OSCAR WILDE ve...

Kitapları tekrar tekrar okumak, olayları hatırlamak, daha önce okurken atladığınız ya da gözden kaçanlar... Elbette zaman sizi olgunlaştırdıkça önemsedikleriniz de farklılaşıyor. Bu iş bayağı hoşunuza gidiyor.

Kitapları tekrar tekrar okumak, olayları hatırlamak, daha önce okurken atladığınız ya da gözden kaçanlar... Elbette zaman sizi olgunlaştırdıkça önemsedikleriniz de farklılaşıyor. Bu iş bayağı hoşunuza gidiyor.

Geçenlerde Herşeye Karşın Dergisinin eski sayılarından birini aldım elime. Yazarın eserine ait yazıyı okuyunca sizinle paylaşmak aklıma geldi. Ben dergileri de kitapları da yutarcasına okumam. Yavaş yavaş, sindire sindire, keyifle okurum. Sıkılırsam bırakıveririm de... Bilirim ona ihtiyacım olduğunda bana kendisi tekrar gelir. Bu tarz okuma şekli de doğal olarak, insanı hiç sıkmaz.

Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi isimli romanını da ilk defa 1982 de Atatürk Kız Meslek Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptığım yılda okumuştum. Vay vay amma hafıza demeyin... Pek çok okulda öğretmenlik yapmanın güzelliklerinden biridir bu da... O yıllarda ikinci oğluma hamileydim. Okulun özellikle klasik eserler açısından çok zengin bir kütüphanesi vardı. MEB’e ait basılı yayınlar çoğunluktaydı. Beyaz, sade kapaklı kitaplar... Dersimi kütüphanede yapardım ve en küçük örnek cümle bile ünlü yazarların romanlarından alınmış olurdu. Son derece keyifli bir ders olurdu. Kitabı hazır elim e almışken kısaca da söz ederdim içindekilerden. Şayet okumamışsam kenara ayırır, ilk işim onu okumak olurdu.

Gelelim yazara... Oscar Wilde, İrlandalı şair, yazar... Ressam bir anne ile soylu bir babanın oğlu... İyi bir eğitimi var. Ancak ömrü kısa... Çok da ilginç bir kişilik... Yazarın tek romanı Dorian Gray’in Portresi... Aslında sanki kendisi... Öyledir zaten. Sanatçılar en iyi bildikleri kendileri olduğundan önce kendilerinden yola çıkarlar... Tipler tamamen olmasa da yer yer kendilerine benzer.
Yakışıklı Dorian, bir ressama bir portresini yaptırır. Kendini o kadar beğenir ki Tanrı’dan bir dilek diler. Portre ile kendi yer değiştirecektir. Kendi hiç yaşlanmayacak, hep genç kalacak ama kendinin yerine portresi yaşlanacaktır. Özellikle kötü şeyler yaptıkça çirkinleşecektir. Dileği kabul edilir...

Bence bu insanın kendisiyle mükemmel bir YÜZLEŞMESİ’dir. Her olaydan sonra Dorian, heyecanla portresine koşar. Her şey istediği gibi olur. Kendinin çirkinliklerini görür tıpkı bir ayna gibi... Çok rahatsız olur. Hatasını anlayınca iyilik yapmaya, daha iyi insan olmaya uğraşır. Ne var ki bunu da bilerek, şartlı yaptığı için kabul görmez... Karşılık beklentisine girdiği için ne yaparsa yapsın dürüstlük sayılmaz...
Keşke bizim de kendimizi gösteren portrelerimiz olsa... Elbette sadece daha iyi olma adına... Kitabı mutlaka okuyun, seveceksiniz. Yazarın hayatını da internetten öğrenebilirsiniz. Kitaplara yolculuğunuz hep sürsün efendim.
Not: Okuduklarınızı benimle paylaşmanız beni çok sevindirir. Görüşlerinizi aysetural@yahoo.com.tr ye beklerim.

Bu haber 153 defa okunmuştur

:

:

:

: