Bodrum ve Antalya

Birkaç haftadır süren tatil keyfimin sonuna geldim… Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi… Türkiye’nin en gözde tatil beldelerinden Bodrum ve Antalya’daki, sıcakla, denizle, susuzlukla örülü günlerim göz açıp kapayana kadar geçti.. İki ayrı yer, iki ayrı tatil anlayışı..

 

Birkaç haftadır süren tatil keyfimin sonuna geldim… Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi…

Türkiye’nin en gözde tatil beldelerinden Bodrum ve Antalya’daki, sıcakla, denizle, susuzlukla örülü günlerim göz açıp kapayana kadar geçti..

İki ayrı yer, iki ayrı tatil anlayışı..

Antalya, son yıllarda Rus turistlerle daha doğrusu Rusça konuşan konuklarımızla, dolup taşıyor..

Tatil yerlerinde, turiste ne müşteri deniyor.. Ne de turist..

Onların adı ‘ Misafir’ veya ‘ Konuk’..

Size her şeyden önce Bodrum’dan Antalya’ya nasıl gidileceğini anlatayım..

Ülkemizin ilk akla gelen iki tatil yöresi arasında ne yazık ki uçak seferi yok..

Her ikisinde de uluslararası havaalanı olmasına rağmen, nedendir bilinmez ama bu iki yer arasında yolculuk yapmak istiyorsanız 8 saatlik otobüs yolculuğunu göze almak zorundasınız.

Veya önce İstanbul’a, oradan da Antalya’ya veya Bodrum’a uçacaksınız..

Otobüs yolculuğu, klimalı, lüks araçlarda oldukça rahat.. Çam ağaçlarıyla süslü, kıvrım kıvrım Ege ve Akdeniz sahilleri ve yüce dağları arasında kolayca geçiyor.. Ancak bir gününüz yolda harcanıyor..

Antalya, son yıllarda turizmin katkısıyla müthiş gelişme gösteren, Kemer ve Belek sahilleriyle sınırlarını genişleten yıldız kentlerimizden..

Akdeniz’in en güzel koylarından birinde, yeşil ile mavinin, dağ ile bembeyaz kumsalın buluştuğu ,

En kızgın sıcaklarda, serin, tüylerinizi ürperten köşelere, yamaçlara kaçabileceğiniz yaylalarıyla gösterilen ilgiye fazlasıyla layık bir kent..

Bu yıl ilk kez ,

Rus konuk sayısı, Antalya’yı mesken tutan Almanları geçmiş..

Nereye gitseniz Rusça konuşuluyor..

Sadece Ruslar veya eski Sovyet Cumhuriyetleri ülkeleri vatandaşları değil, Türkler de bu dile oldukça vakıf..

İngilizce, Almanca, Fransızca’nın yerini, Antalya’da Rusça almış..

Antalya’da, ‘ All Inclusive’ yani her şey dahil sistemi yaygın..

Aylar önceden yerlerini ayırtan Ruslar, genelde 2 haftalığına, masmavi suların, mis kokulu çamların örttüğü tesislerde rüya gibi tatil geçiriyorlar..

Kemer , Belek ve çevresindeki 6 yıldıza kadar varan tatil köylerine girenler, tatil bitimine kadar tesis dışına pek fazla çıkmıyor..

Yerel yaşama karışmıyorlar..

Esnaf bundan oldukça şikayetçi..

Hepsi birbirinden konforlu, konukları rahat ettirmek için hazırlanan, Türk Hamamından, Uzak Doğu masaj servisine, Türk gecelerinden animasyona aklınıza gelebilecek her şey yerli ve yabancı misafirlerin hizmetinde..

Hele üstünde bir tek  kuş sütünün eksik olduğu açık büfeler, tatilinizin bir şölene dönüşmesi için başlı başına bir neden..

Kaldığımız Simena Tatil Köyü ve Spa, Kemer Çamyuva’nın en eski tesislerinden..

1300 kişilik kapasiteli.. İki katlı bungalow’lar , çamların arasına öyle serpiştirilmiş ki, denizden görmeniz mümkün değil..

Tam kapasitede bile kalabalığı, geniş sahası, sahili ve tesisleri ile anlamıyorsunuz..

Her gün sabah 7’den gece yarısına kadar mutfağı çalışıyor.. Kahvaltıda aklınıza gelebilecek her şey mevcut.. Öğlen çocuklara hitap eden yiyeceklerden, hafif bir şeyler atıştırmak isteyenlere kadar herkese göre yemek çıkıyor.. Geceleri ise apayrı bir tecrübe.. Aralarda verilen meyve, dondurma, gözleme, çay saati gibi ekleri ise yazmıyorum..

Otelin Yiyecek-İçecek Bölümü şefi, özellikle Rusya’dan gelenlerin bazen 48 saatlik uzun ve yorucu bir yolculuk sonrası tatil köyüne geldiklerini, tüm yıl bu tatil için çalışıp, para kazandıklarını belirterek, onları en iyi şekilde ağırlamanın bir numaralı amaçları olduğunu söylüyor..

Buraya gidip de kilo almamak mucize..

 

Antalya ve çevresinin sıcağı ise sizlere hiç yabancı değil..

Üzerinizde ütü geziyor diye tanımlayabileceğim sıcaklığı, sık sık girdiğiniz Akdeniz suları da serinletmiyor..

Ama siz zaten bu iklime alışkınsınız..

 

Bodrum ise iklim, doğa, eğlence biçimi olarak Antalya’dan çok farklı..

Bir kere Ege’nin bu en güzel yarımadası, dünya jet sosyetesinden, müzik devlerine, Hollywood’un ünlü isimlerine,Prens, Prenseslere kadar her yıl sayısız şöhrete ev sahipliği yapıyor..

Her bükü, ayrı güzel..

Yeşil ve mavi burada iç içe..

Hava sıcaklığı, Antalya’ya göre daha serin.. Rutubet, yaz aylarında birkaç gün bazen hissediliyor.. Rüzgarı ise hiç durmayan cinsten..

Bodrum, tatil seçiminde, küçük pansiyonları, butik otelleri, 5 yıldızlı tatil köyleri, ultra lüks mekanları veya balık restoranlarıyla apayrı bir dünya..

Ve tabii plajları.. Veya moda ismiyle ‘ Beach’leri..

Öyle beach’ler ki, cep yakan.. Her güneş batımı ayrı partiyle sonuçlanan..

Paparazzilerin  ünlüleri görüntülemek için köşe kapmaca oynadığı..

Lüks teknelerin demirlediği , denizde tekneden kıyıya veya tekneden tekneye Zodyak botların trafiğiyle başdöndüren..

Ne Antalya, ne Marmaris, ne Çeşme.. Hiçbiryere benzemeyen Bodrum..

 

Bir zamanlar beach’lere gitmek çok modaydı Bodrum’da .. Hala da öyle .

Ancak beach’lerin müdavimlerinin yaşları 25’in altına inince işler değişti..

Geçenlerde konuşuluyordu.. Adı lazım değil.. Türkbükü’nün en gözde plajında, denize sıfır tahtadan yapılan, etrafı tül perdelerle çevrili bir tür çardağın günlük kirası 1.000 YTL diye..

Buna yeme,içme, tesisi kullanma dahil..

Yani birkaç saatliğine, neredeyse bir ailenin bir ay geçinebileceği maaş miktarı..

3-5 gencin denize bile girmeden güneşlenip, vakit öldürmesinin bir günlük bedeli..

Başka plajlarda ise adam başı hedeflenen miktar 75 ile 100 YTL..

Bu miktar, Antalya’da ‘herşey dahil’ tatil beldelerinin bir gecelik konaklama ücreti..

Bodrum, her keseye, her cebe, herkese hitap eden bir belde aslında..

Moda beach’ler, birkaç yıl açık kalıp, sonra sessiz sedasız el değiştirir.. Birkaç ay ne kazanırlarsa..

Bodrum’da bu sene İngiliz turist oldukça az.. Rusça konuşanlar artmış görünüyor..

Ancak Bodrum, Turgutreis ve Yalıkavak Marina’lara gelen yat sayısındaki artış gözle görülüyor..

Mavi turlar, yabancı , zengin turistlerin en gözde tatil şekli..

Bir yaz daha geride kalıyor..

Ve ben Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir gibi aklım ve kalbim Bodrum’da kalarak, dönüyorum..

----

 

Bu haber 124 defa okunmuştur

:

:

:

: