TOZ DUMAN

Memleket toz duman, deyim yerinde ise sular durulmuyor. Kıbrıs konusunda gelinen aşama, Cumhurbaşkanının iyimser açıklamalarına karşı Rum yönetiminin umutsuz tavrı ve bu durumdan çözüm yönünde beklentileri iyice azalan Kıbrıs Türk halkı.

Memleket toz duman, deyim yerinde ise sular durulmuyor. Kıbrıs konusunda gelinen aşama, Cumhurbaşkanının iyimser açıklamalarına karşı Rum yönetiminin umutsuz tavrı ve bu durumdan çözüm yönünde beklentileri iyice azalan Kıbrıs Türk halkı.

Rum yönetiminin yaptığı açıklamalardan anlıyoruz ki onların derdi adada çözümden çok Türkiye ve de tabi ki Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri. Bu yazının yazıldığı dakikalarda mesajla geçilen bir habere hiç şaşırmadım. Haberde Rum yönetimi başkanı Hristofyas’ın müzakere sürecinde sağlanan ilerlemeden memnun olmadığı belirtiliyor. Hristofyas’ı memnun edecek bir anlaşma korkarım hiçbir zamanda bulunamayacak. Şimdi birileri çıkacak sabredin,yapıcı olun,bir adım önde olun, barış için çalışalım ve daha bir çok öneri sunacak ama sadece bize,haklıyken haksızlığa
uğrayan Kıbrıs Türküne.

Ülke gündeminde tabi ki sadece Kıbrıs konusu yok. Türkiye hükümeti KKTC’ye ilk kez
müsteşar seviyesinde atama yaptı. Görevlendirilen müsteşar, TC den KKTC’ye yapılacak ekonomik yardımların koordinasyonu konusunda çalışacak. Elçilikten yapılan açıklamada bu atamanın rutin bir atama olduğu belirtildi. TC hükümetinin bazı olaylardan rahatsız olduğu açık.Yapılan atamaların hangi düşünceler içerdiğini bilemeyiz ama ortada yapılan yardımların amacına ulaşmama gibi bir durum varsa bu Kıbrıs Türkü’nün zararınadır.Yani bitmeyen yollar varsa,parası alındığı halde tamamlanmamış hastane varsa ödeneği bitip başlamamış proje varsa bunların mutlaka bir muhatabı olmalı.Bu noktada acı olan ise toplumun fayda göreceği ihtiyaçların karşılanmaması yanında Kıbrıslılar yapamıyor yakıştırmasının bu topluma mal edilmesidir.

Toz duman memleketimden bir başka manzaraya değinecek olursam, daha önce okullarda din dersi verilesi konusuna deyindiğim “Kolej Sınavı” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazımda okullarda çok uçuk, radikal din dersi verilmesinin toplumda gerginliğe yol açacağını belirmiştim. Fazla aşırılığa gerek olmadığını din dersleri ile kuran kurslarının karıştırılmaması gerektiğini de söz konusu yazımın satır aralarında vurgulamıştım. Görünen o ki bu konuda bir arayış var. KKTC’de ilk defa eğitim bakanlığı ve din işleri dairesi arasında imzalanan protokolle Ağustos ayında 33 okulda kuran kursu verilmeye başlanacak. Kuran kursu verilecek okulların adı henüz açıklanmadı.

Her ülkede siyasetle medya arasındaki ilişkiler tartışılır. Son günlerde bizim ülkemizde de bazı gazeteler ve gazeteciler kendi aralarında bir tartışmanın, karşılıklı suçlamaların içinde konu ise siyasi tercihleri. Toplumun aynası, medyanın değişmez parçası gazetelerin ve gazetecilerin bu durumu şahsen beni üzüyor. Ve yazının finalinde konu eşelmobil sistemi. Kamu çalışanlarına iki ayda bir hayat pahalılığına endeksli olarak verilen maaş artışı. Hükümet bu sistemi kaldırmamakla beraber yeni bir düzenleme ile iki ayda bir değil altı ayda bir uygulanmasını hayata geçirdi. Bu konu kamuda örgütlü sendikaların da büyük tepkisini çekti. Bu konuda şu an bir sessizlik hakim sendikaların eylem kararını hayata geçirmeleri halinde eşelmobil şüphesiz çok tartışılacak. Gündemi meşgul eden bu konuların sonuçlarını ve topluma yansımasının nasıl olacağının şu an için kestirmek zor, gündemin bu kadar çabuk değişmesi ise yeni gelişmelerin habercisi.

Bu haber 576 defa okunmuştur

:

:

:

: