Hırsızlar kol geziyor

Son günlerde artan hırsızlık olaylarının farkında mısınız bilmem. Köşklüçiftlik, Kumsal, Dereboyu bu işten nasibini alıyor. Anlaşılan pilot bölge seçilmişiz de farkında değiliz.
Son günlerde artan hırsızlık olaylarının farkında mısınız bilmem. Köşklüçiftlik, Kumsal, Dereboyu bu işten nasibini alıyor. Anlaşılan pilot bölge seçilmişiz de farkında değiliz.
Evinizin, balkonunuzun, ya da mutfağınızın kapısının kilitli mi değil mi olduğunu sizin yerinize onlar bir güzel kontrol ediyor. Aslında kilitli olması pek de önemli değil. Hele bir de kapının üstünde anahtarı da bırakmışsanız Allah allah! deyip Genç Osman misali evinizi fethediyorlar... Hallaçlara iş bırakmadan evinizi hallaç pamuğu gibi atıp altını üstüne getiriyorlar. Elbette anahtara ulaşma uğruna da pancurlarınız parçalanıyor, camlarınız taşla kırılıyor.
Aman çok önemli bir konu daha var. Artık hırsızlar da imaj değiştirdi haberiniz olsun. Artık gayet temiz giyimli hatta kat- kravat geziyorlar. Bu görüntüye aldanıp da kapınızı açmayın sakın. Bence gündüz bile evinizde otururken kilit üstüne kilit vurun... Ansızın içeri dalan davetsiz misafiri karşınızda görürsünüz de ödünüz kopar sonra...
Hiç abartım yok az bile söylüyorum. Elden geçmedik ev, araba, garaj, bahçe kalmadı haberiniz ola... Gözcüleri sokakta bekliyor, diğerleri de sıradan evleri tutup kontrol ediyor. Üstelik adamlar gündüz gündüz, elini kolunu sallaya sallaya bahçenize giriyor, arka taraftaki eve girerken sizinkini babasının yolu gibi kullanıyor. Öyle ya ne olacak kamuya açık arazi...
Duyduğuma göre polisin de bu işten haberi var. Herkes arayıp haber veriyor da nedense hala devriye gezen polis arabası görmedik. Bizim kişisel ve konut güvenliğimiz İçişleri Bakanlığına bağlı birimlerce sağlanır. Kişinin mal, can, namus emniyeti, devletin güvencesi altındadır. Bu da ANAYASA’nın en önemli maddesidir. Yanlışsam düzeltin lütfen...
O kadar yazı, çiziye göre hala alanlarımız, sınırlarımız ve limanlarımız SORMAGİR HANI modelinde ısrar ediyor. Gün Batarken filminde geçen “Bir zamanlar kapılarımız, pencerelerimiz açık yatardık...” sözünün canlı şahidiyim ben... 1975 yılında hatta 85- 90 lara kadar böyleydi. Sonra tuttuk komşu köye gider gibi kimlik kartıyla geçişe izin verdik. Eminim bu izin verilirken 25 yıl sonra bu hale düşeceğimiz hesaplanamamıştı. Allah aşkına biz, daha yarını, gelecek yılı hesaplayamazken ben de tutmuş neler istiyorum. Hayalperestlik işte... Siz benim kusuruma bakmayın.
Nereye gidiyoruz millet, nereye?... Farkında mıyız?... Yoksa ÜÇ MAYMUNLARı mı oynuyoruz? Görmedik, duymadık, söylemedik... Bir gün bu millet KRAL ÇIPLAK diye boğazınıza sarılırsa karışmam... Halkın sabrının da bir sınırı var, benden söylemesi...
Bu haber 273 defa okunmuştur

:

:

:

: