Öğrenci eylemleri

Eylem ve grev konusunda oldukça renkli olan ülkemizde eylemsiz gün geçmiyor. Kimi zaman öğretmenler, kimi zaman memurlar, esnaf ve üreticiler, son zamanlarda eylemlerine tanık olduğumuz doktorlar, bir çok kesim belli bir amaç için eylem yapıyor.
Eylem ve grev konusunda oldukça renkli olan ülkemizde eylemsiz gün geçmiyor. Kimi
zaman öğretmenler, kimi zaman memurlar, esnaf ve üreticiler, son zamanlarda eylemlerine tanık olduğumuz doktorlar, bir çok kesim belli bir amaç için eylem yapıyor. Şimdi öncelikle grev ve eylemi ayrı, ayrı ele alalım. Çalışanların, çalışma koşullarını, kendi lehlerine evirmek, yeni hak ve menfaatler elde etmek için işyerinde veya ülke çapında belirli ya da belirsiz bir süre için çalışmayı durdurmalarına grev denir. Grev Fransızca bir kelime olup, anlamı “Genel, kamuya ait”dir.

Eylem kelimesine ve gündemimizde neden bu kadar yer aldığına bakarsak, eylem kelime anlamı itibarı ile iş, fiil ircaa ederek, bir durumu değiştirme daha ileri götürme yönünde etkide bulunma çabası anlamındadır. Yazımın ilk cümlelerinde de anlatmaya çalıştığım gibi eylem ve grevler artık günlük yaşantımızın bir parçası oldu. Her gün bulunduğu durumdan rahatsız olan veya herhangi bir karadan memnun olmayan birçok kesim sesini duyurmak için bir takım girişimlerde bulunuyor. Yanlış anlaşılmasın, kimseye grevi ve eylemi öğretecek durumum yok. Ya da hakkını aramak için yasal olan eylem veya grev hakkını kullanan çalışanlarla, emekçilerle haklısınız veya haksızsınız tartışmasına taraf olma gibi bir düşüncem de yok. Ama gerçekten bu konuda artık sınır kalmadı. Sınır kalmadı derken bahsettiğim, eylemin yapılış şeklinden ve eylemi gerçekleştirenler yönünden sınır kalmadığıdır. Gelmek istediğim
nokta açıkça şudur. Öğretmenler, doktorlar, memurlar, işçiler, üreticiler, dernekler derken şimdide ülkemiz de öğrenci eylemlerine tanık oluyoruz.
Hatırlanacağı gibi 28 Mayıs 2008 tarihinde Lefkoşa’daki ortaokul ve liselerde okuyan öğrenciler, “Bu gün sınav yapılmasın” Talebi ile Cumhuriyet meclisi, Milli eğitim ve kültür bakanlığı ile Kıbrıs Türk Öğretmenler sendikası önünde eylem yapmışlardı. Geçtiğimiz Salı günü de bir grup öğrenci “Özgür saç” İsteği ile eylem yaptı. Yeni eğitim döneminin başladığı ilk gün bir grup öğrenci eylem yapıyor. Yani bu durum bana trajikomik geliyor. Okullarda öğretmenden, altyapıya varıncaya kadar onca eksik varken, okullarına eğitim almaları için gönderdiğimiz, bin bir zorluk ile okul malzemesi aldığımız çocuklarımız saçlarını istedikleri modelde tarayamadıkları gerekçesi ile eylem yapıyor. Şimdi, çocukların bu davranışı medeni cesaret yönünden alkışlanmayı hak ediyor. Ama onların yeri okul ve işleri de sadece dersleri.28 Mayıs 2008 tarihli eylem döneminde o günkü hükümetle özellikle öğretmen sendikaları arasındaki ilişkiler gergindi tıpkı bu gün olduğu gibi. Ve bunun okullara, öğrencilere yansıması bu eylemi yaratmıştı. “Özgür saç” Eylemi yine böyle gergin bir ortamın gölgesin de gerçekleşti. Bu tip olayların ileriki günlerde artacağını bu köşeden, şimdiden söylüyorum. Nedeni ise büyüklerini örnek almaları. Umarım yanılırım.



Bu haber 656 defa okunmuştur

:

:

:

: