Ucuzluk da bitti, kışlıklar çıktı

Yazı yaşamadan, doya doya içimize sindiremeden, vitrinler grilere, kahverengilere, toprak renklerine bürünüverdi..
Yazı yaşamadan, doya doya içimize sindiremeden, vitrinler grilere, kahverengilere, toprak renklerine bürünüverdi..

Neredeyse ağustosa geldik.. Yazın en sıcak, en güzel günlerinde olmamız gerekli..
Nerede o günler ??

Dört gözle beklerdik geleneksel sale’leri..Yani ucuzluğu.. Hele Noel sonrası ucuzluk görülmeye değerdi.. Yazın da temmuz geldi mi mağazaların “ Sale” ilanlarını takip ederdik..

Geçtiğimiz yıldan beri ekonomik kriz, herkesin belini büktü buralarda.. Kimsenin ne sale’le, ne yüzde 70’lere varan indirimlerle ilgisi var.. İlgi var tabi.. Ancak en azından eskiye göre öyle müthiş kalabalıklar, izdihamlar yaşanmadı..
Herkes gelecekten ümitsiz. Parasını tutma, plastik kartları mümkün olduğunca kullanmama çabasında..

Daha geçen gün açıkladılar.. Britanya’daki 60 küsur milyon insanın borcu 80 milyar sterlini geçti diye.. Dile kolay 80 milyar sterlin..
Ucuzluk aslında bir yıldır sanki hiç bitmedi gibi.. Nereye giderseniz gidin, karşınızda “Sale” yazan bir mağaza.. Dükkan.. Süpermarketlerde zaten iki alana üçüncü bedava..Bir al, ikincisi yarı fiyatına..

Londra’nın West End’ini bilirsiniz.. Meşhur Oxford Caddesi, Regent Caddesi ve şıklıkta Paris’i aratmayan Knightsbridge mağazalarında sale’ler teker teker artık son günlerini yaşıyor.. Kenarda, köşede birkaç rafta, birkaç demir askıda asılı, modası geçmiş ya çocuk bedeni kadar küçük veya çadırı andıran devlikte kıyafetler sizi bekliyor..
Kimse durup da bakmıyor sanmayın.. Öyle şık, pık , giyimli-kuşamlı koca koca insanlar, bedava mal gibi karıştırıp duruyor..Ne buluyorlar bilmem..
Ucuzlukta en güzel alınacaklar çanta, giyim-kuşam, mutlaka ve mutlaka ayakkabı (herkesin mutlaka bir kaç çift ayakkabıya ihtiyacı vardır !!!), ev eşyası.. Havlu, çanak,çömlek.. Evle ilgili akla gelebilecek her şey..Elektroniklerde fazla bir ucuzluk göremedim..

Birkaç gündür şöyle çarşı-pazar geziyorum..Ne var, ne yok diye.. Aslında hepimiz kalabalığa girmeye, insanlarla burun buruna gelmemeye özen gösteriyoruz şu günlerde.. Ben zaten toplu taşımacılığı hele hele metroları hiç sevmem.. Otobüsü her zaman yer altının, sıcak, yapış yapış, konserve gibi üst üste dolu metrolarına tercih ederim..

Domuz gribi herkesi paranoya sahibi yaptı..
Oraya dokunma, burayı elleme, ağzını kapa, elini yıka, mendilini çöpe at..
Yani ne alışverişin, ne şöyle gönlünüzce gezmenin tadı tuzu kaldı.. Hepimiz tedirginiz.
Zaten herkesin ekonomik kriz maddi,manevi belini bükmüşken.. Moral verici , umut ışığına en çok ihtiyacı olduğu dönemde, domuz gribi herşeyin üstüne tuz biber ekti..
Allah beterinden korusun..
Neyse, indirim derken, laf lafı açtı.. Nerelere geldik..
Ucuzluk tatsız-tutsuz başladı ve bitti.. Tabi tek tük devam ediyor.. Eminim aylarca da devam edecek..

Ancak yaza yakışan herşey vitrinlerden kalktı..
Sonbahar ve kış modası vitrinlerde yer almaya başladı bile..
Neler mi moda.. Yine bavulu aratmayan büyüklükte dev çantalar.. Onun yanında cüzdan gibi kalan minik çantalar da çok .. Kapitone, zincir askılı küçük boy çantalar bu kış çok moda ..

Renklere gelince.. Bol bol gri gördüm.. Kül grisinden, gümüşe kaçan tona kadar her türü bu kışımızı daha da grileştirecek.. Kahverengi ve toprak tonları.. Ve illa da kışın vazgeçilmez rengi siyah.. Tüm bu solgun, ölgün renklerin içinde kırmızı.. Alın her tonu değil.. Kıpkırmızı, kan rengi.. Çantadan eşarba, pantalondan, cekete çilek gibi, kiraz gibi olacağız..

Bol bol rugan kullanılmış..
Bu arada ucuzluk var dedim ama.. Aslında fiyatlar her hafta daha artıyor. Hele gıda fiyatları.. Tam el yakıyor. Ekonomik krizin hafiflediği söylemleri de burada geçerli değil.. Britanya ekonomisinin asıl krizi 2010’da yaşayacağı tahmin ediliyor.. Ekonomik büyümedeki gerileme, artan işsizlik rakamları , üstüne bir de domuz gribinin ekonomiye maliyeti (ki bunun 9 milyar sterlin olacağı tahmin ediliyor) önümüzdeki ayları pek cazip kılmıyor..

Neyse sizler hastalıktan, yağmurdan uzakta.. Denizin, güneşin, küçük bir adada yaşamanın nimetlerinden yararlanın.. Tadını bol bol çıkartın..
Biz de domuz gribiyle, pahalılıkla uğraşıp duralım..
Bu haber 271 defa okunmuştur

:

:

:

: