Rumlar “Orams” galibiyetinden pişman mı?

Orams Davası daha bitmedi demiştik.
Orams Davası daha bitmedi demiştik. Öyle görülüyor ki, yıllar sonra bile bu dava birçok konuda referans olarak karşımıza çıkıp, gelecek. Daha sık sık bu davanın adını duyup, işiteceğiz. Pin pon maçına dönen duruşmaların sonuçları, yıllarca karşılıklı iki tarafın da başını ağrıtıp duracak. Güney Kıbrıs’ta yayınlanan “ Cyprus Mail”in dünkü sayısında bir haber vardı. Bir Rum gazetecinin kaleme aldığı ve
“Apostolıdes’in büyük kazancı, büyük kaybımız olabilir” başlığıyla yayınlanan haberde, Linda ve David Orams’a karşı Lapta’daki arazinin Rum asıllı sahibi Meletis Apostolides’in kazandığı davanın, uzun süreçte Rumların aleyhine işleyeceğine ilişkin ifadeler yer alıyordu. İlgiyle okudum. Kuzeyde üzüntü, güneyde ise adeta “zafer” havası yaratan meşhur davanın sonucunun, günün birinde adada “ kâbusa” dönüşeceği açıkça ifade ediliyordu yazıda. Hem de nasıl olacağı, neredeyse madde madde yazılmıştı. Makaleyi kaleme alan kişi, belli ki objektif olmaya gayret etse de Rum perspektifiyle bunu yazmıştı. Evet, davanın hukuki önemi inkâr edilmeyecek kadar önemliydi. Ancak… Ancak bu karar, rasyonel şekilde kullanılmadığı takdirde, Kıbrıs sorununda kolayca “kâbusa” dönüşebilirdi. Bunu ben veya bir başka Türk asıllı gazeteci kaleme almamıştı. Yazan bir Rum’du. Evet Orams davasını Apostolides kazanmıştı. Ancak sonuç güney için zafer de olsa, sonunda kâbusa kolayca çevrilebilirdi. Neden mi? Cyprus Mail, buna Kıbrıslı Türk Sofi Nezire’nin davasını örnek gösteriyor. Oramslarla hemen hemen aynı tarihlere rastlayan, ancak kamu oyunda sadece sonucunu okuduğumuz bu sessiz-sedasız davada, Sofi Nezire Hanım Güney Rum yönetiminden 500 bin Euro tazminat almaya hak kazanmıştı. Larnaka’da 1,5 evine karşılık almıştı bu tazminatı Sofi Nezire Hanım.. Evin birinin mülkiyeti tamamen, diğerinin ise yarısı üstüneydi.Tapusu da elindeydi..
Kıbrıslı Rumların yaşadığı bu iki mülkiyetle ilgili dava, belki Oramslar kadar, belki de ondan da önemli sonuçlar doğuracaktı Türkler için. Evet Rum gazetesine göre Larnaka’da Kıbrıslı Türk hanıma ait bu emlaklarla ilgili davanın sonucu, “Pandora’nın kutusunu” açtırmaya yetiyordu. Güneyde, adanın resmi hükümeti olarak tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde Türklere ait tapularla ilgili mal-mülk davalarında yepyeni bir dönem açılıyordu .. Rumlar işte bu nedenle Orams davasının kendilerine göre “zaferinin”, Nezire davasıyla kabusa dönmesinden çekiniyor Rumlar. Zaferin, kısa sürede yenilgiye dönmesinden korkuyor. Örnek mi istiyorsunuz? Buyurun Larnaka Havaalanı’na. Eski alanın tamamı, birkaç ay önce açılan yeni alanın ise bir bölümü Güneyde yaşayan, Kıbrıslı bir Türk’e ait.. Arsanın sahibi da Apostolides gibi Kıbrıs cumhuriyeti vatandaşı. Kıbrıs Rum Hükümeti, arsa sahibine havaalanını kullandıkları için başından beri oldukça yüksek bir kira ödüyor. Ancak, Cyprus Mail haklı olarak soruyor; “Güneyde ellerinde kapı gibi tapusuyla mal – mülk sahibi Kıbrıslı Türkler, Güneydeki mahkemelerin kapısına dayanıp, zarar-ziyan davası açarsa ne olur? Rum hükümeti, göçmenlerin mal-mülklerini yıkar mı? Kıbrıslı Türklere ait malları istimlak edip, kamulaştırır mı? Konuyla ilgili miktar engelleyici olacağı kadar, siyasi sonuçları da müthiş ölçüde yıkıcı olabilir.” Gazete sorusunu sorup, yanıtını da bir yerde veriyor. Yine gazeteden anladığım kadarıyla Nezire davasının sonucuyla, Kıbrıs Rum yönetimi Kıbrıslı Türklere, güneyde kalan mal-mülklerini geri alma hakkı da tanıyor. Yani sadece tazminat değil, Kıbrıs dışında yaşayan mal-mülk sahipleri , arsa veya gayri menkullerinin tapusunu geri alabiliyor..
Yazıdaki önemli hususlar bununla bitmiyor. Bir başka can alıcı nokta, en az 100 bin Kıbrıslı Türkün, Rum cumhuriyeti vatandaşı olduğuna ilişkin. Ve bunların da büyük kısmı Birleşik Krallık’ta yani İngiltere’de yaşıyor. Cyprus Mail yine soruyor. “Eğer bir gün bunlar toplu olarak adaya dönmeye karar verir ve bugünün fiyatıyla milyonlarca Euro eden emlaklarının sahipliğini isterse ne olur? Böyle olursa hiç şaşırmayalım” Gazete yazarı, bunun öyle aptal bir alarm tatbikatı olmadığını, günün birinde gerçekleşebilecek olgu olduğundan söz ediyor.. Ve Rum Hükümetinin Avrupa Toplulukları Adalet Divanının kararını kabul etmesinden sonra gerçekleşmeyecek bir davranış olamayacağından bahsediyor. Ve ekliyor; “Kıbrıslı Rumların Türkiye aleyhine mal-mülk tazminat davaları, Kuzeydeki Taşınmaz Mallar Komisyonuna havale edilip, sembolik bir tazminat ödenmesi gündeme gelirken, Kıbrıslı Türklerin benzeri davalarda Rum mahkemelerine müracaatları ve karşılığında mallarını geri almaları gündemde” Gazeteye göre böyle bir senaryodan adayı kurtaracak tek şey, politik çözüm.. Ancak o da gazeteye göre öyle parlak görülmüyor. Evet, onların gözüyle okursanız tam bir “kâbus” senaryosu. Yıllarca mallarından mülklerinden olmuş Kıbrıslı Türkler açısından ise “hayrolsun” dedirtecek parlak bir rüya. Olmayacak duaya “amin” denmez derler. Ama bu olacak gibi. Evet her şer’den bir iyilik, hayır çıkar denir. Belki Kıbrıslı Türklerin “ şer”i Orams davasıydı. Şimdi bekleyelim bakalım. Cyprus Mail’in tahmininin ne kadarı gerçekleşecek. Bir Türk sözü vardır. Kazdığın kuyuya sonunda sen düşersin diye. Kuyuya kim düşecek, kim çıkacak. Gazetenin başlığında ifade edildiği gibi, “büyük kazanç”, sonunda “büyük kayba” mı dönüşecek. Göreceğiz.

Bu haber 909 defa okunmuştur

:

:

:

: