Yarın Bayram...

Yıllar ne çabuk geçiyor... Zamanın bu hızlı akışına “dur” diyebilenimiz yok ne yazık ki!
Yıllar ne çabuk geçiyor... Zamanın bu hızlı akışına “dur” diyebilenimiz yok ne yazık ki! Öyle bir lüksümüz de yok... Geçenlerde bir arkadaşımın doğum günü için minik bir hediye seçecektim. Fazla zamanım olmadığından gözüme kestirdiğim ilk mağazadan içeri daldım. Bijuteri tarzı bir yerdi. Aceleyle bir şal seçtim. Elbette morlu bir şeydi... Onlar paket yaparken ben yandaki çiçekçiye girdim. Tekrar mağazaya döndüğümde, satıcı hanım orasının eşine ait olduğunu, aslında kendinin psikoloji eğitimi aldığını ve en önemlisi öğrencim olduğunu söyledi. Dünyalar benim oldu elbette... Böyle anlarda en mutlu insan benmişim gibi gelir bana... Yıllar sonra geçenlerde beni bir kanalda izlediğini ve zaman kavramı ile ilgili sözlerimin onu çok düşündürdüğünü söyledi. Bana nasıl ulaşacağını bilmediğinden de çok üzüldüğünü anlattı. İşte, dedim, “Yüreğin çağırdı beni, ben sana geldim... “ Aslında hep öyle olmaz mı? Sonra zamanla ilgili düşüncelerime verdiği onayı tekrarladı. Zaman denilen kavramda bir tuhaflık olduğunu anlatmıştım. Bence fizikçiler yeniden dünyanın dönüş hızını ölçmeliler... Dünya eskiye oranla daha hızlı dönüyor eminim... Sadece sabahın oluşunu yakalıyorum... Ardından su gibi akıp giden saatler ve gün batıyor... Neyse ki ben bunların farkında olan şanslılardan sayıyorum kendimi yine de... Bir de farkına varmasam... Eyvah ki ne eyvah! Bir zamanlar çok güzel şarkılar vardı. “ Bayramlar mı eskidi, bizler mi yaşlandık...” ya da “ Bugün bayram, erken kalkın çocuklar!..Annenizi hiç üzmeyin...” diyen şarkılar...Biliyorum bizler yaşlandık, ne kadar ruhumuz aksini söylese de ... Yeni neslin yaşama bakışı gibi bayramlara bakışı da değişti. Biliyorum, değişim kaçınılmaz, değişim olmazsa ilerleme olmaz. Ama yine de yüreğim, sevgilere /saygılara/ merhabalara kocaman yer açacak her zaman... Bayramlar, yaşamımızın dönüm noktaları, kilometre taşları bir bakıma... Ailenin, uzak- yakın akraba kaynaşmasının, dostluk ve arkadaşlığın sıkı bağlarının göstergesi... Günümüzde her ne kadar ticari gövde gösterisi, çılgın alışveriş zamanı sayılsa da yaşayan manevi tarafıyla hala çok özel... Yarın sabah, önce apartmanımda yaşayanlardan başlayacağım. Sonra sokağımdaki benden büyükleri ziyaret edeceğim. Ardından da daha uzaktakilerle kimiyle yemekte, kimiyle bir kahve molasında buluşacağım. Ben, bayramlarda yaşamın manevi tarafıyla huzur buluyorum. Bendeki huzuru onlarla paylaşıyorum. Geçen bayramda aramızda olan ama bu bayram göremeyeceğimiz nice sevdiğimiz ve dostumuzu bir düşünün... HAYAT böyle bir şey... Mum alevi gibi... Şimdi ışıl ışıl, az sonra sönüvermiş... Dönülmez ufuklara gidenlere bakıp bugünün bu anının bir daha yaşanamayacağı bilinciyle birbirimizi daha çok sevmeliyiz diyorum. Ne dersiniz?...
NİCE BAYRAMLARA EFENDİM...
Bu haber 181 defa okunmuştur

:

:

:

: