Birlik, mücadele, dayanışma ve emek

Ülke gündemi geçtiğimiz Çarşamba günü 27 sendikanın gerçekleştirdiği genel grev ve eyleme kilitlendi. Tabi ki artan domuz gribi vakaları da ayrı bir konu. Ben sendikaların gerçekleştirmiş oldukları eylem ve grevi bu günkü yazımın konusu olarak seçtim.
Ülke gündemi geçtiğimiz Çarşamba günü 27 sendikanın gerçekleştirdiği genel grev ve eyleme kilitlendi. Tabi ki artan domuz gribi vakaları da ayrı bir konu. Ben sendikaların gerçekleştirmiş oldukları eylem ve grevi bu günkü yazımın konusu olarak seçtim. Emek, alın teri ve bu alın terinin namusu demektir. Emek, karşılığı hak olan zaman içerisinde kazanılmış ve geriye götürülmesi zor, verildikten sonra alınması imkansız olan kazançların toplamıdır. Kimse emek vermeden bir şeylere sahip olmak istemez. Kimse emeğinin karşılığını şu veya bu sebepten dolayı kaybetmeyi de istemez.
Bir ülkenin ekonomisine, kalkınmasına yani gelişmesine katkıda bulunan en dinamik kesim, çalışan bir diğer deyişle emekçi kesimdir. Bu özelliği ile memleketin asıl sahipleri emekçilerdir. Geçmiş hükümetin hazırladığı “Maaş,Ücret ve Ek Ödenekleri Düzenleyen (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın yeni hükümet tarafından yeniden gündeme getirilmesi, bu konuda bazı değişikliklerin yapılacağının açıklanması ile çalışan kesimler haklı olarak bir mücadele başlatmışlardır. Bu noktada daha öncede çeşitli ortamlarda ve yazılarımda belirttiğim gibi mutlaka hem çalışanı hem de hükümeti rahatlatacak bir orta yol mutlaka bulunmalıdır. Belli ki hükümetin de çalışanlar gibi sıkıntıları vardır. Kötü bir ülke ekonomisi ve kötü bir hazine devralmışlardır. Ama bunun suçlusu da yılların birikimi ve alın teri ile belli haklar sahip olmuş çalışanlar da değildir. Bu yasanın içeriği ne olursa olsun, kimler için geçerli olursa olsun söz konusu olan verilen hakların budanması ve çalışanın hak mahrumiyetinin olacak olmasıdır. Mutlaka ki hükümet kanadı da sendikaları ve çalışanları karşısına alıp zor durumlara düşmek istememektedir.

Emekçi kesim sadece kamu kesiminde çalışanlarla sınırlı değildir. Özel sektör ve özel sektörde çalışan kesimlerde bu ülkenin refahına katkı koymaktadır. Ve bu katkıyı koyarken kamu sektöründen daha zor şartlarla mücadele etmektedir. Bugün bu ülkede asgari ücretle çalışan binlerce insan vardır. Asgari ücret ise komik düzeydedir. Özel sektör çalışanları sendikal eylem yapma şansları da olmadığı için haklarını savunamazlar ve de iş verenin insafına terk edilmişlerdir. Böyle bir düzen dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Kamu çalışanlarının haklarının yanında özel sektör çalışanlarının hakları da bana göre sorgulanmalıdır. Özellikle hükümete, uygulamaları karşısında destek veren,özel sektör işverenlerinin de çalışanlarının sendika haklarını bir an önce hayata geçirmek için girişim yapmalıdırlar. Devlette bu konuda daha etkin bir rol almalıdır. Yeniden 27 sendikanın yaptığı eylem ve greve dönecek olursak, birlik, mücadele ve dayanışma her konuda toplumun geneline yayılmalıdır. Bu birliktelikten kazançlı çıkacak olan yine toplumdur, bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Bu haber 546 defa okunmuştur

:

:

:

: