Siyasi tansiyon

Bu yazının konusu, yıllardır yaşanan toplumsal bir yaradır. Ve bu yazıyı okuyan herkesin, bu konuda hemfikir olacağından kuşkum yok. Bu satırların yazarı olarak düşüncem, kesinlikle birilerini suçlamak,birilerini hedef göstermek değildir.Ama artık durum ciddi ve tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.Kıbrıslı Türkler olarak,çok uzun yıllar kader birliği yaptık.
Bu yazının konusu, yıllardır yaşanan toplumsal bir yaradır. Ve bu yazıyı okuyan herkesin, bu konuda hemfikir olacağından kuşkum yok. Bu satırların yazarı olarak düşüncem, kesinlikle birilerini suçlamak,birilerini hedef göstermek değildir.Ama artık durum ciddi ve tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.Kıbrıslı Türkler olarak,çok uzun yıllar kader birliği yaptık. Bölünmezliğimiz ve birlikteliğimiz bizi bugünlere getiren en önemli özelliğimizdi. Bu özelliklerimizi maalesef son yıllarda kaybediyoruz. Milletleri millet yapan, siyasi düşüncelere bakmadan, görüş ayrılıklarına, tercihlere önem vermeden, her anlayışa saygı göstermek ve kabullenmektir. Ülkemizde siyasi alanda faaliyet gösteren, belli kesimleri, belli görüşleri temsil eden siyasi partiler vardır. Tabi ki bu siyasi partileri bir yerlere taşıyan, destekleyen, iktidar yapan, sempatizanlar da vardır. Siyasi partileri birer örgüt olmaktan kurtarıp, kitlelerin sahip çıktığı, peşinden gittiği kurumlar haline getiren yine söz konusu partilerin sempatizanları, destekleyicileridir. Partiler halkın güveni ve bu güvenin sandığa yansıması ile belli bir süre için iktidara yani ülkeyi yönetmeye hak kazanırlar. Bu demokratik sistemin çalışma düzenidir. Ülkeyi yöneten iktidarlar, gün gelir yine halkın takdiri ile yönetimden ayrılıp yine demokratik sistemin, çok önemli görevler yüklediği denetleme yani muhalefet görevini üstlenirler. Bu demokrasi ile yönetilen ülkelerde çok normal bir durumdur. Siyaset, politika hizmet etme yarışı olmanın yanında, kabullenme, üretme ve ayni zamanda da birleştirme sanatıdır. Bu düşünceler ışığında ülkemizde bu konu ile ilgili hangi noktada olduğumuza bir bakalım. Bu güne kadar siyasi bir sebepten dolayı ülkemizde olumsuz herhangi bir olay yaşanmamıştı. Ülkemizi başka ülkelerle karşılaştırdığımız zaman, demokrasimizin sağlamlığı, olgunluğu ile yıllarca övündük. Sözü tahmin edebileceğiniz gibi ülkemizde son günlerde yaşanan en üzücü, en şaşırtıcı olaylarından birine getirmek istiyorum. Ayni mahallede büyümüş iki arkadaşın, farklı siyasi düşüncelerinden dolayı tartışması ve bir arkadaşın diğer arkadaşını ölümcül olabilecek derecede yaralaması. Sebep siyasi görüş ayrılığı, istihdam kavgası. Alınan bilgiler böyle. Cumhuriyetçi Türk Partisi 1970,Ulusal Birlik Partisi 1975,Demokrat Parti 1992 yılında kurulmuş, yıllardır Kıbrıs Türk siyasi hayatına yön veren partilerdir. Bunun yanında TDP, YKP, KSP, ÖRP, BKP gibi belli kesimlere hitap eden partiler de siyasi arenada yer almaktadır. Yıllardır kitleleri peşinden sürükleyen bu partiler artık şahıslar üstü ve topluma mal olmuş kurumlardır. Bu partiler yıllarca iktidar olacak, muhalefette görev yapacak, siyasiler ise gün gelecek görevlerini başkalarına devredecekler. Peki, birbirini kıran, birbirini yaralayan, birbirini karşıt görüşlü diye ayıran, birbirini şu partili bu partili diye nitelendiren insanımız bu kutuplaşmanın sonunda kaybettiklerini tekrar nasıl kazanacak. Ya da bu yükün altından kim kalkacak. Bu konu herhangi bir parti veya şahsın konusu değildir. Ya da niyetim konuyu büyütmek de değildir. Yaşanan bu olay münferit bir olay olarak da değerlendirilebilir. Ama özellikle seçim zamanları toplumun gerildiği de bir gerçektir. Önümüzde ki yıl iki önemli seçim için sandık başına gideceğiz, belki de bir referandum sürecine tanık olacağız. Toplumda ki siyasi tansiyonu şimdiden düşürmek için öncelikle siyasi partilerimize, siyasilerimize büyük görevler düşmektedir. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır.
Bu haber 541 defa okunmuştur

:

:

:

: