Karar sizin

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini nasıl ve neye göre değerlendirirsiniz? Bunu değerlendirirken mutlaka kullanılan ölçütler veya diğer bir deyişle kriterler vardır.
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini nasıl ve neye göre değerlendirirsiniz? Bunu değerlendirirken mutlaka kullanılan ölçütler veya diğer bir deyişle kriterler vardır. Bu kriterler herkese göre değişir, çünkü öncelikle bireyler gelişir, çekirdek aileler gelişir ve bu gelişme toplumun geneline yayılır. Bu gelişme devletler düzeyine ilerledikçe, Uluslararası alanda gelişmiş devletler denen topluluklar oluşur. Bu ülkelerin insanları yapmak istedikleri her şey için daha çok fırsat ve fırsat eşitliği bulurlar, mutlaka her konuda birçok seçenekleri vardır.
Bana göre gelişmişliğin en önemli göstergesi en basit, en yalın anlayışla toplumun refah düzeyi, bireylerin alım gücü, şiddet olaylarının azlığı, söz konusu ülkenin ihracat ve ithalat oranlarıdır. Üretimin tüketimden daha çok öneme sahip olması. Eğitim düzeyi, eğitimde ve sağlıkta alt yapının güçlü olması. Ve elbette trafikle ilgili düzenlemeleri. Daha birçok başlıkla çoğaltabileceğimiz bu örneklerden benim aklıma ilk gelenler bunlar. Benim üstünde durmak istediğim özellikle toplumdaki şiddet olayları. Yani bir insana veya bir canlıya zorla istemediği şeyi bir yaptırmak. Şiddet konusunda, hayretler içinde kaldığımız olaylara tanık oluyoruz, bazen bir haber bülteninde, bazen de bir gazete manşetinde. Ülkemizde, alışkın olmadığımız, şiddet olayları günden güne artıyor. Sanırım üzerinde asıl durulması gereken konu bu olayların artış göstermesinin sebepleri ve bunun yavaş, yavaş günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi. Yani tehlikenin günden güne büyümesi.
Bizler, Kıbrıs Türk toplumu olarak inançlı insanlarız, Allaha inancımız tamdır, devlete, hukuka, adalete inancımız tamdır. Ama marazi bir toplum olmaktan da kurtulamıyoruz. Her şeyin çözümünü hep başkalarından bekliyoruz, her sorunu devlete havale ediyoruz. Hiç şüphem yok ki bu sistemleşen, otomatiğe bağlanan düzenden hiç birimiz memnun değiliz. Başımıza kötü bir olay gelmeden, önlemler alıp ilerisini düşünmüyoruz. Hayatı hep günlük yaşıyoruz. Günlük çıkarlara, günü kurtarma düşüncesine yeniliyoruz hep. Bilerek veya bilmeyerek. Evet, suç dedik şiddet dedik, suçun ve suçlunun artması dedik. Bu konuyu,günü kurtarma güdüsü ile bekletmeye zamanımız yoktur.Öncelikle gözle görünen ve de artan bu tehlikenin nedenleri iyi tespit edilmeli ve doğru zamanda doğru önlemler alınmalı. Uzmanlara göre bu tür olaylar toplumun psikolojisi ile ilgili, ülkemizin, insanımızın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı, Kıbrıs konusundaki bilinmezlik ve başka etkenlerde işin içine girince suç işleme ve şiddet olayları normalleşiyor. Tanık olduğumuz bazı olaylar sadece basına yansımış olanlar, ortaya çıkmayanları düşünmek bile istemiyorum. Son dönemlerin artan suçlarında uyuşturucu açık ara önde, bunun yanında bireysel kavgalar ve çocuklara karşı tüyler ürperten taciz olayları da artışta. Tabi ki trafik ve trafik kazaları da ayrı bir tartışma konusu. Bu unsurları yazının ilk bölümündeki gelişmiş ülke kriterleri ile karşılaştırın ve ne durumda olduğumuza siz karar verin.
Bu haber 537 defa okunmuştur

:

:

:

: