Ankara Antlaşması

Günümüzde artık sınırların kalktığı bütünleşen, globalleşen dünyada ülkeler çıkarları doğrultusunda birbirleriyle yakınlaşıyor.

Günümüzde artık sınırların kalktığı bütünleşen, globalleşen dünyada ülkeler çıkarları doğrultusunda birbirleriyle yakınlaşıyor.

 Bu yakınlaşmaların en önemli göstergesi tabi ki Uluslararası ticaret. Bir ülkenin kalkınmasında, o ülke insanının refah düzeyinin artmasında en önemli unsurdur dış ticaret. Üretmeyen ürettiğini satamayan dış ticaretten gelir sağlayamayan bir ekonomi mutlaka ki gelişme ve buna bağlı olarak da ekonomik büyüme gerçekleştiremez. Uluslararası ticaret tabi ki sadece ülkelerarası değil ülkelerin özel piyasaları arasında da yapılmaktadır. Ortak çıkarları korumak için ülkeler arası antlaşmalar yapılaması yanında kurulan

birlikler, örgütlerde üye ülkeler arasında ki ilişkileri kolaylaştırıp çıkarları maksimum düzeye çıkarmak için ortak çalışmalar yapmaktadır. Bu birliklerin en başında geleni şüphesiz Avrupa Birliği’dir.

1963 yılında Türkiye ve Avrupa Birliği’nin o zamanki üye ülkeleri arasında imzalanan ve birliğin genişlemesini, Türkiye’nin birliğe üye olmasını içeren anlaşma Ankara Anlaşması’dır. Bu anlaşma bu güne kadar tam olarak uygulanamamıştır.
Özellikle Türk vatandaşlarına serbest dolaşım, ikamet etme hakkı ve çalışma izni konularında bir çok engeller ve kısıtlamalar getirilmiştir. İngiltere de Türk vatandaşlarına Ankara Anlaşması ve ek protokole göre çalışma, iş kurma, sürekli kalma hakkı tanıyan haklar yargı kararı ile olmuştur. Bu yargı kararları İngiltere ulusal mahkemelerinin yanı sıra Avrupa Adalet Mahkemesi tarafından da onaylanmıştır. İstanbul’daki İngiliz Başkonsolosluğu’na anlaşması çerçevesinde başvuruda bulunan Güler Kaşmaz adlı iş kadınına olumlu yanıt verilmesi ile ilk defa Türkiye’den bir başvuruya olumlu cevap verilmiş oldu.

İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu, ülkelerinde yatırım yapmak isteyen Ankara anlaşmasına taraf olmayan ülkelerin vatandaşlarına uygulanan 200 bin sterlinlik kaynak gösterme zorunluluğunu Güler Kaşmaz’ın başvurusunu ret etme sebebi olarak göstermesi, İngiltere’de açılan davada yargıcın yanlış bir karar uygulandığını ve bu kararın hukuk dışı olduğu sonucuna varmasını sağladı. Aslında, Türkiye’nin birliğe üyeliği konusunda çok önemli bir gelişmenin yaşanmasına da neden oldu.

Bu karardan sonra buna benzer başvurulara emsal teşkil edecek bir çok başvurunun gündeme geleceği kaçınılmaz bir gerçektir. Ortada böyle bir anlaşma varken ve bu anlaşma Türk vatandaşlarına bazı haklar sağlamışken antlaşmaya taraf olanların bu hakları çiğnemesi mutlaka kabul edilemez. Yıllar süren ve olumlu sonuçlanan bu hukuk mücadelesi ileriki günlerde Türkiye’ye daha önemli kazanımların elde edilmesinde bir ilk adım olacaktır.

Bu haber 430 defa okunmuştur

:

:

:

: