Türklerde Vergi Kaçırma Sporu-2

Bir kaç yıl önce Anavatan’da “KDV İadesi” işlemi vardı: vatandaşlar alış verişlerinden aldıkları fişleri topluyor, bunları şahsî bilgileri ile doldurdukları aylık beyannamelere ekleyerek bankalara gidiyor, oradan da ödemiş oldukları KDV’nin belli bir oranını iade olarak geri alıyorlardı.

Bir kaç yıl önce Anavatan’da “KDV İadesi” işlemi vardı: vatandaşlar alış verişlerinden aldıkları fişleri topluyor, bunları şahsî bilgileri ile doldurdukları aylık beyannamelere ekleyerek bankalara gidiyor, oradan da ödemiş oldukları KDV’nin belli bir oranını iade olarak geri alıyorlardı.

Maliye, bu şekilde vatandaşa “fiş isteme alışkanlığı” vermeye çalışıyor, bu iade ettiği KDV’yi, toplayacağı Kurumlar Gelir Vergisi artacağı için oradan karşılayacağını düşünüyordu. Çünkü fiş kesilince alış-veriş kısmen de olsa- “kayıt altına” alınabiliyordu. İlk yıllar Maliye de vatandaş da bundan memnundu. Ödeme yapan bankalarda uzun kuyruklar oluşmasına rağmen “para para idi” ve vatandaş buna katlanıyordu. Sonra ödenen oranlar azaltıldı, çekilen çile alınan paraya değmez oldu ve vatandaşın ilgisi azaltıldı; nihayetinde de bu uygulama kaldırıldı. Şimdi Anavatan’da yine eskiye dönüldü, esnaf fiş kesmez ve vatandaş da zaten fiş istemez oldu.
Netice ortada: Mükellef başına 17 Milyon küsur vergi HIRSIZLIĞI!
Benim bu konuda basit bir önerim var: eski KDV iadesine geri dönmek. Ama o kağıt toplayıp, beyanname doldurup banka önlerinde saatlerce bekleyerek değil. Türkiye’de herkesin bir T.C. kimlik numarası var ve bu aynı zamanda Vergi Numarası olarak kullanılıyor. KDV iadesi almak isteyen –sonra istisnasız tüm vatandaşlara yayılabilir- marketlerin kupon, kredi puanı toplama veya para iadesi için verdikleri gibi bir kartla bu iş hem de şimdi hemen her yerde var olan teknoloji ile çözülür.
Önce manyetik bir karta vergi mükellefi vatandaşın kimlik bilgileri ve vergi numarası yüklenir. Her alış-verişinde bu karta, yaptığı alış veriş ile KDV’si yüklenir. Dediğim gibi bu yöntem şu anda büyük market zincirlerinde kullanılmaktadır. Bilahare hiç bir form doldurmadan, fiş toplamadan –esnaf bu bilgiyi karta yüklemek için zaten yazar kasayı kullanmak ve fiş kesmek zorunda- sadece yetkili banka şubesine giderek kartını okutup, ödemiş olduğu KDV’nin iade edilecek kısmını elektronik olarak hemen banka hesabına aktarabilir. Hatta hak ettiği KDV oranı, kart makineden geçerken anında otomatik olarak banka hesabına da gönderilebilir. Bu aktarma sırasında hangi esnaftan ne fiyata ne aldığı da ışık hızı ile Maliye’nin o esnafla ilgili “vergi kutusuna” yüklenir. Maliye her saniye kimden ne kadar KDV alacağını bilir. Dolaylı olarak gelir vergisi de şimdi olduğu gibi “esnafın kafasına buyruk” beyanlarla tespit edilmez. “Sen şu kadar satış yaptın, şu kadar KDV ödedin. Ticari faaliyetin belli. Getir masraflarını, kârını hesaplayalım” diyecek bir maliye çıkar karşımıza. Maliye’nin geliri arttıkça Hükümetler gerçekçi vergi indirimlerine gidebilir, orta ve uzun vadeli projeksiyon ve planlama yapabilir. Maliye gelirini “tahmin etmekten” kurtulur.
Şimdi bir sürü HIRSIZ ve iyi niyetli ama saf vatandaş “bu olur mu yahu?” diye soracaklardır. Tabii bu iş bir günde olmaz. Muhakkak geniş bir yazılım ve Maliye bilgisayarları ile esnaf ve tüccarın yazar kasaları arasında uyum sağlanmalıdır. Ama şimdi Yukarı Moğolistan’da dahi hediyelik eşya alan bir vatandaşımızın elindeki kartla istediği para biriminde saniyede ödeme yapabildiğini göz önüne alırsanız bu hiç de öyle göründüğü kadar zor bir şey değildir.
Önce büyük marketlerden ve zincir mağazalardan başlanır, arkasından daha küçük esnafla devam edilir. Piyasada yazar kasa üretip satanların sayısı bellidir. Bunlar da yeni kasalarına uyum sağlayarak bir, en fazla iki yıl içinde tüm Türkiye vatandaşları ve mukim yabancılar Vergilerini Ödeyen Mükellefler haline gelir.

Osmanlı’yı Maliye’yi soyan HIRSIZ’lar batırdı; gerekli tedbirler alınmazsa kimse Türkiye Cumhuriyeti’ne de acımaz. Aklımızı başımıza alalım, HIRSIZ’lara geçit vermeyelim! Sayın Maliye Bakanım, kasamız size emanet, lütfen emanetimizi iyi koruyun...
Bu haber 66 defa okunmuştur

:

:

:

: