Hemşire hastayı döverse

Sel felaketinin ardından, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesin’ deki yoğun bakım ünitesinde yatan hastalara, hemşirelerin kötü davrandığını iddia eden iki tane şahit ve hasta yakınının anlattıklarını dinleyince, insanın yüreğinin sızlaması işten bile değil.

Sel felaketinin ardından, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesin’ deki yoğun bakım ünitesinde yatan hastalara, hemşirelerin kötü davrandığını iddia eden iki tane şahit ve hasta yakınının anlattıklarını dinleyince, insanın yüreğinin sızlaması işten bile değil. Yıllardır çok övündüğümüz ileri ve kültürlü sosyal yapımız sorgulanmalı mı? Devletten maaşını alan hemşirelerin hastalara kötü davranmaya ve hakaret etmeye hakları var mı?
Yoğun bakım ünitesinde Facebook ve sigaraya takılmak olabilir mi? Örnek teşkil etmesi beklenen hemşire ve doktorların bazılarının kural tanımaz bir havaya bürünmeleri ne kadar doğru? 38 yaşında gencecik bir insanın soğuk algınlığı ve ciğer iltihaplanması sonucu ölmesi ve bunun sel felaketine ve elektrik kesintisine bağlanması ne kadar doğru? Yetkili kişilerin ve sağlık bakanlığının sesinin çıkmaması, suçluluk psikolojisinden olabilir mi?
Yıllardır devlet hastanesinin başarılı bir grafik çizerek hastalara deva olduğu açıktır. Fakat bu kadar ileri bir safhada olan teknolojinin kullanılmasında sorunlar mı var? Arşivin harabe haline dönmesi, sorunların bu kadarla kalmayacağının göstergesidir. Aynı gece yedi hastanın ölmesi ve sorumlu ortada yoksa hasta yakınlarının ve ölenlerin haklarını kim savunacak? Hastane personelinin bunda hiç mi payı yok? Hepsi ecelleri ile mi öldü? Buna kimse inanmaz, ben de dahil.
Merhume Reyhan Koşer’de dereceyi unutmaları da ilginç bir olay. Ablasına söylemiş oldukları inanılmazdı: “Benim saçımı çektiler, karşıdaki amcayı tokatladılar.”
Hastaya kötü davranış, hukuken suçtur ve bu suçlular halen görevlerinin başındalar. Birilerinin bu duyarsızlığa bir son vermesi gerekir. Yıllardır bu vurdumduymazlık ve boşvericilik, KKTC’nin bir türlü ileriye gidememesinin en büyük nedenidir. Asli görevi hastanenin bünyesinde çalışmak olan insanların bazılarının dışarılarda saatlerce cep telefonunda sevgilileri ile konuşması ne kadar doğrudur? Suç her zaman birilerinin ört bası ile karşılaşınca, yeniden oluşuncaya kadar, mahzun kalır. Duyarlı ve ilkeli tıpçılarımız nerede? Bu hastaların gördüklerini başkaları görmüyor mu? Her zaman birilerinin ölmesi mi lazım ki, bir şeyleri düzeltmeye çalışalım. Ölümün keder olduğunu söylemek ve ihmali olanları kurtarmaya çalışmak, ne kadar doğru?
Zaman gelir bu ilkesizlik ve kötü davranış, bunları yapanların da boğazına sarılır. Vicdanını rahatlatmak adına birileri bu kötü filmi durdursun ve senaryosunu değiştirsin. Yoksa bu düzen hepimizi yok edecek, tıpkı birilerini yok ettiği gibi.
Bu haber 496 defa okunmuştur

:

:

:

: