Gündemden

Kıbrıs adasının her iki tarafında da sorunlu günler yaşanıyor.
Kıbrıs adasının her iki tarafında da sorunlu günler yaşanıyor. Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile kızışan ortam, muhtemelen haziran ayında yapılacak yerel seçimlerle ilgili çalışmalar, işten çıkarılan yaklaşık 300 kamu çalışını ve bu gelişmeye gösterilen tepkiler, buna bağlı olarak 11 sendikanın bu gün yapacağı eylem, bu kısa başlıklar KKTC’de yani iç gündemimizde son günlerin en önemli konuları. Ayni zamanda güney Kıbrıs’ta da Kıbrıs müzakereleri sebebiyle, koalisyon ortakları arasında ki kriz büyüyerek sürüyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılan tüm yorumlar ve seslendirilen görüşler, ortada henüz bir adayın, olması sebebiyle yapay bir zeminde sıcaklığını koruyor.
Hatırlanacağı gibi KKTC eski dışişleri bakanı ayni zaman da yaklaşık iki yıl UBP başkanlığı yapmış, Sayın Tahsin Ertuğruloğlu Başbakan ve UBP Genel başkanı Sayın Dr. Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamadan önce, Sayın Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı makamına aday olması ve seçilmesi durumunda, UBP başkanlığına yeniden aday olacağını açıklamıştı. Sayın Başbakanın Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladığı gün ve saatlerde Sayın Ertuğruloğlu, Türkiye Başbakanı ve AKP Genel başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü. Bu görüşme elbette KKTC’deki siyasi gelişmelerle yakından ilgilidir. Bu görüşmenin, KKTC ‘deki siyasi ortamın nabzını, sadece içinde bulunulan bu güne değil ileriki günlere de şekil vereceği kesindir.
Türkiye hükümetinin Başbakanı, Sayın Erdoğan ile Ertuğruloğlu görüşmesinde, basına tatmin edici bir açıklama yerine, çekilmiş samimi resimlerin servis edilmesi şöyle yorumlanabilir;
Türkiye hükümeti, UBP Genel başkanlığına dolayısıyla Başbakanlığa talip olan, Tahsin Ertuğruloğlu ile tam bir uyum içerisinde çalışabilir. Yine iç gündemimizde önemli bir gelişme olan 300 kamu çalışanının işten çıkartılması ve olayla ilgili tepkiler ve sendikaların eylem planı da önemli bir konu. Mutlaka kimse kimsenin ekmek parasından olmasını istemez. Bu ülkede bir gerçek vardır ki, her zaman için her hangi bir siyasi partiyi veya siyasal görüşü istediğiniz gibi seçemezsiniz.
İşsizliğin olduğu bir ülkede siyasi erk bir umuttur. Bu bir gerçektir. Bu ülkenin en büyük sorunu budur. İşsizlik ve siyasi erk kavramları, bir noktada buluşuyor. Bundandır ki müsteşar ordusu yaratıldı ve her yeni iktidar döneminde bu yara daha da büyüyor. Bundandır ki kamuda siyasi rengine göre insanlar, devletin başka kademelerine getirilip başka bölümlerde çalışabiliyor. Yeni bir iktidar gelince ayni olaylar sil baştan, yeni iktidarın rengine göre yapılıyor. Bu noktada değişen sadece siyasi renktir. Sistem hiçbir zaman değişmemiştir.
Bu gelişmeler yanında, Kıbrıs konusu ile ilgili olarak da hem güney Kıbrıs’ta hem de
Kuzey Kıbrıs’ta önemli gelişmeler var. BM genel sekreteri Ban Ki Moon’un adaya ziyareti kuzey Kıbrıs’ı yaklaşım yönünden ikiye böldü. BM genel sekreterinin adaya yaptığı ziyareti Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilişkilendirenler de var, görüşme sürecine katkı düşüncesinin ağır bastığını seslendirenler de var. Güney Kıbrıs’ta BM genel sekreterinin ziyaretinden sonra hükümet ortakları, AKEL, DİKO ve EDEK arasında sorunlar yaşanıyor. Özellikle EDEK Hristofyas’ın dönüşümlü başkanlık ve çözümden sonra 50 bin Türkiye kökenli KKTC vatandaşının adada kalması ile ağırlıklı oy konularını kabul etmesine tepkili. Nitekim tepkisini hükümetten ayrılarak gösterdi. Evet, iç ve dış siyasi gelişmelerde sıkıntılı günler yaşanıyor. İlginç olan bu sıkıntıların adanın her iki tarafında da yaşanıyor olması. Yanılmıyorsam, Kıbrıs konusu ile ilgili Rum tarafında ilk kez bu denli önemli bir kriz yaşanıyor.
Güney’deki bu kriz bir şekilde atlatılabilir. Fakat bu durum Hristofyas’ın elini, müzakere sürecin de güçlendirir mi? Yoksa zayıflatır mı bunu zaman gösterecek. KKTC’deki
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Rum yönetimindeki görüş farklılıkları, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması yolunda sıkıntılı günlerin habercisidir. Biz Kıbrıslılar henüz bu sıkıntılı günlerin başındayız.
Bu haber 449 defa okunmuştur

:

:

:

: