İhtimaller

2009 yılının son günlerini yaşıyoruz. Ülke olarak çok yoğun günler yaşayacağımız, 2010 yılı için artık geri sayım başladı.
2009 yılının son günlerini yaşıyoruz. Ülke olarak çok yoğun günler yaşayacağımız, 2010 yılı için artık geri sayım başladı. En önemli konu doğal olarak 2010 Nisan ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi. Cumhurbaşkanlığı seçimi için türlü senaryolar üzerinde duruluyor. İlk önce adayların kimler olacağı, bu zorlu yarışı kimin kazanacağı üzerine çeşitli görüşler dile getiriliyor. Cumhurbaşkanlığı makamı nasıl olmalı? Cumhurbaşkanı doğal olarak görüşmeci görevini de yüklendiği için en önemli ve en zor görevi tabi ki Kıbrıs’ta barış projesini gerçekleştirmek. Barış için devam eden görüşme süreci, Cumhurbaşkanına devletin başı olmanın yanında müzakereci ve uluslar arası alanda da toplum lideri sıfatlarını ekleyecek.

Cumhurbaşkanlığı makamı içte yani ülke sınırları içerisinde yerine getireceği görevler nelerdir? Öncelikle Cumhurbaşkanı kim olursa olsun, siyasi görüşünü bir tarafa koymak zorundadır. Cumhurbaşkanı tüm kesimlere, tüm siyasi görüşlere eşit mesafede olmalıdır. Toplum lideri olmakla, bir siyasi parti mensubu olmak arasında çok ciddi farklar var. Şu an Cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren Sayın Talat’ın bu konuda eksikliği olduğu çeşitli ortamlarda tartışılıyor. Sayın Cumhurbaşkanının her ne kadar dışta Türk toplumu lideri sıfatını taşısa da toplum genelinde CTP lideri kimliğinden kurtulamadığı görüşü yaygındır. Bu kanıya bulunduğum ortamlarda ki havadan edindiğimi söyleyebilirim. Cumhurbaşkanlığı seçimi için tam açıklanmasa da başka adaylarda vardır. Ulusal Birlik Partisi genel başkanı ve Başbakan Sayın Derviş Eroğlu’nun adaylığını açıklaması sürpriz bir gelişme olmayacaktır. Sayın Eroğlu’nun aday olması ve seçilmesi durumunda UBP lideri kimliğinden ayrılması mümkün olacak mı? Bu sorunun cevabını zaman ve zamana göre yaşanacak gelişmeler gösterecek. Adı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için geçen bir başka isimde Sayın Mustafa Akıncıdır. Ben bu ihtimali pek mümkün görmesem de Sayın Akıncının siyasi duruşu, birikimi ve şu an için bir siyasi parti temsilciliğinden uzak olması bu olasılığı mümkün kılabilir.
Cumhurbaşkanlığı makamı için yapılacak seçimi, Kıbrıs konusu ve siyasi partiler yönünden ele alırsak; Kıbrıs konusunda ilerleyen süreç mutlaka etkilenecektir. Sayın Talat’ın veya Sayın Eroğlu’nun seçilmesi durumunda ki bu iki ismi kamuoyunda sıkça geçtiği için veriyorum, görüşmeler devam eder fakat bana göre bir ivme kaybı olur. Yani süreç yavaşlar. Siyasi partiler yönünden de bu seçimin önemi büyüktür. Sayın Talat Cumhurbaşkanı makamına seçildiği zaman, Cumhuriyetçi Türk Partisi çekirdek kadrosu durumu iyi toparladı ve tecrübeli yöneticiler partiyi iktidara taşıdı. Ulusal Birlik Partisi bu dengeyi sağlayabilecek mi? Partinin çekirdek kadrosu iktidar erkini devam ettirmek için gerekli önlemleri alabilecek mi? Bu da zamanla karşılık bulacak bir soru. Sayın Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı UBP’ yi hükümet etmek için gerekli yeter sayısında da zorda bırakabilir. Diğer siyasi partiler de oluşacak yeni tablo karşısında değerlendirmeler yapacaktır mutlaka. Bir koalisyon ihtimali ve erken genel seçim olasılığı da akla gelebilir. Bu düşünceler tabii ki sadece ihtimal. Bu düşüncelerin ne kadarının gerçekleşeceğini zaman ve sandık gösterecek.
Bu haber 627 defa okunmuştur

:

:

:

: