“Ercan”ın adı yok

Bu sabah kızımı yolcu ettik Bodrum’a.
Bu sabah kızımı yolcu ettik Bodrum’a.
Tatil mevsimi başladı ya… Sabahın köründe yola düştük. Stanstead Havaalanı’na gitmek için.
Herkesin mışıl mışıl uyuduğu saatlerde, ışıl ışıl aydınlık otobanlarda araba kaynıyor. Sanırsınız gündüz saatleri.
İnsanın hiç aklına gelmez o saatlerde, başka yerlerde hayatın tüm hızıyla acısıyla, tatlısıyla devam ettiği. İstasyonlar, hastaneler, limanlar, havaalanlarında işlerin 24 saat döndüğü, durmadığı.
Ancak hayata karışıp, başına gelince fark ederseniz birçok şeyi...
Havaalanı sabahın 4.30’unda ana baba günü. Yolumuz Bodrum, uçağımız KTHY.
Bodrum’a Londra’dan seferlerini başlattığından beri en gözde hava şirketlerinden biri oldu KTHY. Bodrum deyip geçmeyin. Gerek İngilizlerin, gerek Türklerin en gözde tatil destinasyonlarından biri.
Hele Londra’dan. Sayısız arkadaşın, eşin dostun evi var orada. Uçak değiştirmeden, beklemeden, charter kabusu yaşamadan, hop uçup, orada inmek ne büyük kolaylık.
Bunu bize sağlayan KTHY yetkililerine sonsuz teşekkürler. Hem şahsım, hem de bunu dile getiremeyen sayısız dostum adına.
Biz eve gelip, birkaç saat dinlenene kadar kızımdan aldığım telefonla masmavi gökyüzü, eşsiz denizi ve eşi benzeri bulunmayan Halikarnas’ı ile Bodrum’a indiğinin haberini alıyor ve rahatlıyoruz. 3,5 saatte Bodrum’a inivermiş. Yolcunuz varsa, hayırlı haber alana kadar, insan elinde olmadan tedirgin oluyor.
Bir hafta sonra kısmetse ben de aynı yolu yapacağım. Bodrum benim Türkiye’de İstanbul’dan sonra en fazla zaman geçirdiğim yer. Son yıllarda ise Türkiye’deki adresim. Londra’dan sonra öyle iyi geliyor ki. Aileniz, eşiniz, dostunuzla sağlık, huzur içindeyseniz zaten ne istersiniz ki.
KTHY’nin check-in masasını ezbere biliyoruz. Ama yine de bir bakmadan edemiyoruz uçuş panosuna. Tabii Ercan adı yer almıyor panoda. Bodrum’un adı ve uçuş numarası var. Bir Ercan adını bile çok görüyorlar KTHY’ye ve KKTC’ye.
Direkt uçuş kararına Londra’dan çok tepki geldi. Okudunuz, duydunuz. Eleştirilerin çoğu İngiltere’de yaşayıp, KKTC’ye giden 7’den 70’e tüm herkeste. Ve benzerleri adadaki Türkler de. Direkt uçmak varken, Kuzey Kıbrıs’a gitmek isteyenlere uygulanan kelimenin tam anlamıyla bu çile, adil mi? Çile’nin adil olmadığı kesin de. Britanya Mahkemesinin aldığı kararın adilliği kocaman bir soru işareti. Kaç kişiyle konuştuysam, İngilizlerden şikayetçi. Ve hepsi Britanya Vatandaşı. Hayatlarını burada kurmuş, ekmeklerini buradan sağlayanlar. Yaşları ilerledikçe o yolculuk gözlerinde büyüyor da büyüyor. Çekilmez hal alıyor bazen.
Biz Türklerin söyleyemediği en sert eleştiriyi ise bir Lord yaptı..
Yakından tanıdığımız, sık sık KKTC’yi ziyaret eden, beyaz saçlı, tonton, İskoç asıllı Drumglass Lord’u Ken Maginnis’den geldi. Ama ne ağır bir bildiri. Bir Türk o kadarını yazamazdı.
Zaten Lord Maginnis dendi mi buralarda, her kesimden, her politik görüşten kim olursa olsun, bir durur. Bir adım geri çekilir. Duruşu, yeri bellidir. Ne diyeceğini kestirebilirsiniz. Zaman zaman değil, hemen her zaman yaptığı sert, direkt çıkışlarıyla ünlüdür. Doğruyu söylemek gerekirse İngiliz politikacılar da, Türk kesimi de ondan biraz çekinir.
Ve yine en ağır eleştiriyi o yaptı KTHY kararına. “Utanmazlar” dedi. “Bizi (Britanyalıları) küçük düşürücü karar” dedi. “Askerlerine verdiği sözü yerine getirmeyen Britanya Hükümeti, nerede kaldı çeyrek milyonluk Kıbrıs Türkünü düşünecek” dedi..
Havaalanları tıklım tıklım, Avrupa’nın, Uzak Doğu’nun, Batı’nın her köşesine uçakların biri iniyor, biri kalkıyor. Panolarda hiç duymadığım bir sürü alan ismi. Ama Ercan adı yok. Hiç olmadı ki 35 yıldır. Adı olsa, KKTC resmen tanınıyor mu sanıyor bazıları?
“Ercan”ın adı yok.
Olana kadar bekleyeceğiz. KTHY ile indili, bindili seferlere şimdilik devam.
Bu haber 343 defa okunmuştur

:

:

:

: