Guantanamo

Sık, sık ülke gündemine damga vuran, kimi zaman mahkûmların, kendi aralarındaki sorunlarının, kimi zaman idare ile ilgili sorunların gündeme taşıdığı merkezi cezaevi konusunda, mutlaka ki iyileştirici önlemler alınmalıdır.
Sık, sık ülke gündemine damga vuran, kimi zaman mahkûmların, kendi aralarındaki sorunlarının, kimi zaman idare ile ilgili sorunların gündeme taşıdığı merkezi cezaevi
konusunda, mutlaka ki iyileştirici önlemler alınmalıdır. Sanırım bu konuda daha farklı düşünen kimse yoktur. Özellikle çocuk mahkûmların mutlak suretle ayrı bir cezaevine konmaları ve bununla beraber mahkûmların işledikleri suça göre ayrılmaları gerekmektedir. Cezaevinde, herhangi bir sebepten dolayı bulunan insanların, ıslahı ve rehabilitasyonu için uygun şartların yaratılması da bu noktada mecburidir. İyi hazırlanmış bir kütüphane, spor yapabilmek için spor alanları ve tabi ki meslek öğrenmek için atölyeler de birer gerekliliktir. Ve tabi ki cezaevi personeli, onlar içinde görevlerini en iyi şekilde yapabilmelerine olanak sağlayacak tedbirler alınmalıdır. Bu insanların işi gerçekten çok zordur. Çünkü bir yandan kendi güvenliklerini, bir yandan mahkûmların güvenliğini ve bir yandan da toplumun güvenliğini sağlamak gibi bir sorumluluk bu insanların omzundadır.

Suç oranının günden güne arttığı ülkemizde, en başta bu suçların azalması için neler yapılabileceği acilen masaya yatırılmalı ki bu noktada cezaevinde bulunan
mahkumların önemli bir kısmının yabancı uyruklu olduğunu düşünürsek, radikal kararlar alınmalıdır, yoksa suç konusunda çok daha kötü günler kapımızda beklemektedir. Tabi ki suçun hiç olmaması, suç ve suçlunun bu kadar kolay artmaması için de yapılabilecek ne varsa yapılmalıdır. Ülkemizin deyim yerinde ise suç konusunda başı beladadır. Özellikle uyuşturucu konusu en başta gelen suç alanıdır. Bunun yanında günden güne artan, günlük yaşamda pek de alışık olmadığımız olaylar, yıllarca kapı penceresine kilit dahi vurmayan bizleri, olağan üstü güvenlik önlemleri almaya zorluyor. Gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’da ve genel olarak tabi ki Dünyanın her yerinde binlerce cezaevi vardır. Ama ne olursa olsun suçlu dahi olsa merkez insan olmalıdır. Bir insanın bir insana suç işledi diye insanlık dışı muamelesi hem bu davranışta bulunan insanı hem de buna izin veren yönetimi, suçu sabit insandan daha suçlu duruma düşürür.

Daha önce “GUANTANAMO” diye bir yer duydunuz mu, bilmiyorum ama ben orada
yaşananları duyduğum zaman inanın ki kanım dondu. ABD’nin esir kampı olarak bilinen ve Küba’nın GUANTANAMO körfezinde bulunan bu yer yaşanan insanlık dışı dramların, eziyetlerin ve işkencelerin merkezi olarak tüm dünyada adını duyurdu. Özellikle 12 Eylül saldırılarında canı yanan ABD hiçbir kanıt yokken içlerinde Türklerin de bulunduğu birçok insanı mahkemeye çıkarmadan, suçluluğunu kanıtlamadan buraya hapsederek inanılmaz işkencelere maruz bırakmıştır ki hala daha burada birçok insan vardır. ABD’nin ilk zenci başkanı Obama ilk icraatları arasına koyduğu bu insanlık ayıbı yerin kapatılması vaadini yerine getirecek adımları henüz atmadı. Medeniyet dendi mi en ön saflarda yer alan, kendi çıkarları için başka bir ülkenin başkanını infaz eden ABD, Dünyanın gözü önünde insanlık suçu işliyor. Ve her zaman olduğu gibi medeni Dünya bu suça sadece tanıklık ediyor. Her ne olursa olsun suçlanan ve suçu ispatlanmayan her insan masumdur. Suçu ispatlanan bir insanda, yasalar çerçevesin de, suçunun gerektirdiği cezanın dışında, hiçbir şekilde hiçbir kimse tarafından hiçbir sıfatla cezalandırılamaz.
Bu haber 599 defa okunmuştur

:

:

:

: