Düzkaya Kupa Maçı’nda Kaymaklı galibiyetine sevinmelerine rağmen, Pazar günü Lefke karşısında adeta yorgun savaşçı gibiydi. Hasan Topaloğlu, ya oturarak ya da ayaklarına çökerek maçı yönetiyordu. Düzkaya, kalesinde üç gol gördü, inat ile mücadele etti, son 20 dakikada 2 gol atarak skoru eşitledi. Bayanların da olduğu tribünlerde koro halinde küfürler vardı, bu yüzden bayanlar maçı terk etti. Maçın bitiş düdüğü ile sahada kovalamaca başladı. Uzaktan kimin kime saldırdığı belli olmadı. Kenar tribünler önünde çizgiden fotoğraf makinesini zoomlayıp deklanşöre bastım. Arkamda, “İzmirli çekme, geberteceğiz seni” uğultusu kulaklarımı çınlattı, tabi kulaklarımı tıkadım, göreve devam ettim. Kafama pet şişe isabet etti, sersemledim, buna rağmen topallayarak işimi yapmaya devam ettim. Düzkaya’dan Akın can havliyle canını kurtarmak için depar attı. Soyunma odasına girerken Akın’ın yüzünün, gözünün kızardığını gözlemledim. Hasan Topaloğlu’nun radyodan darp edildiğini duyan annesi oğlunu aradı. Ana yüreği karşıdan ağlıyor, oğlu ağlayarak “bir şey yok annecim” diye cevap veriyor. Başkan Hulusioğlu’nun kardeşi hastanelik oldu. Kıbrıs’ın en köklü kulüplerinden Lefke’nin o meşhur Karadağ geçilmez sloganı bundan sonra, ‘Karadağ’dan dayak yemeden geçilmez’ sloganına dönüştü. Bu yıl Lefke forması giymeyen futbolcusu tarafından darp edilen Teknik Direktör Mehmet Solkanat’ın (Süt) parmağı kırıldı. Düşünün ne kadar gözleri dönmüş ki, hocasına bile saldırdı. Ortalık toz duman, kim kime vurdu, kim ne yaptı izleme olanağı olmadığı için yargılamayacağım. Kendini bilmez densiz bir gruptan, güzelim camia zarar görüyor. Başkan Teoman Oktay ve Dr Erkut Öner, olayları çıkaranları tespit edip camiadan uzaklaştırmalı. Aralarında sivillerinde olduğu polisler gafil avlandı. Polis, tribünde küfür edenleri ve şiddete yakın olanları saha dışına çıkarmalı.
Aralarındaki provokatörleri temizlemeleri halinde Lefke camiası daha çok kenetlenecektir ve kendisini birinci ligde bulacaktır. Umarım bu üzücü olaylar bir daha yaşanmaz.