10 YIL SONRA

Bazı insanlar vardır.. Yaşamları bitse bile, efsaneleri ölümlerinden sonra da yaşar.. Yaptıkları, başlattıklarıyla , yıllar geçse bile isimlerinden bahsettirir, yaşıyor gibi anılırlar..

 

Bazı insanlar vardır.. Yaşamları bitse bile, efsaneleri ölümlerinden sonra da yaşar..

Yaptıkları, başlattıklarıyla , yıllar geçse bile  isimlerinden bahsettirir, yaşıyor gibi anılırlar..

Bunlardan şüphesiz günümüzdeki en canlı örnek, Prenses Diana’dır..

1980’lerden ölümüne kadar İngiltere’nin olduğu kadar dünyanın da gündemine oturan, her attığı adımla isminden bahsettiren Diana’nın ölümünün üzerinden tam 10 yıl geçti..

31 Ağustos günü, talihsiz prenses,  10’uncu ölüm yıldönümünde ailesi, sevenleri tarafından özel bir törenle   anılacak,hatırlanacak..

Çocukları Prens William ve Harry, babaları Prens Charles, Kraliçe Elizabeth, Prens Philip, Kraliyet ailesinin diğer üyeleri ve annelerinin ailesiyle, Prensesi özel bir törenle anacaklar..

Prenses Diana, öldüğü 1997 yılına kadar Kraliyet ailesine getirdiği genç, taze, modern  hava ile modadan, protokola, politikaya kadar yepyeni bir döneme adını kazıdı..

Dünyanın en fazla konuşulan, resmi çekilen, tanınan, taklit edilen kadını oldu..

Boşanmasından sonra maceralarıyla, kraliyet ailesine kafa tutucu tutumuyla yine gündemle kalmayı başardı..

Son sevgilisi Dodi El Fayed ile Paris’te trafik kazasında ölümüyle, günlerce, aylarca arkasında bir sürü gözü yaşlı insan ve soru işaretleri bırakarak bu dünyadan göçtü gitti..

Milyonlarca insanın katıldığı cenaze töreni ile toprağa verildi.. Ancak ne ölümü arkasındaki sır çözülebildi..

Ne de atılan iddilalar ispatlanabildi..

Üç hafta sonra Londra’daki Wellington Askeri Kışlasında, oğulları William ve Harry, eski kocası Prens Charles’ın da katılacağı bir törenle anılacak Prenses Diana’nın bu töreninde, bir de sürpriz konuk bulunacak..

O da evlilikleri süresince Diana’nın mutluluğunu bozan, kocasının ikinci karısı Camilla olacak..

Kocasına destek olarak törene katılması beklenen Camilla’nın, göze çarpmaması için her şeyi yapması bekleniyor..

Temmuz 1’de Wembley’de iki oğlunun organizesi ile gerçekleşen konserle, resmen anılan Diana, 31 Ağustos’ta özel anı töreninden sonra unutulacak sanıyorsanız, yanılırsınız…

Asıl gündem bundan sonra başlıyor..

 

Kazanın üzerinden geçen 10 yıl içinde, Paris’teki kazanın nedenleri, arkasındaki komplo teorileri üzerine binlerce sayfalık resmi-gayri resmi bilgi yazıldı.. İfade alındı.. Fransa-İngiltere arasında dedektifler mekik dokudu..

Sonunda, Ekim ayı içinde davanın İngiltere’deki mahkemesi resmen başlıyor..

Ve pandomim de..

Diana’yla birlikte kazada hayatını kaybeden, ünlü Harrods Mağazasının sahibi Muhammed El Fayed’in oğlu Dodi’nin ve arabanın Fransız sürücüsünün ölümüne yol açan kazanın nedeni, dava sonunda ne kadar ortaya çıkar, buna yanıt vermekte henüz vakit erken..

Ancak Baba El Fayed’in ısrarlı, bıkmadan usanmadan çabası sonunda jürili mahkeme açtırmayı başarması, önemli bir adım kabul ediliyor..

Oğlu ve Prenses Diana’nın, öldürüldüğünü iddia eden El Fayed’in bu teorisinin ne kadar gerçek olduğunu belki kimse öğrenemeyecek..

Ancak, İngilizler henüz dava başlamadan bu işin sakin, skandalsız geçmeyeceğinin sinyalini vermeye başladı..

Önce, davanın yapılacağı Royal Court of Justice’in 73 numaralı ünlü salonunda başlayacak davanın yargıcı Dame Butler-Sloss istifa etti..

Butler-Sloss’un, mahkemeyi jürisiz yapma kararının Yüksek Mahkeme tarafından reddi, yargıcın istifasını getirdi..

Davayı, Justice Scott Baker yönetecek..

Bir yıl sürmesi beklenen davada, baba El Fayed, Kraliçe Elizabeth’in de mahkemeye şahit olarak çıkmasını istiyor..

Bu konuda bir hayli de ısrarlı..

Kimlerin şahit olacağı, bilinmeyen ne gibi ifadelerin ortaya çıkacağı önümüzdeki aylarda belli olacak..

Diana’nın efsanesi, ölümünden 10 yıl sonra yeniden canlanmaya hazırlanıyor..

 

Aradan geçen 10 yıl, 36 yaşında ölen Prenses Diana’nın başlattıklarını nereye getirdi?

 

Diana, evliliği sırasında 100’den fazla yardım derneği, kurumu, vakfına başkanlık yapıyordu.. Boşandıktan sonra bu ünvanlarının birçoğunu geride bıraktı..

Ancak, çocuklar, AIDS’liler, evsizler ve mayın kurbanlarını ölene kadar bırakmadı..

 

Dünyanın en büyük çocuk hastanesi Londra’daki Great Ormond Street Hastanesi Vakfı başkanlığı 1989 yılından ölümüne kadar sürdü..

Prenses Diana’nın bir HIV’li hastayla yan yana, elele fotoğrafı, o güne kadar bir ünlünün HIV’li ile çektirdiği ilk fotoydu.. Hele AIDS hastalarının yatağı ucundaki fotoğrafları, birçok ünlüyü, devlet adamını bu konuya çekmeye yetmişti..

 

Mayın kurbanlarına karşı başlattığı gezileri ise Ottowa Anlaşması’nın imzalanmasına kadar gidecekti.. Angola ve Bosna gezileri, başında kaskıyla mayın karşıtı kampanyası için Afrika’da çekilen fotoğrafları , birçok kapıyı açmıştı..

 

Cüzzamlı çocuklarla yanak yanağa, el ele resimleri yine aynı etkiyi yaratmak için yeterliydi..

Evsizler için başlattığı kampanya da öyleydi..

 

Tek başına , Kraliyet ünvanlarından arınmış, elinden birçok yetkisi alınmış olsa da başlattığı mücadele, yardım çalışmaları dünyanın dört bir yanından büyük destek görmesi için kafiydi..

 

Diana’nın başlattığı AIDS, Çocuk ve Evsizlere Yardım konularındaki çalışmaları

bugün iki oğlu tarafından devam ettiriliyor..

 

Prenses Diana’nın ardından geçen 10 yıl içinde hakkında sayısız yazı, makale yazıldı.. Son yıllarda çıkan birkaç kitap ise adından sık sık bahsettiriyor..

Eski uşağı Paul Burrel’ın yazdığı “ The Way We Were” , Prensesin materyalistik yanını ortaya koyuyor. Kritiklerden olumsuz tepki gören kitap, bilinmeyen fazla bir şey ortaya koymasa da yazarına bir hayli para, şöhret kazandırdı..

 

Ünlü İtalyan Fotoğraf sanatçısı Mario Testino’nun “Diana-Galler Prensesi” adlı kitabı ise prensesin en çok sevdiği, insani yanlarını ortaya koyan fotoğrafların yer alması açısından büyük beğeni topluyor..

 

Prenses Diana için yazılan ve en gerçekçi olduğu belirtilen son kitap ise Vanity Fair dergisinin eski editörü, Tina Brown’un kaleme aldığı eser..

“The Diana Chronicles” adlı eserde, prensesin insani yanı siyah-beyaz ortaya konarken, bazı hatalarının da açıkca yazılması eseri, diğerlerinden önemli ölçüde ayırıyor.

Ölümünün üzerinden 10 yıl geçse bile , Diana’nın adı ve anıları en canlı şekliyle yaşıyor, yaşatılıyor..

31 Ağustos’da Prenses Diana, çocukları, kardeşleri ve sevenleri tarafından anılacak..Onu yakından, uzaktan tanıyanlar kendilerince anacaklar..

Ekimde başlayacak dava İngiltere’de büyük merakla bekleniyor..

İngiltere, dava sonuçlanana kadar Prenses Dianalı günlerine yeniden dönmeye hazır, bekliyor..

 

 

 

Bu haber 127 defa okunmuştur

:

:

:

: