Balık hafızalı bir toplumuz derler, doğrudur.
Bugün dünyada senelerin sorunları, ihmalleri tartışıladursun biz günübirlik
yaşamımıza devam edelim..
Evet günlük yaşıyoruz..
Yaşanan her ne olursa olsun bir önceki günün gazetesi muamelesi ile çöpe atılıyor, kendimize başka meşgaleler başka konular, sorunlar buluyor onları
konuşuyoruz..
Konuşulanlar çözülüyor mu peki.?.
Hayır.
O kadarla kalıyor ve sorunlar yığınındaki yerlerini alıyor..
Amerika’da 11 eylül bugün bile tartışılıyor..
Daha birçok sorunu tartışmayı doğruyu bulmanın, doğruya gitmenin zenginliği olarak
görüyor gelişmiş ülkeler..
İşte sel felaketi..
Sular geldi,evimizi bastı sonra güneş çıktı rüzgar esti yollar kurudu tepserdi..
Ardından aklımız da tepsermiş olacak ki büyük bir ayıp büyük bir günah sorgulanmadan
unutulmaya yüz tuttu..
Peki yaşanan bu acı afetin nedeni ne idi.?
Peki ya sorumluları, bu dere yataklarının bu şekle getirilmesinde imzası oluru
olanlar nerede?..
Yaşanan rezaletin bir şehircilik, imar ve çarpık yapılaşma sonucu olduğu ortadayken
,yaraların sarılacağına dair söylenen lafların gelişmiş ülkelerde kaç kuruşluk
değeri olabilir diye sormak isterim.
Çok sevdiğim bir hocam mesajında şöyle diyor,’eğer bu felaket Japonya’da yaşansaydı
otuz kişi intihar etmişti’ diye..
Elbette hiç kimsenin bu türden sorumsuzluğu ve öngörüsüz miyop politikasından ötürü intihar etmesini arzulamayan birisi olarak birkaç istifa, görevden alma ve yargı sürecini beklemekteyim.
Yeter artık her öngörüsüzlüğü her yanlışı bu topluma ödettiğiniz..
Artık yetmeli..
Bir anımsarsak..
Bankalar batırıldı…
Sorumluları laf kalabalığına getirilerek hesabı bu halka ödettiniz.
Elektrik santrali dediniz, ev taksitinden okkalı elektrik faturalarını
utanmadan,sıkılmadan evlerimize gönderdiniz,santral katkı payı diye bize ödettiniz..
Kıyaktan emeklilik, devlet malı, emekliye üç kalarak üst kademeye atamalar, müşavirler hep bize ödettiniz.
Şimdi sel geldi..
Büyük yıkım yaşandı.
Dostlarımız, akrabalarımız insanımız mağdur oldu.
Bir pirinç zerresi kadar bu insanlar için politika yapıldığına namzet olsun diye bir soruşturma, istifa yada görevden alma yerine çizmelerinizi giyerek yine baş rolü oynadınız..
Tabii herkesin mağduriyeti karşılanacak demeyi de unutmadınız!
Acaba bu karşılanacak mağduriyetin karşılığı nereden olacak diye merak edenler vardır belki;
Söyleyeyim hesabı bizler ödeyeceğiz..
Tıpkı onca olumsuzluğa ve mağduriyete rağmen bir makam otolarından dahi özveride bulunmayı akıllarına getirmeyen ve işte insanlık namına maaşlarımızdan zerre kadar fedakarlık yaptık diyemeyecek insanlardan başka ne bekliyorsunuz ki?