Doğanın intikamı

Güzelyurt bölgesinde, yoğun yağışlar nedeniyle yaşanan sel ve bu selin yarattığı sonuçların etkisini henüz atlatamamışken, bu kez de yağışların sebep olduğu seli, ülke genelinde yaşıyoruz.
Güzelyurt bölgesinde, yoğun yağışlar nedeniyle yaşanan sel ve bu selin yarattığı sonuçların etkisini henüz atlatamamışken, bu kez de yağışların sebep olduğu seli, ülke genelinde yaşıyoruz. Ülkemiz tam anlamıyla doğanın hışmına uğradı. Beklenmedik bir zamanda hazırlıksız yakalandı ve deyim yerinde ise gafil avlandı. Ben, bugünkü yazıma başlık olarak STAR KIBRIS’IN 27 Şubat 2010 Cumartesi günü yayınlanan sayısındaki, manşetini kullanmayı, ülke gerçeklerini göz önüne alarak uygun buldum.
Çünkü yaşanan olayın özeti budur. Birçok bölgede yollar ulaşıma kapandı. Dere yatakları taştı, sular evlere girerek vatandaşı zor durumda bıraktı. Köprüler çöktü, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesini sular bastı, elektrikler kesildi. Televizyon kanalları, olayları an ve an canlı yayınlarla izleyicilere aktardı.
Yaşanan olaylarda, mutlaka ki hepimizin suçu vardır. Hesapsız, kitapsız işler yaptık, mantığımız şu; nasıl olsa bir şey olamaz. Çevremizi hızla betonlaştırdık, buna bağlı olarak çarpık bir yapılaşma, rasgele düşünülmeden yapılan inşaatlar, doğanın doğallığını bozacak yapılar, derelere, dağlara, taşlara yapıldı. İşte Girne’nin hali ortada. Dağları taşları şantiyeye dönmüş, para hırsı ile talan edilmiş güzelim Girne, bir günlük yağışla ne hale geldi. Aslında bu yaşananlar gayet doğal. Yıllar önce, tedbirli olabilseydik günlük değil ileriye dönük projeler üretebilseydik, bu gün bu kadar zarara uğramazdık. Güney Kıbrıs’ta, kuzeydeki kadar yağış aldı. Fakat bizde yaşanan manzara güneyde görülmedi. Dünyanın bir çok yerinde
sel olayları yaşanıyor. Bu olayların yaşanmasına, sebep olarak en çok görülen neden nehirlerin, derelerin akış yollarının tıkalı olması. Bu tür olayların Türkiye’den tutunda Haiti’ye kadar bir çok ülkede yaşandığına zaman zaman tanık oluyoruz. Ayni zamanda geçtiğimiz hafta sonu iki büyük deprem olayı yaşandı. İlk önce Japonya’da 7.0, daha sonrada Şili’de 8.8 şiddetinde. Depremden dolayı ölen onlarca insan var. Tsunami diye adlandırılan dev bir dalganın da 7 ülkeyi tehdit ettiği yetkililerce açıklandı. Dünya, bu doğal afetleri her zaman yaşıyor. Bizde bu olaylarla yaşamaya alışmalıyız.
Bu gün için öncelikle, hükümeti, devleti, belediyeleri suçlamayalım. Tüm kesimler ellerinden geldiğince soruna çare bulmaya çalışıyor. Önceliği zarara uğrayan bölgelerimizi, mağdur olan insanlarımızı yeniden toparlamaya verelim. Yaklaşmakta olan turizm sezonuna Girne’mizi ve bu bölgedeki turistik yerleri zaman kaybetmeden hazırlayalım. Daha sonra bu yaşananların sebeplerini bulalım, düzeltelim ve bir daha olmaması için gayret gösterelim. Önemli olan bu yaşananlardan dersler çıkaracak mıyız? İnşaat yaparken doğru yerleri seçmeye özen gösterecek miyiz? İnşaat izni verirken her şeyi hesaba katacak mıyız? Süratle imar planları hazırlayıp uygulamaya koyacak mıyız? Emirnamelerin yapboz haline gelmesini engelleyecek miyiz? Her türlü doğal afete karşı her daim görevde olacak tam donanımlı erken uyarı birimleri oluşturacak mıyız? Evet, önemli olan bundan sonra neler yapacağız.
Bu haber 493 defa okunmuştur

:

:

:

: