AVRUPANIN KIBRIS VE DOĞU AKDENİZ ŞARTI DEVAM EDİYOR

AB‘nin sonuç bildirisinde , Türkiye’nin Avrupa için stratejik durumu teyit edici satırlara ilk kez bu raporda rastlıyoruz .

AB‘nin sonuç bildirisinde , Türkiye’nin Avrupa için stratejik durumu teyit edici satırlara ilk kez bu raporda rastlıyoruz .
Bu konuda , rapordan alıntı yaparak , bir irdeleyelim .
“ AB‘nin , Doğu Akdeniz’de , istikrarlı ve güvenli bir ortam ile Türkiye ile işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan bir ilişki geliştirilmesinde stratejik çıkarı var .“
Bunu diyen AB .
Raporu okuyarak ilerlediğimizde , karşımıza Kıbrıs vurgusu çıkıyor .
Bir de bu vurguya bakalım :
“ AB – Türkiye işbirliğini de geliştirebilecek olan Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına ve ilerlemesine büyük önem vermektedir .”…” Türkiye’nin , Doğu Akdeniz’deki tüm yasa dışı sondaj faaliyetlerinden , egemenlik ve egemenlik haklarına saygı göstermeyen diğer tüm eylemlerinden kaçınmaya devam etmesi koşuluyla , 2019 da askıya alınan AB – Türkiye , ekonomi , enerji , ulaştırma gibi yüksek düzeyli diyalogların yeniden etkinleştirilmesi , yüksek düzeyli siyasi diyalog toplantılarının bakanlar düzeyine çıkarılması . “
Diğer taraftan da 2’ci Niko , Türkiye’nin AB’ ilişkileri Kıbrıs’tan geçer .“
Rapordaki , Türkiye bölümündeki cümlelerin , ne manaya geldiğini anlamak için müneccim olmaya gerek yok .
AB , daha Türkiye ile ilgili tam kesin kararını vermiş değil .
Yani üyelikle ilgili .
Sadece , temasları bakanlık düzeyine çıkaracak ve Türkiye’yi tam manası ile teslim alacak .
Bu rapor . Tek yanlı olarak kaleme alınmış ve buram buram güneyin kokusunu yansıtmaktadır .
Türkiye’ye , açıkça , küstahça isteklerde bulunulmakta .
Mavi vatandan , Kıbrıs’tan , Ege’den vazgeç denmektedir .
Aslında , bu kadar kelimeyi yazmaya da gerek yoktu .
“Misak-ı Milli sınırlarına çekil “ dense , daha uygun olmaz mıydı ?
Bu istekler , karşılıklı , yarardan çok , zarar getirici dayatmalar değil mi ?
Annan Planı oylamasının yıl dönümünde , AB birliğinin bu raporu ile de hiç değişmediği ortaya çıkmıyor mu ?
Üzerinden 20 yıl geçti .
AB , hala daha at gözlüğü ile bakmakta , 20 yılda meydana gelen gerçekleri görmemezlikten gelerek , çifte standardını tekrarlamaktadır .
Bunlar , Türkiye için kaale alınamayacak rapor ve içeriklerdir .
Beyhude , güneye umut pompalamakta , ikinci Niko’yu da heyecanlandırmakta , gerçek olamayacak hayallerini de artırmaktadır .
AB’nin , bu gidişle , daha pek çok raporlarına , şahit olacağız .
Ülkemizde , anketler yayınlanmaya devam etmekte .
Son olarak , siyasal partilerin gelecekleri ile ilgili yapılan kamu oyunda , ilginç verilerle karşılaşmaktayız .
CMIRS’ in yapmış olduğu ankette çıkan sonuçlara bakılırsa . Demokrasimizin iki partili döneme doğru kaymakta olduğunu görürüz .
Ülkemizde , çok partili sistem , maksadını aşarak , parti sayısı açısından , kantarın topunu kaçırmış olduğunu görmekteyiz .
Bu kadar çok partinin olması dolayısıyla , siyaset kurumunun , beklentileri karşılamaktan uzaklaştığını gözlemliyoruz .
Halk , siyasal partilerin fazlalığından , gayet rahatsız .
Tabii , seçimlere daha üç yıl var .
Bu değişebilir mi ?
Halkın , memnuniyet ve memnuniyetsizliğine bağlı bir şey .
Bu , ilerleyen zaman süreci içerisinde , daha da belirginleşecek .
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerine , dün başlanmıştır .
23 Nisan’ı , Yüce Atatürk , Türk çocuklarına bayram olarak armağan etmiştir .
Dünya çocukları için de , bayram kabul edilen yılda .
Kenan Evren , bayramların çok olması nedeni ile , 23 Nisan’ı , bayram tatilleri arasından çıkarmış , bunu çocuklara çok görmüştü .
Bu haber 611 defa okunmuştur

:

:

:

: