Noel gelirken

Bir yılı daha geride bırakıyoruz… Şunun şurasında yılbaşına ne kaldı ki.. Hıristiyan ülkelerde yaşayanlar Christmas veya Noel öncesi yaşanan canlılığı, süsleri, partileri, hediye alımlarını iyi bilirler..
Bir yılı daha geride bırakıyoruz… Şunun şurasında yılbaşına ne kaldı ki..
Hıristiyan ülkelerde yaşayanlar Christmas veya Noel öncesi yaşanan canlılığı, süsleri, partileri, hediye alımlarını iyi bilirler..
Bir tür alışveriş çılgınlığıdır Noel’ler Batı dünyasında… Dini bir bayram olduğu unutulur çoğu kez. Aslında bizim Ramazan ve Kurban bayramları gibidir Noel de kutlanan, Hıristiyan dininin peygamberi Hz. İsa’nın doğumudur.
25 Aralık Noel günüdür.
Ancak son yıllarda alışveriş çılgınlığına dönen dini bayramlardan, İngiltere de nasibini almış ve almaktadır. Ekonomik kriz dünyanın dört bir yanını etkiledi etkilemesine. Bazı köşeler ne yazık ki daha fazla etkilendi. İlk vurgunu geçtiğimiz yıl yaşadı Britanya. Herkes kemerlerini sıkmaya başladı ve Noel’i önceki yıllara göre daha az tüketerek geçirdi. Alışverişlerinde dikkatli oldu.
Bu yıl ise son 15 yılın en sönük, tüketicinin en büyük dikkatle kuruşunu hesapladığı yıl olarak gösteriliyor..
Tatil ve bayram sezonunda, başkent Londra başta olmak üzere tüm ülkede gözle görülür, elle tutulur bir sönüklük yaşanıyor. Evet, sokaklar, caddeler şıkır şıkır. Christmas süsleri vitrinleri, caddeleri bir boydan bir boya süslüyor… Noel’in geldiği her haliyle belli. Vitrinler rengarenk eşyayla dolu.. Süpermarketler derseniz geleneksel yiyecek, içkilerle dolmuş, taşıyor. Ve Noel’e özel gıdalar haftalardır buzdolaplarında satışta.
Hindiler donmuşu, tazesi, butu, göğsüyle soğutucularda. Neyse ki bu sene geleneksel hindiden usanan İngilizler, daha çok sığır eti, kaz, ördek gibi değişik et türlerine rağbet etmeye başlamış… Çeşit çok.
Gıda sektöründekilerin endişesinden fazlasını, caddelerdeki ünlü mağazalar, butikler, elektronik eşya satıcıları yaşıyor. A’dan Z’ye hediyelik eşya satışlarında son yılların en düşük düzeyi yaşanıyor.
Her sene bu zamanlarda en az 30-40 tebrik kartı gelirdi eve.. Şimdiye kadar aldığım kart sayısı sadece 1…
Oturup, kartlarımı yazmaya bu günlerde başlar, son Noel postasına yetiştirirdim.. Gerçi e-mail, SMS ve telefonla bu işleri hafiflettik hepimiz son yıllarda. Ama yine de büyüklerimize, resmi yerlere geleneksel haberleşme yöntemiyle kart gönderip, almanın tadı bir başkaydı.
Bu da azaldı.
Neden mi? Britanya’da postada her hafta 1 milyona yakın mektubun, kartın kaybolmasından başka. O bayram ruhu, duygusu, sevinci de kalmadı. Kimsenin Noel’in gelişinden etkilendiği yok. Daha doğrusu alışveriş için Noel’i bahane etmek artık tarihe karıştı.
Kimse kimseye hediye almıyor. Veya alacaklarsa, belli bir bütçenin üstüne çıkmıyor, çıkamıyor…
Britanya ekonomisi küresel krizden en fazla etkilenen Batı ülkesi... Kızım geçen hafta New York’taydı. Ve Christmas’ın ne kadar fazla hissedildiğini söylüyordu. Bir arkadaşımın oğlu Bremen’deydi. O da yaklaşan Noel’e Almanların nasıl coşkuyla, neşeyle hazırlandığını anlatıyordu..
Londra’ya gelin bir bakın.. Kuru bir kalabalık var. Merkezdeki restoranlar dolu, yiyip-içen tabi var.. Ancak eli kolu mağazalardan çıkanların yerinde yeller esiyor…
Bu sahneleri görmek için ya en ucuz mağazaların önüne gideceksiniz… Veya en pahalılarına.
Orta sınıf ancak kredi kartlarını temizlemekle meşgul.. Bu sene Noel’de ancak mutfak masrafları karşılanacak.
İkinci yılda da Britanya’da yaşayanlar, geleneksel hediye alışverişini bıçak gibi kesmiş durumda.. Ve yapılan istatistiklere göre bu oran yüzde 31.5… Yani üçte bir gibi yüksek bir rakam.. 2003 Aralık ayında ortalama 425 sterlinken, şimdi 321 sterline düştü.
Alışveriş yapanların bir nedeni yılbaşından sonra yükselecek vergi oranları… VAT veya KDV’ler… Şimdi yüzde 15 olan vergi oranı, 1 Ocak’tan itibaren yüzde 17.5’a çıkacak…
Alışveriş deyince hangi cinsiyet akla gelir…
Kadınlar tabi ki. Ve alışveriş listesinde en büyük kısıntı da kadınlardan geliyor. Çoğu da Noel sonrası büyük ucuzluğu beklemede… Yüzde 75’e kadar inen fiyatlar, ekonominin en dar boğazda olduğu bu günlerde beklenmez de, ne zaman beklenir?
Bir başka gelişme ise toplumun çevre dostu bilinci konusunda. Yeni yıl, Noel denince akla ilk gelenlerden çam ağacı da bunlara uydu. Eskiden gerçek mi, plastik mi tartışması bir yerde noktalanıyor. Artık ailelerin çoğu gerçek çam ağaçlarını, kiralama eğiliminde… Büyük kısmı Norveç’ten gelen, bir kaç hafta yaşayabilen irili, ufaklı ev içine konabilen boyda çam ağaçları artık yıllarca kullanılabilecek şekilde yetiştiriliyor…
En ucuz, sadece dekorasyon görevi gören, yüzde 90’I ocak ortalarında çöpü boylayan çam ağaçları, artık kiralanıyor.. Geçen yıl 300 ağaçla başlayan yeni ekol, bu sene 11 bini aştı… Kiralayanlar, aynı ağaçları önümüzdeki yıllarda da kullanabiliyor..
Artık evlere girmeyecek boyuta gelenler ise Savunma Bakanlığı bahçe tasarımcılarına veriliyor…
Hem daha az ağaç kesilmiş oluyor, hem çam ağaçları yaşatılarak doğaya, ekonomiye daha fazla katkı sağlıyor…
Ağaç kiralanma işi 15 ile 30 sterlin arasında değişiyor… Almaya kalkasınız bu fiyat 45 sterlinden başlıyor. Kiralık çam ağacı servisi İskoçya’dan Gallere kadar tüm ülkeyi sarmış durumda.
Evet, burada da eski Noel’ler artık yaşanmıyor… Ne ağacıyla, ne bayram coşkusunun hissedilmesiyle. Ne de ruhuyla… Britanya yeni bir yıla, Noel’e hazırlanıyor, hazırlanmasına… Seneye bu günleri de arar mıyız bilmiyoruz. 25 Aralık’ta değişmeyecek geleneklerden biri Kraliçe’nin saat 3’deki konuşması olacak…
Bakalım bu sene hangi mesajla vatandaşlarına seslenecek…
Bekleyip, dinleyeceğiz…


Bu haber 282 defa okunmuştur

:

:

:

: