İki film bir arada

“Dünyanın çatışmaların ve trajedilerin sürmesine tahammülü olmadığı bir ortamda, maalesef son hadiselerde insanlık iyi bir sınav vermiyor.

“Dünyanın çatışmaların ve trajedilerin sürmesine tahammülü olmadığı bir ortamda, maalesef son hadiselerde insanlık iyi bir sınav vermiyor.

Filistin meselesi dünyanın tamamının, küresel yönetim ve güvenlik düzeninin, sorumluluk ve yetki sahibi tüm kurumların haysiyet sorunudur.

Uluslararası toplum verilen sözlerin hiçbirini yerine getirememiş, Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlar Filistin halkını tek başına bırakmış, Filistin’in hak ve hukukunu koruyamamıştır.

Bölgede etki sahibi aktörlerin de sükûneti tesis etme yerine yangına âdeta körükle giden tavrını esefle karşılıyoruz. Amerika, Avrupa ve diğer bölgelerdeki devletleri, taraflar arasında hakkaniyetli, adil ve insani dengelere dayalı bir tavır takınmaya çağırıyoruz.

İnsani yardımların kesilmesi gibi Filistin halkını topyekûn cezalandırmayı amaçlayan fevri kararlardan herkes uzak durmalıdır.

Körü körüne bir tarafın safında yer almak, sadece yaşanan krizi derinleştirmeye yarar.

Bunun için Türkiye olarak tarafları itidale davet ediyoruz. Bölgedeki savaşın bir an önce durmasını, taraflar arasındaki sorunların görüşmeler yoluyla çözümünü istiyoruz.

Türkiye olarak bölgemizi içine girdiği bu anafordan süratle çıkarmak için ara buluculuk ve adaletli hakemlik dâhil üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız.”
Paylaşımını sosyal medya hesabından yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Gerçekler ve durmayan bir savaş sürecinde acı veren, üzüntü veren ve çok sayıdaki ölüm ve vahşet ile olayları elemle izlemekteyiz. Nasıl bir çözüm ile sonuca ulaşılacağı ise henüz bilinmezliğini koruyor. Umudumuz bir an önce bu gidişe son verilmesidir.
Hayatın devamında ülkemizde vuku bulan hadiselerden, ilaç/reçete krizinden, tutuklama haberlerinden, kirli bilgi dağılımından, önüne telefon ekranını alıp bas bas gırtlakları yırtılırcasına bağıranlardan, klavyenin tuşlarına basarken ne gibi bir yorum yazdığını bilmeyenlerin bu konulardan bilgisizce nasıl bir keyif aldıklarını bir yana yorumları ile büyük bir iş yaptıklarını zannedeleri de görmezden gelemeyiz. Sosyal medyada, normal hayatında yaşadığı ezikliğini, her şeyde ulu orta sözün nereye gittiğini düşünmeden o anki haleti ruhiye ile yazanlar için nasıl bir önlem alınacağı konusunda sosyolojik bir araştırma yapılması ve önlem alınması kaçınılmazdır. Bilişim yasası devreye girmelidir. Sosyal medya denetimleri yapılmalıdır. Geçen haftanın Meclis kürsüsü, konuşmalar, reyting için eline abasküs alanlar, hani eski zamanlarda açık hava sinemasında oynatılacak filmler için mikrofonda sokak sokak gezip “hepsi bu sinemada, aşk,macera, iki film bir arada” diye gezenler gibi davrananıp konuşanları da maalesef izledik. Pazartesi ve Salı yine ayni konuların tekrarlanacağını biliyoruz. Çünkü ezberleri aynıdır.
Gurur ile izlediğimiz ziyaret ise, KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ve Başbakan Sayın Ünal Üstel ve beraberindeki heyetlerin Azerbeycana gidişlerini, ülkemizdeki iş insanlarımızın görüşmelerini ve ülkemiz kültürünü tanıtmada öncülük ettiklerini gördük. Faydası mutlaka olacaktır.
Görüşmelerin en önemlisi Başbakan Ünal Üstel’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda belirtikleriydi. Şöyle ki; “Bugün kardeş Azerbaycan'da tarihi bir buluşmaya tanıklık ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar'ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Zuğulba İkametgahı'ndaki makamında yaptığı görüşmede öne çıkanlar KKTC'nin geleceği ve dünyayla kucaklaşması adına oldukça önemlidir. 'Tek millet üç devlet” ifadesinin iki lider tarafından bir kez daha teyit edilmesinden ötürü duyduğum mutluluğu siz değerli halkımla buradan paylaşmak istiyorum.”
Bu güne sözümüz; “İnsanlar görüşerek birbirlerini daha iyi anlar ve dünya daha küçük hale gelir”
Bu haber 2104 defa okunmuştur

:

:

:

: