Blair’ın resmi daveti

EYLÜL ayı bereketiyle başladı.. Önce Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy.. Arkasından Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün..
EYLÜL ayı bereketiyle başladı..
Önce Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy..
Arkasından Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün..
Cuma günü ise Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat..
Bu arada Türkiye’den gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ı unutmayalım..
Cumartesi günü ise Kıbrıs’tan bir başka konuk.. Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas..
Fotbul turnuvası için gelen ekibi de ekleyelim..
Birileri ayağını sürttü.. Gelen, gelene..
Sayın Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez Londra’ya geldi.. Washington seyahati öncesi bir gecelik konakladığı Londra’da , Kuzey için hayati önem taşıyan iki önemli davayla ilgili avukatlar, hukukçularla görüştü..
Biri Orams davası..
Diğeri ise Kıbrıs Türk Hava Yolları ve CTA Holidays’in “direkt uçuş” davası..
İkisi de Temyiz’de görüşülecek..
Orams davası, önce İngiliz Yüksek Mahkemesinde kazanıldı.. Ardından Avrupa Adalet Divanında kaybedildi.. Top yine dönüp, dolaşıp Londra’ya, İstinaf Mahkemesine geldi..
İkinci dava ise binlerce kişiyi ilgilendiriyor.. Onun da Istinaf Mahkemesinde görüşülmesi için önce bir duruşma olacak, izin alınıp, gün belirlenecek.. Sonra o da Temyiz’e gidecek..
Ne rastlantı ki, iki davanın da kaderi hemen hemen aynı günlerde, Kasım ayında belirlenecek..
Sayın Cumhurbaşkanı, bunu “ İlginç bir rastlantı” olarak değerlendirdi.. Ve hep öyle kabul ettiğini ifade etti..
Hayat zaten ilginç rastlantılarla dolu değil mi ??
Talat, Türk basın mensuplarına otelinde, planlanmayan bir briefing verdi .... Kıbrıs konusundaki görüşmelerin uzaması belli ki Türk tarafını giderek sıkıyor, daraltıyor. Sayın Talat’a göre bu uzamanın birleşmeye, uzlaşmaya yararı değil, zararı var.. Aleyhimize işliyor deyişi bundan..

İki toplum lideri, belki ilk kez Londra’da aynı gün buluştu..
Buluştu diyorsam, fiziken buluşma değil.. Aynı şehirde, aynı anda bulunmak anlamında..
Gerçi Talat, akşam üstü ayrıldı.. Hristofyas da o saatlerde kente vardı.. Bu da bir rastlantı..
Kıbrıs’tan bu kadar çok önemli isim daha önce Londra’ya geldi mi ? Hatırladığım kadarıyla “hayır”..
Gerçi resmi hiçbir özelliği yok bu gezilerin.. Sayın Bakanların gezisi ailevi nedenlerle.. Sayın Talat’ınki ise Washington’a geçerken uğrama kabilinde..
Olsun.. Önemli olan gelmek..
Söz geziden açıldı ya.. Sayın Cumhurbaşkanına, Ingiltere’ye resmen davet edilip, edilmediğini sordum .. Geçtiğimiz yıl eski Avrupa Bakanı Caroline Flint, resmen KKTC Cumhurbaşkanının İngiltere’ye daveti konusunda “ yeşil” ışık yakmış.. Kendisiyle, Kıbrıs veya Britanya , nerede olusa olsun görüşmeye hazır olduklarını söylemişti..
Geçtiğimiz aylarda, buraya geldikleri ilk tarihin üzerinden geçen yarım asır sonra ilk kez Başbakanlık konutu, 10, Downing Street’e ayak basan Kıbrıs Türk heyetine de Başbakan Gordon Brown, Sayın Talat’ın resmi daveti konusunda benzeri yorumlarda bulunmuştu..
Kimse, “ Hayır, KKTC Cumhurbaşkanı resmen buraya davet edilemez” dememişti..
Zaten diplomasi nezaketi geleneği bunu herhalde söyleyemezlerdi..
Adaya gelen resmi konukların hemen hemen hepsi , Cumhurbaşkanından, Başbakana, KKTC’de gerekli resmi kişilerle görüşüyordu..
Ancak beni şaşırtan, Sayın Talat’ın, Brown’dan önceki Başbakan Tony Blair zamanında resmen adaya davet edildiğini , sorduğum soru üzerine açıklaması oldu..
Davet edilmesini ilk kez duyuyordum.. Hem buna şaşırdım..
Hem de davete adadaki programını erteleyemediği için gidemediğini söylemesi üzerinde, şaşkınlığım daha da arttı..
Acaba , Sayın Talat, Britanya gibi Kıbrıs için her yönüyle önemli bir ülkenin resmi davetine hangi nedenle gidememişti ?
Adada , Blair Hükümeti davetini erteletecek önemdeki program neydi ?
Bilen varsa, yazarsa benim gibi orada ilk kez duyan meslektaşlarım da ,ben de öğreniriz..
Bu tür resmi davetlerde, Sayın Cumhurbaşkanına göre; “ Önceden ipuçları bulunur ve bunun üzerine gidilerek davetler yapılır. Yani davet gelip, gelmeyeceğini önceden biliyor olursunuz.. “
Yine Sayın Talat’ın sözleriyle, “Öyle bir hava oluşmayınca istemezsiniz”..
İngiliz Dışişlerinden benim edindiğim intiba, Kıbrıs Türk tarafının, İngiltere’ye resmen davet konusunda talepkar olmadığı şeklinde.. Yani Sayın Talat’ın da kendi ağzıyla söylediği gibi , Kıbrıs Türk tarafından bir davet talebi gelmediği.. Herhalde, davete uygun havanın oluşması bekleniyor..

Biz Sayın Talat’ı burada görmekten memnun olduk..Kasım ayında bu sefer eşiyle geleceğini söyledi..Onları bekliyoruz..

Bu vesileyle hepinizin Ramazan Bayramını candan kutlar aileniz ve sevdiklerinizle, sağlık, esenlik, mutluluk dolu nice bayramlar dilerim..
Bu haber 303 defa okunmuştur

:

:

:

: