İngiltere’de kadının sözü mü geçiyor?

DÜN Dünya Kadınlar Günüydü. Cep telefonuma, emailime sayısız mesaj geldi.Bu özel günümüzü kutlayan..
DÜN Dünya Kadınlar Günüydü. Cep telefonuma, emailime sayısız mesaj geldi.Bu özel günümüzü kutlayan.. Tabi hanım arkadaşlardan. Beraberinde güzel anekdotlarla birlikte. Yüksek tirajlı İngiliz pazar gazetelerinden birinde bir manşet dikkatimi çekti..
“Bayan Cameron, geçmişte Tony Blair’e oy vermiş olabilir” Bayan Cameron, Ana Muhalefet Lideri Muhafazakar Partinin başı David Cameron’un eşi.. Çalışan, aktif , aydın bir kadın Samantha Cameron. Gerçi en son genel seçimde, kocası daha parti lideri olmamıştı. Ancak, iş orada bitmiyor. En yakın arkadaşına göre bu genel seçimde yeniden İşçi Partisine, Başbakan Gordon Brown’a “oy verebilir”. Bunu iddia eden öyle ulu, orta biri değil. Cameron çiftinin yakın arkadaşlarından ve Muhafazakârların tecrübeli milletvekillerinden Ed Vaizey. Channel 4’un hazırladığı ve politik gazeteci Andrew Rawnsley’in sunduğu programda, Vaizey’in sözleri bomba etkisi yapacak. Siyasi çevreler şimdiden Muhafazakar Parti Liderinin eşinin bu sözlerini yorumlamaya başladı.. Aynı çevreler, Samantha Cameron’un, kocasına “Margaret Thatcher politikalarını bırakmada etkili kişi” olduğu inancında. Gerçi Bayan Cameron, hayatında hiçbir zaman İşçi Partisine oy vermediğini açıkladı. Ancak arkadaşının iddiasında gerçek payı ne kadardır, kimse bilmiyor.
Ülkenizde bir parti liderinin eşinin, kendisiyle taban tabana zıt, karşıt bir partiye oy verebileceğini düşünebiliyor musunuz? Parti liderleri veya politikacıların, iktidar sahibi erkeklerin eşlerinin ne kadar güçlü oldukları bir sır değildir. Bunun dünyada çok örnekleri var. Bir yerde kadınlar, o meydanlarda kükreyen erkeklere kimsenin görmediği, duymadığı yerlerde gerektiğinde en acımasız eleştiriyi yapabilme cesaretine sahipler. Eminim birçok kükreyen aslan politikacı, eşlerinin karşısında süt dökmüş kediye dönüyordur. Erkeklerin çoğu da kuzu kuzu onları dinliyordur umarım.
Madem bu hafta Kadınlar Günü nedeniyle birçok etkinlik yapılıyor. Kadınların en fazla maruz kaldığı aile içi, işyeri şiddetine, cinsel taciz konusuna da değinelim..
Yaşadığım ülke Britanya, kadın özgürlüğü, eşitliği “ Feminizm”in beşiği bir ülke.. Dünyada kadın hareketlerinin başlamasında etkin bir yer. Sanmayın burada kadınlar dört dörtlük, iş yerinde, evlerinde, okulda, sokakta güvende… Her yıl 3 milyon kadın, Birleşik Krallık’ta şiddete uğruyor. Bunlar fiziki şiddet, dayak, kötek, yaralama, cinzel taciz, tecavüz, kadınlık organının sünneti, seks trafiği, zoraki evlilikler. İşin en acı tarafı bunların büyük kısmının, kadının tanıdığı erkekler tarafından yapılması.
Kadına zararları ise ölümden başlayarak, kırık, çıkık, yaralama, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, buna HIV de dâhil, istenmeyen hamilelikler gibi fiziki olduğu gibi, onarılması mümkün olmayan ruhsal bunalımlar, travmalar. Ekonomiye zararı ise yılda 40 milyar sterlin. Evet yanlış okumadınız, bir servet, tam 40 milyar sterlin..
Tecavüzün de bir maliyeti var topluma.. Ahlaki maliyeti dışında, maddi maliyetini hesaplamışlar. Ve bir tecavüzün 76 bin sterline mal olduğunu bulmuşlar. Bu nasıl hesaplanmış bilmiyorum. Bildiğim Britanya’da toplam tecavüzün topluma faturasının 8.46 milyar sterlini bulduğu. Bu kadarla kalmıyor. Her hafta İngiltere ve Galler’de 2 kadın, tanıdıkları erkekler tarafından öldürülüyor. Her 4 kadından biri de aile içi şiddete uğruyor. Tablo hiç de cazip değil. Bu liste böyle uzayıp gidiyor. Liste resmi makamların yayınladığı liste. Gizlisi, saklısı yok. Üçüncü dünya ülkelerine veya uzaklara gitmiyoruz. Medeniyetin beşiği, Avrupa ülkesi Britanya’dan bu korkunç rakamlar.

Bir yerde kocasının başında bulunduğu partinin en büyük rakibine oy verdiği öne sürülen bir eş..
Bir yanda içler acısı korkunç, ürpertici bir tablo..
Oldukça düşündürücü..
Samantha Cameron’a gelince.. Eminim yaklaşan genel seçimlerde oy verirken, bu kez sıkıca markaja alınacak.. Brown’a oy vermeye niyetli olsa da bunu uygulayabilecek mi ? Göreceğiz..
Bilinen, Başbakan Gordon Brown’nın eşi Sarah ile Ana Muhalif Parti Lideri David Cameron’un eşi Samantha’nın eşlerine sözlerini geçirdikleri..
Ve başbakanlığa namzet iki rakibe, evde göz açtırmadıkları.. Bunu nereden mi biliyorum ? Son günlerde sık sık bu konuda yer alan haberlerden..
Yaklaşan seçimlerle, eşler de ön plana çıkıyor..Aynen orada olduğu gibi..
Ön plana çıktıkça evdeki sesleri de yükseliyor..
Şiddetsiz, acısız, kadın ve erkeğin omuz omuza hayatı eşit paylaştığı yıllara..
Bu haber 314 defa okunmuştur

:

:

:

: