Arkasındaki bilgi notunda, ‘18.3.1960 tarihinde müsteşarlıkta çekilmiştir’ yazısı yer alan fotoğraftaki kişi, rahmetli polis çavuşu Erol Özkaya’dır. Limasol’a bağlı Silifke(Siligu) köyünde 1935 yılında doğan Erol Bey,1958’de İngiliz hükümetine polis yazılmış ve 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti kurulunca, cumhuriyet polisi olmuştur. Lefkoşa’daki görevinden sonra 60-61 yıllarında Baf’a tayin olan Erol Çavuş, Geçitkale Polis Karakolu’ndan 1991 yılında emekli olmuştur. Kıbrıs Türk Toplumu’nun varoluş mücadelesinin önderlerinden, liderimiz rahmetli Dr.Fazıl Küçük’ün de, bir dönem korumalığını yapan Erol Çavuş 1997 yılında rahmetli olmuştur. Ne mutlu ki Erol Bey’e, yetiştirdiği üç çocuğu da üniversite bitirmiş ve babaları gibi onlar da, kendilerini ülkelerine hizmet etmeye adamışlardır. Erol Bey’in,
Birol ve Filiz Özkaya isimli çocukları Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, diğer oğlu Güral Özkaya da aynı üniversitede genel sekreter olarak görev yapmaktadır. 
(Fotoğraf Cemil Akacan, bilgi Birol Özkaya )
Bostancı’da komşu muhabbeti
Cemil Akacan tarafından, 1980 yılında Aşağı Bostancı’da çekilen fotoğrafta dört yaşlı komşu muhabbet ederken görülmektedir. Fotoğraf, gerek hasır sandalyelerden, gerek başlardaki yemeni ve eşarptan, gerekse çizme ve dizlikten buram buram, Kıbrıs Türk kültürü kokmaktadır. Fotoğraftakilerin hepsi de rahmetli olmuştur. Zaten yüzlerindeki çizgiler, geçmişin acılarını ve yılların yorgunluğunu fazlasıyla yansıtıyor. Fotoğraf şu kişilerden oluşmaktadır. Soldaki birinci kişi Aydınköylü (Ayannili) Hüseyin Dayı’dır. İkinci sıradaki Malsume Mehmet’in yanındaki kocası Mehmet Salih’tir. En sağda dizlikli, çangar çizmesi ve bastonu ile oturan kişi ise Çanakkaleli(Kandulu) Kerem Dayı’dır. Fotoğraf Silifkeli(Siligulu) Malsume-Mehmet çiftinin evlerinin önünde çekilmiştir. Beş çocuğu olan Malsume-Mehmet’in, Behiye Akacan ve Erol Özkaya isimli çocukları rahmetlidir. Hayatta olan üç kızından Kıvanç Revan ve Rahmiye Hanım Güzelyurt’ta, Vijdan Turan ise Asancak’ta yaşamaktadır. 
(Fotoğraf ve bilgi Cemil Akacan )
Hem üvey oğlu hem damadı
Sevgili okurlar, yayınladığımız bu fotoğraftaki aile ilişkileri öylesine ilginç ki, umarım okuyunca siz de bana hak verirsiniz. Ortadaki Hulusi Bey, sağdaki Hasip Bey’in ilk karısından çocuğudur. Soldaki Hürmüs Hanım, Hasip Bey’le evlenir. Hürmüs Hanım, Hulisi Bey’in üvey annesi olur. Hulusi Bey sonra, üvey annesinin ilk kocasından olan kızı Berkiye ile evlenir. Böylece Hulusi Bey, Hürmüs Hanım’ın hem üvey oğlu, hem de damadı olmuş olur. Hulusi Bey ve Berkiye Hanım’ın, Mehmet, Atay ve Hasip adında üç oğlu, Hürmüs adında da bir kızı olur. Hürmüs Hanım ve Hasip Bey’in evliliğinden de, ismi Vedat konulan bir çocuk dünyaya gelir. Ayrıca Hasip Bey’in ilk karısından olan Salih ve Hulusi isimli çocukları rahmetli, Ayşe ve Nasır isimli çocukları ise Londra’da yaşamaktadır. Fotoğraf 1974’den önce çekilmiştir. Fotoğraftakilerin tümü de rahmetli olmuştur. Yakın zaman önce,20 Şubat’da vefat eden Hulusi Bey’e de, ayrıca Tanrı’dan gani gani rahmet dileriz. 
(Fotoğraf ve bilgi Berkiye Akacan )
Bisikletli âşıklar
Hürmüs ve Cemil Akacan’ı bisiklet sürerken yansıtan bu fotoğraf,1976 yılında Aşağı Bostancı’da çekilmiştir. Birbirlerine sevdalı oldukları kadar bisikletlerine de tutkuyla bağlı olan Akacan çiftinin en büyük mutluluğu, bisikletleriyle özgürce dolaşmak, doğanın tadını çıkarmak ve romantizmin güzelliğini yaşamakmış. Bisiklet sürdükleri gençlik yıllarını özlemle anan Akacan çıfti, gençlerin bisiklete olan ilgisizliğine de bir anlam veremediklerini belirtiyorlar. İklimi ve doğası ile bisiklet sporuna çok elverişli olan ülkemizde, bisiklete ne yazık ki gerekli önem verilmemektedir. Zaten yok denecek kadar az olan bisiklet yolları da bunun en büyük göstergesi. Özellikle şehir içi trafiğinin keşmekeş olduğu ülkemizde, bisiklet sürmenin özendirilmesi hem trafiği rahatlatacak, hem de egzoz gazlarından bunalan doğanın, rahat bir nefes almasını sağlayacaktır. Bunun yanında, bisiklet sürerken harcadığımız enerji de, spora ihtiyacı olan vücudumuza ilaç gibi gelecektir. Gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bisiklet, özellikle Hollanda’da bir tutku derecesindedir. Nüfusuna göre, dünyada kişi başına düşen en çok bisikletin Hollanda’da olması tesadüfi değildir.Ne diyelim,darısı bizim başımıza. 