Sömüren Kıbrıs Türkü

Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden ve Türkiye’nin önde gelen gazetecilerinden birinin biz Kıbrıslı Türkler için aşağılayıcı cümlelerle süslediği yazısını şaşarak ve üzülerek okudum.
Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden ve Türkiye’nin önde gelen gazetecilerinden birinin biz Kıbrıslı Türkler için aşağılayıcı cümlelerle süslediği yazısını şaşarak ve üzülerek okudum. Bu yazıyı her Kıbrıslı Türkün okumasını da isterim.
Gazete“Hürriyet” Gazeteci ise Oktay Ekşi. Sayın Ekşi 11.08.2009 tarihli yazısında KKTC Maliye Bakanı Sayın Ersin Tatar’ın yine bu gazetede manşet olmuş, ek mesailerle ilgili sözlerinden yola çıkarak Kıbrıslılara vermiş veriştirmiş.
Yazının konusu Kıbrıslı Türkler, hak etmedikleri maaşlar ve ek mesailer. Türkiye’de bazı kesimlerin, bu tür düşüncelere sahip olduğu saklı gizli bir olay değil.Yıllardır Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıyı dillerine dolayan bu kesim bir avuç insanı yerden yere vururken Kıbrıs’la ilgili bilgilerinin sınırlı olduğunu açıkça göz önüne seriyorlar.
Kıbrıs’ın Türkiye’nin güvenliği için nedenli önemli olduğu,Türkiye’nin buradan
vazgeçmemesinden rahatça anlaşılabilir. 1974 yılından sonra Kıbrıs’a gelen ve Kıbrıslı olan insanların sayısı, Güney’den Kıbrıs’ın kuzeyine gelen insanlardan fazladır. Kıbrıslılara çeşitli yakıştırmalarla hakaret edenler aslında kendi içlerinden gelen insanlara da haksızlık ediyorlar. Kıbrıs’ta günlük yaşam öyle paparazzilerde görüldüğü gibi rakı, balık, güneş, denizler sahiller etrafında geçmiyor. O ekranlarda görülen hayatları yaşayanların, kumarhanelere akın edenlerin hiç biri Kıbrıslı değil. Kıbrıs’taki Hastanelerden, Okullardan ve buradaki diğer
olanaklardan faydalanan bu ülkenin vatandaşlığına geçip kamuda çalışan, mal mülk
sahibi olan sadece Güney’den gelen göçmenler de değil. Kıbrıs’la ilgili görüş belirtip, yazı yazacak olanların Kıbrıs’la ilgili gerçekleri iyi bilmesi gerekir. Oturduğu yerden dünyayı kurtaranların Kıbrıs’a kaç defa geldiğini ve nerelerde konakladıklarını gerçekten merak ediyorum. Bu noktada şunu açıkça belirtmek isterim Kıbrıslı kimliğini güneyden gelerek
alanlarla, kuzeyden gelerek alanları kesinlikle bir birinden ayırmak gibi bir
niyetim yoktur. Kıbrıslıları karalayan bu tür düşünceler tüm Kıbrıslılara karşıdır.
Gerçekten böyle basit ve yıllardır süren yanlış düşünceler artık sıktı. Her fırsatta Kıbrıslılar sadece Türkiye’den para istiyor ve çalışmadan lüks içinde yaşıyorlar fikrini dile getirenlerin bu girişimleri kasıtlı yaptıklarını düşünür oldum. Bu konuda en üst düzeyden, toplum geneline yayılacak bazda tepki gösterilmesi gerektiğini şiddetle savunuyorum. Tabi ki herkesin demokratik sistem içinde görüş ve fikirlerine saygı duyduğumu da belirtmek isterim. Ben 1975 yılında Lefkoşa’da doğdum. Her Kıbrıslı gibi kendi tercihim olmayan şartlarda bu ülkede yaşıyorum. Dünyadan soyutlanarak, silahların gölgesinde. Bu satırları yazarken mantıklı, duygusallıktan uzak ve objektif olup olmadığımı sorguladım, kendimce bulduğum sonuç anlatmaya çalıştıklarımın gerçek olduğudur. Kıbrıs’a Türkiye’den yapılan maddi yardımları Kıbrıslıların hak etmediğini ve Kıbrıs’ın Türkiye’yi sömürdüğünü düşünenlerin bu gerçekleri göz önüne alarak bir kez daha düşünmelerini ve Kıbrıs Türk halkından özür dilemelerini bekliyorum.
Bu haber 891 defa okunmuştur

:

:

:

: