Moon’un gelişi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un günlerdir beklenen, ne getirip ne götüreceği merak edilen, Kıbrıs ziyareti gerçekleşti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un günlerdir beklenen, ne getirip ne götüreceği merak edilen, Kıbrıs ziyareti gerçekleşti. Sayın Moon şu anda dünyanın en önemli uluslar arası kuruluşu olan, BM’nin genel sekreteridir. Kıbrıs sorununa, BM parametreleri çatısı altında çözüm bulunması, adada ki her iki tarafında ortak arzusudur. Her ne kadar beklentileri karşılamasa da bu ziyaret gerçekten önemli. Bu önemli ziyaretin gelişimine bakacak olursak, ziyaretin ilk açıklandığı günlerde Kıbrıs’ın kuzeyinde memnunluk, güneyinde ise memnunsuzluk hakimdi. Nitekim her iki tarafta bunu açıkça belirtti. BM genel sekreteri eski Larnaka hava limanından adaya giriş yaptı. Hemen akabinde Hristofyas’ın onuruna verdiği yemeğe katıldı.

İlk olarak, bu ziyarete ayrı bir penceren bakmak ve şunu belirtmek isterim ki, Kıbrıs’ta barışı destekleyen ve içinde bulunulan durumun, sürdürülebilir olamadığını, düşünen bir Kıbrıslı Türk olarak, Moon’un Larnaka’dan adaya gelmesini adil bulmadım. Art niyetli olmak istemem, ama bu Kıbrıs Cumhuriyetinin, meşruluğunu ve bu Cumhuriyetin yönetimini bu aşamada, kabullenmektir. Görüşme sürecinin devam ettiği bu noktada, taraflara eşit mesafede olunması gerekiyor, bunun içinde atılacak en küçük adıma bile dikkat edilmeli. Kesinlikle Moon’un Kıbrıs’a Ercan’dan giriş yapması, gerektiğini söylemiyorum. Bana göre bu olay yurt dışında da gerçekleşebilirdi ve tarafsızlığı ön plana çıkarılabilirdi, kaldı ki karşılamada ve de onuruna verilen yemekte, Türk tarafından kimsenin olmamasını da yadırgadım. Türk yönetiminden hiç olmazsa bir yöneticinin, temsilci olarak dahi olmasını isterdim. Bu görüşme Kıbrıslı Türk ve Rumların ortaklık arayışı çabalarına, destek vermek için yapılmışsa en başta muhatap sadece Güney Kıbrıs’mış gibi bir imaj yaratılmamalıydı. Moon’un ve tabi ki BM’nin Kıbrıs’la ilgili izlediği yol, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilgili değil, Kıbrıs’ın diğer ortağı olan ve Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında olmayan Kıbrıslı Türklerledir de ayni zamanda. Yani sorun Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıslı Türkler arasında değil, Kıbrıs’ta yaşayan, 1960 yılında kurulan Cumhuriyetle, bir ortaklık kuran fakat yaşatamayan, iki halk arasındadır.

Sayın genel sekreter daha sonra kuzey Kıbrıs’a geçti, Sayın Talat’ı Cumhurbaşkanlığı sarayında ziyaret etti. Rum yönetimi, Cumhurbaşkanı Talat’ın, makamında BM genel sekreteri tarafından ziyaret edilmesine tepkili. Onlara göre Talat’ın BM genel sekreteri tarafından, Cumhurbaşkanlığında ziyaret edilmesinin anlamı, KKTC makamlarının dikkate alınmış olması. Sayın Talat şu anda KKTC’nin Cumhurbaşkanıdır ve Türk halkının müzakereci görevini vererek, yansıttığı iradesidir. Kesinlikle körelmiş bazı duyguları, ön plana çıkarmak gibi bir niyetim yoktur. Ama kendimi Kıbrıslı bir Rum’la her platformda eşit görüyorum. Bu eşitlik benim ve benim gibi bu ülkede yaşayan her insanın hakkıdır. Bu güne kadar Kıbrıs’ta yaşamanın bana verdiği haklara sahip olmak içinde gerekli bedeli ödediğimi düşünüyorum. Özellikle uluslar arası alanda, Kıbrıs’ta yaşayan herkesin eşit olduğu kabul görürse kırk yıllık çözümsüzlük tarih olur.
Bu haber 446 defa okunmuştur

:

:

:

: