Yıllarını Kıbrıs Türk halkının haklarını, güvenliğini ve geleceğini savunmakla harcamış, deneyimli politikacı, devlet adamı, hukukçu, mücahit Rauf Raif Denktaş ile bir saatten fazla konuştuk, dertleştik, geçmiş hatalara baktık, bundan böyle kararlılık ve inançla çalışmak gerektiğinde mutabık kaldık.
Kendisini Mr. NO, ‘hep hayır’ diyen ve çözüm istemeyen adam ilan etmelerine hayli içerlemiş görünüyor.
“Kim barış çözüm istemez ki, barış istemeyen tımarhaneden kaçmış olmalı. Ben hiçbir zaman çözümsüzlük çözümdür demedim. O sözler Klerides’e aittir. Adamla yıllarca müzakere yaptık. Ben hükümetim, devletim, dünya beni tanıyor, neden çözüm isteyim düşüncesi ile hareket etti” ifadelerini kullanan Denktaş, Ankara’yı da eleştirdi. Cumhurbaşkanlığından ayrılıp köşesine çekilmesini bekleyenleri yanılttı, düş kırıklığına uğrattı. Hala daha durmadan, yorulmadan çalışıyor, her fırsatta görüşlerini açıklıyor, makaleler, yorumlar yazıyor, TV programlarına çıkıyor. Gözünü budaktan esirgemeden vurguluyor; “hata yapılıyor, Talat da, Türkiye de hata yapıyor” diyor. Bu yaşta bu dinamizm ve uğraş veren babamızın elini öperim, kendisine sağlık ve uzun ömür dilerim.
Annan Planı döneminde karşı çıkışını, planın kabul edilmemesi için neden kampanya başlattığını, Türkiye ile yollarının ayrılışını anlatıyor. Kendi sesinden görüşlerini, eleştirilerini ve çarpıcı açıklamalarını ADA TV “Kurşun Kalem” programında izleyeceksiniz.
Yalnız Kıbrıs Türk halkının, Türkiye’nin değil, Verheugen’in de, BM’nin de, AB’nin de Rumlar tarafından aldatıldığını belirtiyor, Annan Planını Türkiye’nin Kıbrıslı Türklere kabul ettirdiğini itiraf ediyor. Plana karşı kampanya başlattım ve yüzde 35 oy aldım. Derhal istifamı, çekilmemi istediler. Hayır dedim, süremi dolduracağım ve ayrılacağım dedim. Ondan sonra da aday olmadım, açıklamasını yaptı.
Talat’ın izlediği politikayı, Türkiye’nin tutumunu şiddetle eleştirdi. Müzakerelerde tek egemenlikten, bir Kıbrıs’tan bahsetmek, bunu müzakere etmek, kabul etmek yanlıştır. Egemenliğiniz olmazsa ortada bırakılırsın. Aldatıldık denildiğinde müzakerelerden çekilme fırsatı doğdu, garantileri ve Türkiye’nin garantisini, kabul etmeyiz kararı alan Rum meclisinin bu kararından hemen sonra masadan ve müzakerelerden çekilmek fırsatı yine doğdu. Masadan ayrılmamakla Rumlar cesaretlendirildi. Neyin müzakeresi yapılıyor. Sert tepkini koyar, çekilirsin, tekrar devreye girerler, yeniden başlarsın görüşünü savundu. KKTC’yi neden ve hangi koşullar altında nasıl ilan ettiğini açıklarken, “Denktaş bir gece yattı, ertesi gün kalktı Cumhuriyet ilan etti iddiaları yanlıştır. Bir yıl beklendi, yazışmalar yapıldı...” dedi.
Denktaş Kıbrıs Cumhuriyetinin Rumlar tarafından gasp edilmesinden sonra Kıbrıs Türklerinin kendi yönetimlerini kurmalarını, Federe Devleti ve KKTC yi nasıl ilan ettiklerinin tarihini sıraladı. Ve....Kantonal sistemi, Acheson Planını, Karpaz’da bir egemen üssün Türklere verilmesini bile kabul etmeyen Rumlarla , iki ayrı devlet ve egemenlik esasına dayanmayan, bunları içermeyen bir anlaşma yapılmasının Kıbrıs Türklerinin sonu olacağına işaret etti. Adamların tek bir hedefi ve emeli vardır. Bütün adayı hakimiyetleri altına almak, Kıbrıs Türklerine azınlık hakları vermek. Makarios’la, Klerides’le, Vasiliyu ile, Papadopulos ile yaptığı görüşmelerden neden sonuç alınamadığını, 1977-1979 da BM genel Sekreteri Kurt Waldheim’ın huzurunda Makarios ile ve daha sonra Kipriyanu ile iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federal çözümü uygulamaya yanaşmayışlarını dile getirirken, halen ayni esasların tartışılmasına hayretle baktı. Bu esaslar üzerinde zaten varılmış anlaşma vardır dedi. AB’nin son girişimlerini ve hatalarını da eleştirdi.
Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de KKTC yi, tek egemenliği, Türkiye’nin garantörlüğünün devamını savunan adaya oy vereceğini açıkladı. Halkımıza ciddi mesajlar verdi.
ADA televizyonunu izlemeye devam ediniz. Hayretler içinde kalacağınız ifadeler ve gelişmeler işiteceksiniz.