Londra’ya ne oluyor ?

Yaz günlerinde, hele hele Pazar günleri, dinlendirici, huzur verici yazı yazmak gerekir belki.. Ancak, yazılacak konular iç açıcı olmayınca, elden de fazlası gelmiyor.. Çoğunuzun yakınları, akrabaları, çocuk ve anne-babalarının yaşadığı İngiltere’deki haberler , bizim gazeteleri, haberleri aratır oldu son günlerde..

 

Yaz günlerinde, hele hele Pazar günleri, dinlendirici, huzur verici yazı yazmak gerekir belki..

Ancak, yazılacak konular iç açıcı olmayınca, elden de fazlası gelmiyor..

Çoğunuzun yakınları, akrabaları, çocuk ve anne-babalarının yaşadığı İngiltere’deki haberler , bizim gazeteleri, haberleri aratır oldu son günlerde..

Gün geçmiyor ki , bir cinayet, bıçaklama, hırsızlık haberi olmasın..

İncir çekirdeğini doldurmayan konularda , can alınmasın..

 

İşte gazetelerden birkaç haber başlığı..

“Ünlü boksör, sigara içenleri uyarınca tabancayla vuruldu.. Bitkisel hayata giren boksörün yaşam makinesi, ailesinin isteğiyle kapatıldı..”

 

“Avukatta staj yapan genç, eğlenmeye gittiği klupte, dövülerek öldürüldü”

 

“Büyük ümit vaad eden genç hokey oyuncusu, Yunan adasında bir başka İngiliz’in yumrukları altında 19 yaşında hayatını kaybetti”

 

Sadece bir gazetedeki haber başlıkları böyle..

Daha geçtiğimiz aylarda 4 hafta üst üste Londra’da, yaşları 20’nin altında 4 gencin nedeni anlaşılamayan saldırılarda feci şekilde ölümü, tüm ülkede tepkiyle karşılanmış..

Emniyet güçleri, eğitimciler, aileler şiddetin durması için ortak hareket etme kararı almıştı..

Anlaşılan, daha hayatın başında gencecik ana-baba kuzularını mezara gönderen, nedeni bilinmeyen dehşet dalgası bu mesajların hiçbirinden nasibini almamış..

 

Eskiden, günlerce basını meşgul eden bu tür şiddet olayları, ne yazık ki artık gündelik adli vakalardan oldu İngiltere’de..

Sadece telefonu için, seyahat kartı, cebindeki birkaç poundu, elindeki çantası için öldürülenlerin sayısı kabardıkça kabarıyor..

Emniyet güçleri,  çare bulmakta çaresizler..

Onlar da kendi elemanlarını, bu uğurda kaybeder olunca, olaya çok yönlü bakmaya başladılar..

 

BBC’de 20 yılı aşkın zamandır yayınlanan ünlü “Crime Watch” programı, çözülemeyen, suçluları yakalanamayan vakaların sonuca ulaşmasında, polisin en büyük yardımcısı..

Son yıllarda artan çete cinayetlerinde özellikle bu yola başvurulmayan dava yok gibi..

Çete deyince, aklınıza organize, yaşını başını almış , ellerinde makinelı tüfek bulunduran gruplar gelmesin..

Bu çeteler yaşları 15-20 arası, okul çağında, sokakta görseniz yolunuzu değiştirmeyeceğiniz masum görünüşlü gençlerden oluşuyor..

Ancak tek tek korkutmayacak bu çocuk-yetişkin arası bireyler, bir araya geldiklerinde bulundukları yerde dehşet saçmaya , ölüm korkusu yaymaya yetiyor da artıyor bile..

Bunlar sadece kızlardan oluştuğu gibi, sadece siyahlardan veya etnik gruplardan da olabiliyor..

Özellikle kız çetelerinin dehşeti, herkese parmak ısırtmaya yetiyor..

Psikologlar, emniyet güçleri, aileler, sosyal servisler yıllardır çete kavgalarına çare arasa da, değişen bir şey yok..

Özellikle Londra, kozmopolit yapısı, değişik etnik yapılardan oluşan mozaik özelliği ile cinayet, gasp, korku olaylarının adeta merkezi..

Birçok yerde, başları örten şapkalı ceket, kazak giymek yasak..

“Hoody” denilen bu gençlerin birkaçının bir araya gelmesi, korku dalgası estirmeye yetiyor da artıyor bile..

Avrupa’nın 4 milyonu geçen CCTV’si yani kapalı devre televizyon kamerası ile herkesin gözetlendiği İngiltere’de, ne yazık ki birçok cinayetin sanığı, suçlusu , gençlerin adeta üniforma gibi birbirine benzeyen kıyafetleri nedeniyle çözümlenemiyor..

Başlarını örten gençlerin, kimlik ve yüzlerini çözebilmek polisin mesaisinin büyük bölümünü almaya yetiyor .

Çetelere karışan veya kimliklerini bilen şahitlerin ortaya çıkması ise , çetelerin yarattığı korku nedeniyle adeta imkansız ..

Polis vakasından çıkıp, adeta toplumsal bir sorun haline gelen çete terörü, silah ve bıçak taşıma alışkanlığının artması, bunların kolayca ve çok ucuza bulunabilmesi, konunun giderek zorlaştığını gösterme açısından sadece küçük bir örnek..

 

Olayların ardında ise gençler arasında yaygınlaşan uyuşturucu, içki kullanma alışkanlığı..

Bir gruba üye olma baskısı,

Aile içi şiddetten kaçma eğilimi, okulda kabadayılık, silah kullanma kültürünün moda oluşu gibi çeşitli nedenler yatıyor..

 

Bu üzücü olaylardan Türk toplumu da ne yazık ki kurtulabilmiş değil.. Kimi, neyin, ne zaman beklediği meçhul..

Güpegündüz işlenen cinayetler olduğu gibi, herkesin gözü önünde, barlarda, sokaklarda, alışveriş merkezlerinde , toplu taşıma araçlarında da dehşetin dalgasını görmek mümkün..

 

Eskiden korkulu kent denince New York akla gelirken, şimdi onun yerini Londra almış durumda..

Şu semt, bu mahalle tehlikeli diye sınıflandırma yapmak  güç…

Kentin en kenar mahallelerinden, en lüks semtlerine kadar dehşetten, cinayetlerden, yaralama, gaspdan kaçabilen yer hemen hemen yok gibi..

 

Nüfusu her geçen gün artan, neredeyse İngilizceyi duymaya hasret kaldığımız Londra sokaklarında, tedbiri elden bırakmamak en akıllıcası..

Dikkati çekici şekilde giyinmemek, cep telefonlarıyla ulu orta konuşmamak, üzerinizde dikkati çekici kıymetli eşya, mücevher bulundurmamak tavsiye edilenlerden birkaçı..

Polis, yanınıza biri yaklaşır ve sizden örneğin telefon veya i-pod’unuzu veya başka bir eşyanızı isterse vermenizi öneriyor..

Mücadeleye girmeyin uyarısında bulunuyor..

Kahramanlık yapanların birçoğu , ne yazık ki bunu canlarıyla ödüyor..

 

Sakin, huzurlu, yaşanacak şehirken, 13 milyonu bulan nüfusu, dünyanın her ırkından yaşayanı ile Londra ne yazık ki , bu nedenlerden giderek  yaşanmaz hale geliyor..

 

Ne mi yapıyoruz diyorsunuz ? Gece-gündüz demeden, arabamızda kapılarımız kilitli dolaşıyor..

Bilmediğimiz, tanımadığımıza kapıyı açmıyor.. Şüpheli gördüklerimize kimlik soruyor..

Sağımızı-solumuzu kollayarak yaşıyoruz..

İçimizde yankesiciye kurban olmayan, yakınlarının başına hırsızlık gelmeyen var mı ?

Evinin önünde, güpegündüz soyulan, arabası kaçırılan, otomobili soyulan o kadar çok tanıdığımız var ki…

Burada yaşamayı seçiyorsanız bir-iki değil, defalarca düşünün..

Her büyük mega kentin sorunu burada, daha da devleşmiş durumda..

 

Bu haber 151 defa okunmuştur

:

:

:

: