Herşeye rağmen

Yazımın başlığında da söylediğim gibi her şeye rağmen, bu ülkede doğmaktan, bu ülkede nefes almaktan son derece mutluyum.
Yazımın başlığında da söylediğim gibi her şeye rağmen, bu ülkede doğmaktan, bu ülkede nefes almaktan son derece mutluyum. Doğum yılım Kıbrıs’ın bölünmesinden sonradır. Bizler yani şimdilerde otuzlu yaşlarını yaşayan nesil, kurulmaya çalışılan bir düzen ve bu düzen içinde şaşkınlığı, yokluğu, var olmayı ve elindekilerle yetinmeyi öğrenmeye çalışan bir neslin çocuklarıyız. Anne babalarımız, geride bıraktıklarına inat, yeni bir yaşam, yeni bir düzen kurmanın acemiliği ile yorulmuş bir mücadelede yaşlandılar. Kimisini rahat yüzü görmeden kaybettik, kimisini de torunlarını sevemeden sonsuzluğa yolcu ettik.

Ben babamı kaybedeli 15 yıl oldu. 1974 Harekâtı sırasında annemle dağları aşarak, umutlarını güney Kıbrıs’tan Kuzey Kıbrıs’a taşımışlardı. Kuzey Kıbrıs’ta yeni kurulan yeni düzenin oturması yıllar aldı, ben bu zorlukları çocukluk dönemimle, içinde bulunduğumuz şimdiki zamanı karşılaştırınca daha iyi anlıyorum. Her şey daha iyi olamaz mıydı? Mutlaka olurdu. Günümüzde hızla artan nüfus, çarpık yapılaşma bunlara bağlı olarak çarpık insan ilişkileri geçmişin izlerini tamamen silmiş, giderek merkezi bölgelere yönelen insan göçleri birçok
alışkanlığı, alışkanlıkla zaman içinde oluşmuş kültürü yozlaştırdı. Hiç bir şey kalmadı. Ne birbirimize saygımız, nede mücadele yıllarındaki birlikteliğimiz. İnsanın insana saygısının azaldığı bir düzende, çevreye, doğaya ve aklınıza gelebilecek saygıyı hak eden hiçbir şeye, hak ettiği saygı günümüzde maalesef gösterilmiyor.

Siyaset, politika hayatın her alanında önemli bir yere sahiptir. Hele bizim gibi siyasetle yatıp siyasetle kalkan ve her şeyi siyasetten siyasetçiden bekleyen bir toplum için, peki bu doğru mu? Yani her şeyi siyasetçiden, iktidarlardan beklemek normal mi? Bu beklenti toplumdaki yozlaşmayı tetikliyor mu? Cevabınız evetse ki muhtemelen evettir, neden bunun önüne geçemiyoruz? Hem şikâyet ediyoruz hem de bildiğimiz yolda yürüyoruz. Belki de bu kısır döngüde en suçsuz biziz, bizi bu düzene alıştıran her yolu politikaya çıkaran, insanın devlete olan güvenini, toplumun politikaya ve politikacıya olan güvenini yozlaştıran anlayışı, yaşantımızda odak noktası yapanların hiç mi suçu yok. Yine de bu noktada umutsuzluğun en kötü şey olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak isterim. En başa dönecek olursak her şeye rağmen bu ülkede doğmaktan, bu ülkede nefes almaktan, bu toprağa basıp bu gökyüzünü paylaşmaktan ben kendi adıma son derece mutluyum.

Bu haber 563 defa okunmuştur

:

:

:

: