kararları açıkladı.
Bu kararlara göre öncelikle kamu binalarının envanter listesi çıkarılacak. Hastane, sağlık ocağı ve okullarımızdan başlayarak tüm kamu binalarının depreme karşı dayanıklılık testi yapılacak.
İnşaat Mühendisleri Odası ile işbirliği içinde yapı denetiminde özel ekipler görevlendirilecek.
Bunlar henüz ilk toplantının kararları.
Yeterli mi?
Elbette değil...
Daha alınacak çok uzun bir yol var. Ama bir yerden başlamamız gerekiyor.
Çok geç olmadan ülkedeki yapı stoğunun ne durumda olduğunu bir an önce belirlememiz gerekiyor.
Bilim insanları Kıbrıs’ı etkileyecek depremin tarihine ilişkin bir tahminde bulunmuyor. Ancak Türkiye’de hareketlenen faylar ve bu faylar arasındaki stres aktarımı, hiç de iyimser bir tahminde bulunamayacağımızı bize gösteriyor.
Telaşa kapılmadan ama emin adımlarla tek tek önlemleri hayata geçirmeliyiz. Bel ki bizim kuşağımız bu depremleri görmeyecek.
Ama bizden sonraki kuşağın, evlatlarımızın geleceği için bu adımları atmalıyız.
Bugüne kadar ağustos böceği misali hep yaz olacak gibi yaşadık. Ama görüyoruz ki önümüzdeki kuvvetli bir kış var.
O yüzden o ünlü hikayedeki karınca gibi çalışmaya başlamalıyız.
Hükümet, muhalefet bu konuda işbirliği içinde olmalı. Hatta sendikalar, sivil toplum kuruluşları bir seferberlik ruhuyla bu çalışmalara destek vermeli. Bu sorunu ancak ortak akılda buluşarak çözebiliriz.
Aksi halde yarın çok geç olabilir. Bizden söylemesi..



Bu haber 4649 defa okunmuştur

:

:

:

: