Turizm ve Narenciye

Turizm unsurunu yani ada ülkesi olmamızın en büyük avantajını istediğimiz noktalara getiremediğimiz için kara kara düşünmeliyiz.

Turizm unsurunu yani ada ülkesi olmamızın en büyük avantajını istediğimiz noktalara getiremediğimiz için kara kara düşünmeliyiz. Belki de kazanç elde edebileceğimiz en dinamik alan Turizm. Doğal güzelliklerimizi, tertemiz havamızı ve tabi ki adamızı çepeçevre sarmalayan denizimiz yeterince ve etkili olacak şekilde tanıtabiliyor muyuz? Fazla uzağa gitmeye gerek yok en yakın da Türkiye’de bile tanıtımımızı iyi yapamadık. Ülkemizi tanıtıp binlerce insanı buraya çekmenin yollarını aramak yerine çevreyi katlettik, ağaçları yaktık, kesip yerlerine betonlar diktik, Beşparmak dağları artık beşparmaklı değil, günlük çıkarlar kazançlar için koca bir geleceği mahvettik ve acı olan bu durumu hala daha farkında değiliz.

Ne acıdır ki yıllarca en çok gelir sağladığımız, adamızın simgesi olan narenciye yıllar içinde tükendi.“Sarı Altın” diye nam salmış, hatta adamıza “Yeşil Ada” denmesinin sebeplerindendi narenciyemiz. Ne yazık ki narenciyemizin şu an ki durumu içler acısı durumda hatta sıfır noktasında, daha çok Güzelyurt bölgesinde hayat bulan narenciye Güzelyurt gibi ilgisiz kalınca teslim bayrağını çekti ve maalesef bu önemli sektörün çökmesi ile ülke ekonomisine önemli bir darbe geldi. Üreten Kıbrıs Türkünün ürettiği en somut ürün olan narenciye hak etmediği seviyelere düştü. 74 bin dönüm olan narenciye bahçeleri günümüzde 41 bin dönüme düştü. Üretim 230 bin tondan 100 bin tona kadar geriledi. Aksine güney Kıbrıs’ta ise üretim arttı. Ülkenin en önemli sorunlarından olan kuraklığında olumsuz etkilediği narenciye bir takım önlemeler alınarak korunamaz mıydı? Gerçekten merak ediyorum. Mesela alternatif su
kaynakları yaratılamaz mıydı? Girdi maliyetlerinin yüksekliği kontrol altına alınamaz mıydı? Daha fazla Pazar arayışı ve ihracat için girişim yapılamaz mıydı?Elbette bunların hepsi yapılabilirdi ama yapılması gerektiği zamanlarda, yinede “Zararın neresinden dönülse kardır” deyimi beni ümitlendiriyor. Ekonomik sıkıntılardan, Mali krizlerden, İşsizlikten şikayet ediyoruz. Tüm sıkıntıları bu konularla, ya da Kıbrıs sorunuyla ilişkilendiriyoruz ama elimizdeki imkânları da maalesef olumlu yönde kullanamıyoruz. Ülkemize turist gelmiyor nedenlerini araştırmayı dahi denemiyoruz, ya da gelenler memnun ayrılmıyor umursamıyoruz. Ekonomiye gerek girdi gerekse istihdam etkisiyle fayda sağlayacak, ülke tanıtımına bire bir katkı koyacak en önemli iki sektör olan Narenciye ve Turizmi daha etkili kullanmanın yollarını mutlaka bulunmalı, Devlet bu konularda en çok fayda sağlayan girişimcileri çeşitli teşviklerle cesaretlendirmeli ve devamlılığı sağlamalı bu hem devlet politikası olmalı hem de bu piyasada faaliyet gösteren özel girişimi verimliliğin en düzeye çıkarılmasında motive etmeli.


Bu haber 493 defa okunmuştur

:

:

:

: