ŞİİRE HOŞGELDİNİZ…

Biz sanatçılar, kendi dalımızla ilgili hangi etkinlik olsa, ne yapar eder oraya mutlaka gideriz.
Biz sanatçılar, kendi dalımızla ilgili hangi etkinlik olsa, ne yapar eder oraya mutlaka gideriz. Sanırım zayıf noktamızdır. Bu, bizim onunla varlığımızı sürdürdüğümüzden olmalı. Herkes bizim gözümüzle dünyaya baksın isteriz. İster resim, ister şiir, ister heykel olsun herkes bu sanatı sevsin, hoşlansın isteriz. Mesela ben, “ Şiirden anlamam, sevmem…” diyenlere içten içe gücenirim bile.

Girne şu aralar, çeşitli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Doğrusu bu güzel sahil kentine de bu çoook yakışıyor. Bunda belediye başkanımızın ve çalışanlarının emek ve özverilerinin payı var. Çarşamba akşamı, adını sıkça duymaya başladığınız OKSEM’in Girne Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediği “ Şiir ve Müzik Dinletisi” vardı. Kambersiz düğün olmaz misali, ben de oradaydı elbette. Şiir dendi mi, gökyüzünde olsa çıkacak merdiven ararım.

Geceye, sıcacık evlerini, harika dizilerini bırakıp gelenlere binlerce teşekkür ederim ben kendi adıma… Gerçekten büyük fedakârlık… Çünkü bir etkinlikten söz ettiğinizde, geliriz, demek adettir de davete icabet eden nedense çok az olur. Hep bir takım bahaneler çıkar. Yağmurun yağması, havanın soğukluğu bahanedir. Aslında gelmeyenler çok şey kaçırmış olurlar ya, farkında değillerdir.

Gündelik yaşam koşuşmacasında alışılmışın dışına çıkmak, nefes almak, farklı hobilere zaman ayırmak hayata renk katar. Kış aylarının gri yaşamına, biraz ışık, biraz sıcaklık katmak istemez misiniz? Her fırsatta yaşamın sıkıcılığından yakınırız. Yakınırız da onu değiştirmek için, nedense parmağımızı kıpırdatmayız.

Gece, çiçeklerle bezeli, mumlarla ışıklandırılmış sahnede başladı. İlk olarak ilkokullar arası şiir yarışmasında ilk üçe giren çocuklarımız şiirlerini okudular. Ardından 15 şair, edebiyat öğretmeni, şiirsever sahnedeydi. Programın tam ortasında baba- kız Özgürseller, harika bir müzik dinletisi sundular. Yan flüt ve gitar eşliğinde… Levent Kolejde okuttuğum kızım Fatoş’u etkinlik için arayıp davet ettiğimde beni kırmadı, hemen evet dedi ve babasıyla nostaljik ve romantik parçalarla salondakileri büyüledi.

Sizler ruhunuza zaman ayırmayalı ne kadar oldu? Aynı şekilde, yavan yaşamaktan bıkmadınız mı? Bir şeyleri sevmek için kendinizi neden zorlamıyorsunuz? Hobilerinize yeni hobiler katmayı biraz düşünseniz; inan ki yakındığınız o monotonluk ortadan kalkacaktır.

Ben unutmadan OKSEM Başkanı Ahmet Özçaylı ve zarif eşine, bu emekleri için teşekkür ediyorum. Bizi yalnız bırakmayan tüm dostlarıma ve en önemlisi Leman kızıma (Özkan) ve arkadaşlarına, iyi ki geldiniz diyorum. Hep “ Aynı cins kelebekler aynı ormanda yaşar…” derim. Lütfen sizler de bizim ormanımıza uçun. Orada harika duyguları bizlerle paylaşacaksınız. Sanatla, şiirle dolu bir hayatın daha güzel olduğunu anlayacaksınız.
Bu haber 182 defa okunmuştur

:

:

:

: