Bayram mı, alışveriş çılgınlığı mı?

Bayram günü tatlı, neşeli yazmak adettir.. Öncelikle hepinizin bayramını candan kutlar, sevdiklerinizle sağlık, huzur, esenlik dolu nice bayramlar dilerim..
Bayram günü tatlı, neşeli yazmak adettir..
Öncelikle hepinizin bayramını candan kutlar, sevdiklerinizle sağlık, huzur, esenlik dolu nice bayramlar dilerim..
Bayramlar insana coşku, umut, sevinç veren günlerdir.. İçimizin karartısını siler, küsler barışır, günümüzü ışıklandırır.. Kısacası bizi mutlu eder..
Yurdundan uzakta yaşayan bizler pek bayram coşkusunu, sizler gibi doya doya yaşayamayız.. Bir kere bulunduğumuz ülkede bayram değildir.. O hava yoktur..
İş, güç devam eder.. Normal bir gündür.. Çevrenizde bayramlaşabileceğiniz eşiniz dostunuz vardır, var olmasına.. Ancak iş,güç, koşturmaca derken ancak e-mail, telefon mesajı veya telefonla olur kutlamalar..
Bayram namazlarına gidenler çoktur .. Erkekler bu nedenle camilerde daha fazla eş-dost görür, bayramlaşır..
Büyükleriniz varsa onların evine gidilir, el öpülür, hatır sorulur.. Birçok sivil toplum örgütü, eğer varsa ya merkezlerinde veya uygun yerlerde bayram yemekleri düzenler.. Böylece biraraya gelinip, eski gelenekler yerine getirilir.. Hem sosyalleşilir, hem bayramlaşma buralarda gerçekleşir..
Eskiye duyulan özlemin, yaşla ilgisi olduğu sık sık söylenir..
“Ah nerede o eski bayramlar” diyen varsa, yaşı 40’ları geçmiştir , derler..
Yaşlarını bilemem , ancak eskiyi özleyen, o günlerin hasretini çekenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok..
Yaşla da pek ilgisi olduğunu sanmam.. Üniversite öğrencilerinden tutun, 30’lu yaşlarında, hayatın başındaki pırıl pırıl gençlerimiz bile eski günleri arar durumda..
Dünya son yıllarda büyük bir ekonomik bunalımdan geçiyor.. Onun etkisi sadece ekonomiyi etkilemiyor.. Sosyal , kültürel yaşantımız da kaçamıyor dalgalarından..
Bayramın ilk günü Kuzey Londra’daydım.. Wood Green semtinde.. Türkçe konuşanların hem iş yapıp, hem yaşadığı semtlerden biridir Wood Green..
İsmini vermiyeyim, buraya ucuz mal satmasıyla tanınan ünlü bir mağaza açıldı.. Bir büyük şubesi de kentin göbeğinde Selfridges’in tam karşısında var..
Malları pek kaliteli değildir. Bir giydiğinizin , yıkandıktan sonra aynı duracağının da pek garantisi yoktur.. Ancak gençler, ekonomik sıkıntı döneminde kesesine dikkat edenler burayı adeta tapınak haline getirdi İngiltere’de..
Uzun yıllardır ara mahallelerde, küçük mağazalarda çalışan bu işyeri, ekonomik krizle birlikte adeta devleşti.. Herkesin koşup, torba torba eşyayla çıktığı yerler haline geldi..
Ben de Oxford Street’dekine bir kere girmiştim.. Pazen pijamaları, yumuşacık çoraplarından almıştım..
Wood Green’deki mağazasının vitrinindeki pijamalar yine ilgimi çekti.. Ve içeri şöyle bir bakmaya daldım. Yanımda da Türkiye’den gelen bir hanım konuğumla..
Bayram öncesi alışveriş yapanların çılgınlığını uzun süredir ilk kez burada görüyordum.. Ünlü tasarımcıların, dev isimlerin benzeri kıyafetleri, çantalar ısıra sıra “alın beni” dercesine, komik fiyatlarla burada sergileniyor..
Hani bir laf var.. “ Almayanı döverler” diye.. Evet, sanki öyle bir durum.
Daha birkaç hafta önce şık bir butikde gördüğüm el yakan ışıl ışıl payetli, pullu ceket, burada onda biri fiyatına..
A’dan Z’ye ucuzluk mabedi bir mağaza..
Amacım onları övmek değil.. Ancak bayram sevincini, coşkusunu müşterilerine yaşattıkları , insanlara “alışveriş yapabilme” duygusunu verdiği için takdir ettim ..

Bayram gibi coşkuyu veren bir başka duygu da alışveriş olmalı.. Hele herkesin meteliğe kurşun attığı günlerde, eli kolu, torbalarla dolu mağazadan çıkmak, onun verdiği haz, keyif herhalde bayram coşkusu gibi sevindirir birçoğumuzu..
Evet Wood Green’de geçen zamanımda alışveriştekileri, dakikalarca kuyrukta para ödemek için bekleyenlerin yorgunluklarına rağmen mutlu gülümsemesini, bayram sevincine benzettim.
Oldukça materyalistik bir dünyada yaşıyoruz..
Bayramın manevi değerinin, alışverişin verdiği duyguyu yaşatmasını düşünmek bile belki saçma..
Ancak, Hristiyan aleminin en büyük dini bayramı Noel’in , son yıllarda tamamen alışveriş çılgınlığına dönüşmesinin bir nedeni de bu olsa gerek..
Noel’in ne olduğunu birine sorsanız, Hristiyanların peygamberi Hz.İsa’nın doğum günü olduğunu söyleyecek çok az kişi bulursunuz..
Ama herkes Noel için kendine, yakınlarına kart veya hediye alır..
Bizim bayramlarımız da uzun yıllardır, tatil, bir yerlere gitme kültürüne kaymaya başladı.. Evinde oturup, küçüklerinin gelmesini bekleyen veya büyüklerine, komşularına ziyarete gidenlerin sayısı giderek azalıyor..
Wood Green’deki bir saatlik gözlemlerim bana da “ Ahh nerede o eski bayramlar” dedirtti..
Olur da Londra’ya gelir, yolunuz Wood Green’e düşerse, bu mağazaya bir uğrayın.. Benim tarifimle hangisi olduğunu bildiniz sanırım..
Veya açılan en yeni mağaza derseniz, herkes size burasını gösterir..
Yılın her günü bayram coşkusunu yaşamak isteyenler için ideal adres...
Bu haber 295 defa okunmuştur

:

:

:

: