İkinci tura doğru

Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulma amacı ile yürütülen görüşmelerde birinci tur sona erdi ve ikinci turun başlama çalışmaları hızla sürüyor. Değerlendirmeler KKTC’deki siyasi partilerle Cumhurbaşkan’ı Talat arasında gerçekleşti basına içerikle ilgili bir açıklama yapılmadı.
Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulma amacı ile yürütülen görüşmelerde birinci tur sona erdi ve ikinci turun başlama çalışmaları hızla sürüyor. Değerlendirmeler KKTC’deki siyasi partilerle Cumhurbaşkan’ı Talat arasında gerçekleşti basına içerikle ilgili bir açıklama yapılmadı. Ancak biliyoruz ki partiler Talat’a görüşlerini ve endişelerini ilettiler. Ben geçen haftalarda Talat ile özel reportaj gerçekleştirdiğim zaman şahsının görüşmelerden ümitli olduğunu bahsediyordu. Aslında Talat da çok iyi biliyor ki Rum’ların Türk tezlerini kabul etmesi mümkün değil. Ne de Türkler’in Rum tezlerini kabul etmesi. O zaman merak ediyoruz bu kadar anlaşmazlık varken nasıl olur da bir anlaşmaya varılabilir.

TC Dışişleri Bakanı Davutoğlu son değerlendirmeleri ve izlenecek stratejiyi netleştirmek için Kıbrıs’ta temaslar gerçekleştirdi.
Ulusal dava olan Kıbrıs sorunu yine iki devlet arasında ortak bir politika olarak Dünya’ya ilan edilecek, TC ve KKTC haklarından vazgeçmesi söz konusu bile değil.
Bence her şeyin önünde özgür bağımsız yaşam hakkı gelir. Bu hakkı kimse KKTC halkına çok göremez bu kadar dökülen kanlardan ve gerçekleştirilen mücadeleden sonra hangi güç Kıbrıs Türkünü bilinmeyen anlaşma diye yeni bir serüvene itecek? Doğrusu merak ediyorum.

Her fırsatta kazanılmış haklarımızı asla tartışma konusu yapmayız diye yetkililer mangalda kül bırakmıyor çok az bir zaman kaldı hep birlikte halkımızın haklı davasının nasıl savunulduğunu göreceğiz.

Talat “artık masada Annan planı yoktur” demiştir. “Bu bizim yürüttüğümüz görüşme süreci yeni bir plan doğurdu” diyor. Tabi ki Hristofyas bu şekilde düşünmediğini defalarca açıkladı. Otuz başlıkta hiçbir anlaşma olmadığını da diyor Hristofyas. Talat daha iyimser bakıyor gelişmelere. Ancak Başbakan Eroğlu ile görüşmemizde çok ihtiyatlı olduğunu gördüm. Gerçekten endişeli çünkü sanki de bizim dışımızda bir şeyler pişiriliyor gibi bir çalışma var çünkü iki lider birçok konuda anlaşamıyorsa üçüncü taraf ülkelerin müdahil olup yakınlaşmayı sağlatmalı gibi girişimler var. Bu da baskıyı doğurabilir.

Hükümet sorunun çözülmesi ile ilgili ne kadar görüş sahibi olduğunu halk ile paylaşmalı, 19 Nisan erken genel seçimleri UBP’nin başarısı ile sonuçlanmasının bir nedeni de halkımızın 2004 referandumundaki görüşlerinin değişmesidir. Kıbrıs’ta yaşayabilir ve sürdürülebilir anlaşma için halkların gerçekte benimsediği bir anlaşma modelini gündeme getirmek gerekir. Yabancı güçler ister diye dayatmacı bir anlaşmanın sonu 1960 anlaşması gibi olması endişesini taşımakta hakkımızdır. Hükümet, geleceğimiz ile ilgili kararları mutlaka mecliste tartıştırmalı ve halkımızın bilgisine getirmelidir işte o zaman gerçek demokrasiden bahsedebiliriz.
Künye programı konuğu olan ana muhalefet CTP başkanı Soyer adanın birleşmesi ile ilgili bir anlaşmanın sağlanabilmesi için bizler her katkıyı koymaya hazırız dedi. Talat’ı koşulsuz desteklediklerinin altını çizdi. Soyer Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamından yana olduklarını ve KKTC halkının tüm haklarının korunması gerektiğini de vurguladı. İç politikada UBP hükümetini yerden yere vurdu bundan farklı bir siyaset izlemesi de beklenemez takdir her zaman halkımızındır. Ancak kelime aralarında KKTC’ne sahip çıktığını görüyoruz buda beni gerçekten sevindiriyor ve güven tazeliyorum.

Ümit ediyorum ki bu önümüzdeki süreçte bize dayatmaya çalışacakları planları güçlü siyasi birliktelik içinde ele alıp ulusal davamızda azami nokta da tek ses olabilelim bunu başarmamız gelecek nesillere ışık tutacağından kuşkumuz olmasın her siyasetçi bilmelidir ki makamlar gelip geçicidir
Bu haber 227 defa okunmuştur

:

:

:

: