HAZIRMIYIZ?

Yıllardır hepimizin adeta diline yerleşen bir söylem vardır. Avrupa Birliği kriterlerine uyum. Esnaftan, memura, öğretmenden, işçiye, inşaatçıdan, sanayiciye ve tabi ki siyasilerimize kadar hepimiz bu cümleyi sıkça kullanıyoruz.
Yıllardır hepimizin adeta diline yerleşen bir söylem vardır. Avrupa Birliği kriterlerine uyum. Esnaftan, memura, öğretmenden, işçiye, inşaatçıdan, sanayiciye ve tabi ki siyasilerimize kadar hepimiz bu cümleyi sıkça kullanıyoruz. Peki nedir? AB normları. Biz bu kriterleri uyguluyor muyuz? Ya da hiç olmazsa uygulamak için hazır mıyız? Yoksa işimize gelen kısmıyla ilgilenip, çıkarımıza göre, bildiğimiz yolda ilerlemeye devam mı ediyoruz.

Avrupa Birliği yani kısaltılmış adıyla AB ilk önceleri basit bir fikir olarak ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu gün 27 ülkenin üye olduğu yaklaşık 500 milyon nüfusu olan ve dünyanın gayri safi yurt içi hâsılasının %30’luk bölümünü oluşturan en büyük siyasi birliktir. Amacı Avrupa da ekonomik ve siyasi birliktelik oluşturmaktır. AB ilk kurulduğu 1940’lı 1950’li yıllarda olduğu gibi değildir. Günümüzde çok genişlemiş, çok gelişmiş bir birlikteliktir.6 üye ile başlayan ilk kuruluş süreci bu gün birçok ülkenin katılımı ile daha da gelişmiştir. AB kriterleri genel olarak ikiye ayrılır. Bu ayırım ilk olarak Kopenhag kriterleri ve ikinci olarak da Maastricht kriterleridir. Kopenhag kriterlerine göre, siyasi kriter olarak, tam anlamıyla çalışan bir demokrasi, istikrarlı bir kurumsal yapı ile insan ve azınlık haklarına saygının temel alınması esas alınmıştır. Ekonomik kriter olarak ise iyi işleyen bir Pazar ekonomisi, AB içindeki piyasa güçlerine ve rekabet baskısına karşı koyabilme kapasitesine önem verilmektedir. Masastricht kriterlerine göre ise ilk göze çarpan unsurlara bakacak olursak; Kamu açığı GSMH’nın %3 den az olmalıdır. Toplam kamu borcunun GSMH’ya oranı %60’ı aşmamalıdır. Daha bir çok ana kriter ve tabi ki daha detaylı kriterler de AB içerisinde uygulanmaktadır.

Ben AB ile ilgili bazı unsurları sizlere anlatmaya çalıştım tabi dilim döndüğünce ve kalemim yazdığınca. Şimdi siz AB kriterleri ile bizim ülkemizin gerçeklerini karşılatırın ve unutmayın ki bunların dahası var. Bulduğunuz cevaba göre tüm hesapları bir kenara bırakalım ve şöyle bir düşünelim. Adamızda şu veya bu şekilde bir anlaşma olsa, ya da ayrı bir devlet olarak, Avrupa bizi içine kabul etse, dünya bizi bağrına bassa, o zaman izleyeceğimiz yolun nasıl olması gerek, kendimizi bu yeni düzene hazır hissediyor muyuz? Ekonomiden, kültüre, eğitimden, sağlığa, spordan, çevreye, çarpık ve düzensiz yapılaşmadan, nüfus kontrolüne, insan haklarından, siyaset sistemimize ve tabi ki günlük yaşamda alıştığımız düzensizliğin değişmesine hazır mıyız? Cevabı sizde.
Bu haber 564 defa okunmuştur

:

:

:

: