Bütün çocuklar birinciydiler...

Şiir, gökkuşağının yedi rengini çocuk gülüşlerinde aramak, yeni gelen güne umutla “ merhaba” demektir. Şiir, sevgi denizinde mavi yolculuğa çıkmak gibidir.
Şiir, gökkuşağının yedi rengini çocuk gülüşlerinde aramak, yeni gelen güne umutla “ merhaba” demektir. Şiir, sevgi denizinde mavi yolculuğa çıkmak gibidir.

Ne hoş sözler değil mi? İnsanın içi ısınıyor söylerken bile... Hele de şairseniz... Şiirden söz ediliyorsa, kendinizden geçersiniz benim gibi... Ahmet Özçaylı’nın başkalığını yaptığı OKSEM ( Orak Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi) in Girne Bölgesi 1. İlkokullar arası Şiir Okuma Yarışması vardı. İki hafta kadar önce Ahmet Bey aramış, kısaca anlatmıştı. Sonra Cafe Dükkan’da bir kahve molasında ayrıntıları konuştuk. Kanalım Ada TV. her zaman olduğu gibi yanımızdaydı. Gazetem Star Gazetesi’nin çocuklar için hazırlattığı iki koli kitapla bu etkinliğe katkı koydular.

Bugün bu şiir yarışmasında jürideydim. Sonsuz mutlu oldum, yapılanlardan gurur duydum. Ahmet Bey, eşi Deniz Hanımla güzel ve neredeyse kusursuz biçimde bir ilke imza attılar merkezleri adına... Girne Belediyesinin yeni hizmete giren tiyatro salonunda heyecan doruktaydı. İlgi, düşündüğümün çok üstündeydi. Girne’ye bağlı 16 ilkokulun katılımı harika bir şeydi. Öğrenciler, öğretmenleri, okul müdürleri ve aileler...

Fon müziği eşliğinde öğrenciler, çok özenle seçilmiş şiirler okudular, son derece anlamlı, duygu yüklü dizelerden oluşan şiirler... Her biri öyle heyecanlıydılar ki, anlatılmaz! Ses tonları, jest ve mimikleri... Bence onlardan yaşça büyük sınıflardakiler bile bu kadar güzel okuyamazlardı, diye düşünüyorum. Aslında jüride bulunan arkadaşım Kansu ile ben de aynı düşüncedeydim, keşke adı yarışma olmasaydı ve hepsi birinci diyebilseydik...

Olsun... Aslında hayatın kendisi yarış... Onlar da öyle ya da böyle bu yarışa hazırlanmalılar... Hem de son derece donanımlı olarak... Yaşam koşusunda başarılı olabilmeleri için şimdiden yarışın ne demek olduğunu bilmeliler... Hatta gerilerde kalmanın da nasıl bir şey olduğunu, yenilgiyi kabul etmeyi, daha da ötesi onu içlerine sindirebilmeyi de öğrenmeliler...
Ama galiba onlar bunu çoktan öğrenmiş. Yarışma sonrası ağlayan, itiraz eden ya da aileleri tarafından teselli edilen görmedim ben... Etkinlik sonunda kendilerine ikram edilenlerle gayet mutluydular. Bıcır bıcır gülüp konuşuyorlardı.
Girne Amerikan İlkokulundan Ece Çelik, Melih Cevdet Anday’ın Düzenli Dünya şiiriyle birinci olurken, Ağırdağ- Dağyolu İlkokulundan Beyza Tuna, Sokak Çocuğu şiiriyle ikinci, Çamlıbel Aysun İlkokulundan Elif Hacıvelioğulları Ataol Behramoğlu’nun Bebeklerin Ulusu Yok isimli şiiriyle üçüncü oldu.

Şiirlerin isimlerine bakar mısınız, ne kadar anlamlı... Zaman zaman gelecek nesiller adına endişeye kapılan ben, onların güzelliklere attıkları imzaları gördükçe umutlanıyorum. Bilinçli, çalışkan ve en önemlisi farkındalıkları gelişmiş bir nesil geliyor deyip heyecanlanıyorum...
Yarışma sonrası sohbette yanımıza gelen Beyza, kendisi beşinci sınıf olduğundan yanında bulunan dördüncü sınıf öğrencisi Gülçin’e bayrağı devretmeye hazır bile... Gülçin, heyecanla, gözleri ışıl ışıl parlayarak “ Seneye ben yarışacağım ve kazanacağım...” diyor.
İşte bu... İstediğimiz, arzuladığımız yeni nesil... Kutluyorum anne- babalar sizi... Yürekten kutluyorum öğretmenleri sizi.... Bize bu güzel anları görme fırsatını yaratan sayın Ahmet Özçaylı’yı ve ona gönülden destek veren Girne Belediye Başkanımı da içtenlikle kutluyorum.

Toplumlar, cesur ve atak kişilerin yol göstericiliğinde daha kolayca geleceğe koşarlar... Hem de emin adımlarla... Daha mutlu bir gelecek, SEVGİ ile gerçekleşecek...
Bu haber 158 defa okunmuştur

:

:

:

: