Ve perde...

Tanrı, kullarını yaratır ve der ki...
Tanrı, kullarını yaratır ve der ki: “ Sana akıl verdim, beden verdim, en önemlisi ruh verdim. Dünya denilen sahneye haydi çık bakalım. Bana ne kadar hünerli olduğunu göster... Aslında ne kadar insansın onu göster...”
Doğum, yaşamın başlangıcı olurken ölüm de son noktası oluyor. Aslında bize dağıtılan rollerde ne kadar başarılı olduğumuzu, hayat sahnesinde sergilediğimiz oyunlarla ortaya koyuyoruz. En önemlisi de dönüş bileti ne zamana kesilmiş, o belli değil... Asıl sürpriz orda zaten... Ansızın sahne kararıyor, ışıklar birer birer sönüyor ve perde kapanıyor...
Şanslılar, yakınlarıyla vedalaşma fırsatı buluyor. Kısa süre de olsa mumun ışığının azaldığını size hissettiriyor. Yirmi günlük bir vedamız oldu Oğuz Dağseven’le... Son yıllarda sık sık rahatsızlanması bize uyarıydı ama gene de gönül, gidişleri kabullenmek istemiyor işte... Her gidişimde daha solgun ve bitkin ama hep “ İyiyim...” diyen bir gönül... Hiç yakınmadı, sızlanmadı... Hayat arkadaşı Birsen Abla gece gündüz yanındaydı. Başladıkları gibi elele bitirmeye çalışıyorlardı bu yolculuğu... Böylesi kaç kişiye nasip olur, bilmem.
Bir gün öncesi ziyaretimde, Birsen Abla “Odaya gitme, öyle görme, aklında eskisi gibi kalsın... Rengi de dün değişti...” diyor. “ Eyvah, üç günde bitecek...” diyorum. Bizde öyle derdi yaşlılar... Gerçekten öyle oluyor ve dün onu kaybediyoruz.
Kaybedişler aslında kendimizi sorgulamamıza neden oluyor. Yaptıklarımızı ve yapamadıklarımızı gözden geçiriyoruz. Yanlışlarımızı arıyoruz. İçsel bir hesaplaşma yaşıyoruz benliğimizle... Çoook da iyi oluyor hani... Keşke sık sık yüzleşebilsek... Eminim o zaman daha İNSAN oluruz.
Son yolculuğunda onu sevenler yalnız bırakmıyor. Tören sanki iki cenaze varmış gibi kalabalık... Sessizce akan gözyaşları, ölüme karşı insanoğlunun acizliği... Çiçeklerle, dualarla uğurlayış ve vedalaşma... Artık yok... Ebediyen yok hem de... Geride sadece anıları var... Hem de hepimizin belleğinde kalan güzel anılar...
Güzel insanlar, hem yaşarken hem ölünce yüreğinizde sıcacık yaşarlar... Sesleriyle, gülümseyişleriyle, düşünceleriyle... Güle güle Oğuz Bey... Kabrine yıldızlar yağsın... Yerinde rahat uyu...


Bu haber 254 defa okunmuştur

:

:

:

: